Ana içeriğe geç
Sözlük

anlıyorum ile cümle

anlıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tepkinizden aynı görünmediklerini anlıyorum.Z vaší reakce usuzuji, že už nevyapdají stejně.
Tepkinizden aynı görünmediklerini anlıyorum.Καταλαβαίνω, από την αντίδρασή σας, ότι πλέον δε φαίνονται ίδιες.
Tepkinizden aynı görünmediklerini anlıyorum.Приемам поради отклика ви, че вече не изглеждат еднакви.
Ve 3 Boyutlu olarak döndürdüğümde, dedim ki; "Şimdi anlıyorum."그리고 저는 3D로 회전 시키면서 말했지요 "이제 이해할 수 있다."
Ve 3 Boyutlu olarak döndürdüğümde, dedim ki; "Şimdi anlıyorum."Dan gambarnya dapat diputar secara 3 dimensi sehingga, "Saya mengerti sekarang."
Ve 3 Boyutlu olarak döndürdüğümde, dedim ki; "Şimdi anlıyorum."E eu estava a fazer a rotação em 3D e a dizer, "agora compreendo."
Ve 3 Boyutlu olarak döndürdüğümde, dedim ki; "Şimdi anlıyorum."Ik liet ze in 3D draaien en zei: "Nu snap ik het."
Ve 3 Boyutlu olarak döndürdüğümde, dedim ki; "Şimdi anlıyorum."I obracałem to sobie w trójwymiarze i mówiłem: "Teraz rozumiem."
Ve 3 Boyutlu olarak döndürdüğümde, dedim ki; "Şimdi anlıyorum."Je l'ai fait tourner en 3D et je me suis dit, " Maintenant je comprend."
Ve 3 Boyutlu olarak döndürdüğümde, dedim ki; "Şimdi anlıyorum."Och jag roterade den i 3D och sa, "Nu förstår jag."
Ve 3 Boyutlu olarak döndürdüğümde, dedim ki; "Şimdi anlıyorum."Otáčel jsem s tím v 3D a říkal si: "Teď tomu rozumím."
Ve 3 Boyutlu olarak döndürdüğümde, dedim ki; "Şimdi anlıyorum."Potevo ruotarlo in 3D e alla fine, "Adesso ho capito."
Ve 3 Boyutlu olarak döndürdüğümde, dedim ki; "Şimdi anlıyorum."Şi îl roteam în 3D şi spuneam "Înţeleg acum."
Ve 3 Boyutlu olarak döndürdüğümde, dedim ki; "Şimdi anlıyorum."Und ich konnte ihn in 3D drehen und sagen: "Jetzt verstehe ich's".
Ve 3 Boyutlu olarak döndürdüğümde, dedim ki; "Şimdi anlıyorum."Y se puede girar en 3D. y me dije: "Ahora ya entiendo".
Ve 3 Boyutlu olarak döndürdüğümde, dedim ki; "Şimdi anlıyorum."И го завъртях в 3-измерното пространство казвайки: "Сега вече разбирам."
Ve 3 Boyutlu olarak döndürdüğümde, dedim ki; "Şimdi anlıyorum."И я крутил это в 3D со словами: "Теперь я понимаю."
Ve 3 Boyutlu olarak döndürdüğümde, dedim ki; "Şimdi anlıyorum."ואני הפכתי את זה בשלושה מימדים ואמרתי, "אני מבין עכשיו."
Ve 3 Boyutlu olarak döndürdüğümde, dedim ki; "Şimdi anlıyorum."وكنت أديرها فى ثلاثة أبعاد وقول : " أنا أفهم الآن ."
Ve 3 Boyutlu olarak döndürdüğümde, dedim ki; "Şimdi anlıyorum."深く理解することができました。 このサイトは、住所を打ち込むと何処の住所へも飛んで行ける
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.A zisťujem, že ma to prenasleduje.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.A zjišťuji, že mě to pronásleduje.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.Azt vettem észre, hogy ez igencsak kísért engem.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.Bardzo mi to ciąży na duszy. Bardzo mi to ciąży na duszy.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.E per me sta veramente diventando una persecuzione.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.Et je me rends compte que cela m'obsède vraiment.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.I estoy encontrando que me persigue.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.Ik ben er achter dat ik er heel erg door word achtervolgd.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.저는 이로 인해 무척이나 두려워하고 있습니다.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.Şi îmi dau seama că sunt hăituit de ele.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.Tämä asia tuntuu kummittelevan ilkeästi mielessäni.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.Tôi thấy các vết dầu loang, và cảm giác mình bị ám ảnh bởi điều đó.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.Und ich finde, dass mich das geradezu verfolgt.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.И откривам, че този образ ме преследва.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.И я заметил, что меня это очень пугает.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.ואני מגלה שזה במידה רבה רודף אותי.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.ترعبني وتصيبني بالأرق دوما
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.これには唖然とさせられました 今日お話ししたいのは 原油流出のことだけでなく
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.同埋我發現自己都幾 被呢件事折磨
--- ve bu bölümde unuttunuzu anlıyorum(웃음) 여기 로스트(드라마)의 한장면이 있습니다. 제 생각엔
--- ve bu bölümde unuttunuzu anlıyorum(Risate)
--- ve bu bölümde unuttunuzu anlıyorum(צחוק) והפרק הזה של "אבודים", אני מבינה,
--- ve bu bölümde unuttunuzu anlıyorum(ضحك) -- وهذه الحلقة من برنامج " لوست " ، على حسب فهمي ،
--- ve bu bölümde unuttunuzu anlıyorumで、このロストのエピソードで、私はわかったんです 白人のラッキーナンバーは
Ve bunu anlayabilirim. Bunun ne kadar yıldırıcı olduğunu anlıyorum.Ich verstehe das, ich verstehe wirklich, wie entmutigend das sein kann.
Ve bunu anlayabilirim. Bunun ne kadar yıldırıcı olduğunu anlıyorum.И аз разбирам.
Ve bunun benim kitabımın kurgusu olduğunu anlıyorum.Also wusste ich, dass hier der Schauplatz meines Buches sein muss.
Ve bunun benim kitabımın kurgusu olduğunu anlıyorum.Am ştiut atunci că acela trebuia să fie decorul noii mele cărţi.
Ve bunun benim kitabımın kurgusu olduğunu anlıyorum.Dan kemudian saya tahu hal itu harus jadi latar dari buku saya.
Ve bunun benim kitabımın kurgusu olduğunu anlıyorum.En ik wist dat dit de locatie van mijn boek moest zijn.
Ve bunun benim kitabımın kurgusu olduğunu anlıyorum.Então senti que teria de ser o cenário do meu livro.
Ve bunun benim kitabımın kurgusu olduğunu anlıyorum.E proprio allora ho capito che quella valle doveva diventare lo sfondo del mio libro.
Ve bunun benim kitabımın kurgusu olduğunu anlıyorum.És tudtam, hogy itt kel játszódnia a könyvnek.
Ve bunun benim kitabımın kurgusu olduğunu anlıyorum.Et à ce moment j'ai su que j'en ferai un décor de mon livre.
Ve bunun benim kitabımın kurgusu olduğunu anlıyorum.I wtedy wiedziałam, że to musi być miejsce akcji mojej książki.
Ve bunun benim kitabımın kurgusu olduğunu anlıyorum.불편한 감정을 저는 느꼈죠. 그리고 나서 저는 그게 제 책의 설정장소여야만 한다는걸 알았죠.
Ve bunun benim kitabımın kurgusu olduğunu anlıyorum.Och visste att det var miljön för min bok.
Ve bunun benim kitabımın kurgusu olduğunu anlıyorum.Silloin tiesin, että siitä tulisi tapahtumapaikka kirjaani.
Ve bunun benim kitabımın kurgusu olduğunu anlıyorum.Y entonces supe que tenía que comenzar mi libro.
Ve bunun benim kitabımın kurgusu olduğunu anlıyorum.Και τότε ήξερα οτι έπρεπε να είναι η τοποθεσία του βιβλίου μου.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod