anlıyor ile cümle
anlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Ik begreep de mechanica van de ruggengraat en begon ze na te maken.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Jag kunde faktiskt förstå tekniken bakom ryggkotorna tillräckligt väl för att börja replikera dessa.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Jeg forstod rent faktisk rygsøjlers mekanik godt nok til at kunne efterligne dem.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.J'en ai d'ailleurs assez bien compris le mécanisme des vertèbres pour environ commencer à les imiter.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.전 이 척추뼈의 구조를 모방할 수 있는 구조적 지식을 이해하고 있었습니다.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Rozumiałem mechanikę kręgów na tyle, żeby zacząć je imitować.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Saya benar-benar mengerti mekanika dari tulang belakang untuk mulai menirunya.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Tôi đã đủ hiểu về mặt cơ học của phần cột sống để có thể mô phỏng chúng
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Tulajdonképpen értettem a csigolyák mechanikájához annyira, hogy elkezdjem utánozni.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Ymmärsin selkänikamien mekaniikkaa sen verran että pystyin jossain määrin mallintamaan niiden toimintaa.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Действително разбирах механиката на гръбнаците достатъчно, за да започна да ги имитирам.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Я взагалі розумів механіку хребтів достатньо, щоб якось почати їх імітувати.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Я достаточно понимал работу позвонка, чтобы начать воспроизводить его.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.באמת הבנתי את המכאניקה של החוליות מספיק כדי להתחיל לחקות אותן.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.و في المواقع أني فهمت ميكانيكية الفقرات لدرجة أني بدات محاكاتها.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.脊椎の構造も理解していたので ひとつ ひとつ
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.또한 전희는 진짜를 하기 5분 전에 하는 것이 아니라는 것을 압니다.
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.Capiscono anche che i preliminari non sono qualcosa che si fa cinque minuti prima di tutto il resto.
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.De förstår också att förspel inte börjar fem minuter före.
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.De forstår også, at forspil ikke er noget man begynder på fem minutter inden den rigtige ting.
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.Eles também entendem que os preliminares não é uma coisa que se faz 5 minutos antes da coisa a sério.
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.He ymmärtävät myös, että esileikki ei ole jotain, mitä tehdään pari minuuttia ennen puuhailua.
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.Họ cũng hiểu rằng màn dạo đầu không phải là một cái gi đó bạn làm 5 phút trước khi "trò chơi bắt đầu"
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.Mai înţeleg şi că preludiul nu e ceva ce faci cu cinci minute înainte de actul sexual.
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.Razumejo tudi, da predigra ni nekaj, kar počnemo pet minut pred pravo zadevo.
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.Rozumieją że gra wstępna nie zaczyna się na 5 minut przed seksem,
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.Sie wissen ebenfalls, dass man das Vorspiel nicht 5 Minuten vor dem Akt macht.
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.Také chápou, že předehra není něco, co děláte pět minut než na to dojde.
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.También entienden que la estimulación erótica no es algo que haces cinco minutos antes de la cosa real.
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.Tisztában vannak azzal is, hogy az előjáték nem az, amit öt perccel az "igazi" dolog előtt csinál az ember.
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.Ze begrijpen ook dat voorspel niet iets is wat je doet vijf minuten voor het echte ding.
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.Καταλαβαίνουν επίσης ότι τα προκαταρκτικά δεν είναι κάτι που κάνεις πέντε λεπτά πριν από την πράξη.
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.Знаят също, че любовната игра не е нещо, което се прави пет минути преди истинското нещо.
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.Они также понимают, что прелюдия — это не то, чему посвящают пять минут перед основным делом.
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.Також вони розуміють, що прелюдія не є чимось, що потрібно робити за 5 хвилин перед сексом.
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.הם גם מבינים שהמשחק המוקדם איננו משהו שעושים חמש דקות לפני הדבר האמיתי.
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.أنهم يفهمون أيضا أن المداعبة ليست شيئا تفعله خمس دقائق قبل الشيء الحقيقي.
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.理解してます セックスの前戯は 前のオーガズムが終わったときから始まっています
Baktığımızda, -4x ve +4x'in birbirini yok edebileceğini anlıyoruz.우리는 여기서 -4x와 4x가 소거될 수 있다는 것을 알 수 있습니다.
Baktığımızda, -4x ve +4x'in birbirini yok edebileceğini anlıyoruz. Şimdi bu iki denklemi toplayalım.Vi kan lægge de 2 ligninger sammen. .
Baktığımızda, -4x ve +4x'in birbirini yok edebileceğini anlıyoruz.Можем да кажем: хей, виж, минус 4x и плюс 4x би трябвало да се анулират или ще се анулират.
Bana bir şey açıklamana gerek yok. Anlıyorum.Du muss mir nichts erklären.Ich weiß wie du dich jetzt fühlst.
Bana bir şey açıklamana gerek yok. Anlıyorum.Kau tidak perlu merasa terbebani karena aku... aku tahu perasaanmu....
Bana bir şey açıklamana gerek yok. Anlıyorum.저 한테 부담 안 가지도 돼요.. 저 다 알아요..선배가 어떤 마음인지..
Bana bir şey açıklamana gerek yok. Anlıyorum.Nem kell, hogy megterheltnek érezd magad miattam.
Bana bir şey açıklamana gerek yok. Anlıyorum.Δεν πρέπει να αισθάνεσαι άσχημα εξαιτίας μου.<br />Ξέρω ήδη πως νιώθεις.
Bana bir şey açıklamana gerek yok. Anlıyorum.لا داعى لكى تشرح لى لاننى اعرف كيف ت....
Bana bir şey açıklamana gerek yok. Anlıyorum.それで これからは先輩を訪ねて行ったりしません
"Bankalar, bankalar, üstündeki insanlarda, ödünç para oluşturur anlıyor musun?""Άνθρωποι σε τράπεζες, στην κορυφή των τραπεζών, καταλαβαίνω ότι δανεισμού δημιουργεί νέα χρήματα;"
- Başka kimsesi yok. - Anlıyorum, kısa bir süreliğine.Entiendo, es sólo por poco tiempo.
Başkan yarar sağlamaya çalışıyor. Anlıyorum.Der Präsident will gut zu machen.
Bazen insanlar eğim-kesen formunda daha iyi anlıyorlar, o zaman eğim-kesen formuna sokalım.때때로 사람들은 기울기-절편 꼴을 더 편하게 느낍니다
Belki eskiden burada oturan cüceydi,şimdi anlıyorum balkonun niye bu kadar küçük olduğunuÉrthetetlen. Az előző lakó biztosan egy hobbit volt.
Belki eskiden burada oturan cüceydi,şimdi anlıyorum balkonun niye bu kadar küçük olduğunuPourquoi ? Peut-être que l'ancien locataire était un lutin.
Belki evimi yok edebilirsin, ama çocuklarımı değil, anlıyor musun?Может, тебе и удастся разрушить мой дом, но испортить моих детей - никогда!
Belli ki okuldan izin almış. Anlıyorum. Ne?Сънбе, не ми казвай, че пак се опитваш да използваш Сънг Джо за да се добереш до Хае Ра.
Ben... ...bir daha kaçmayacağım. Anlıyorum.Én nem fogok többé újra elszökni.
Ben bir şey diyorum ve tam tersini anlıyorsun!Älä vääristele sanojani!
Ben bir şey diyorum ve tam tersini anlıyorsun!¡Digo algo y lo malinterpretas!
Ben bir şey diyorum ve tam tersini anlıyorsun!Digo uma coisa, e distorce-a completamente!