anlıyor ile cümle

anlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Dediğimi anlıyor musun?You know what I'm sayin'?
Anlıyorum, tamam mı?Harry, whoa, whoa, whoa, whoa. I understand, okay?
Evet, Bay Başkan, sizi anlıyorum. Ama söylemek istediğim şey çok basit.Yes, Mr. President, I understand that completely, but my point is very, very simple.
Bunun 6 ya eşit olduğunu anlıyoruz.We get that it equals 6.
Şimdi yüzey integrali çözümlerinin neden yaygın olmadığını anlıyorsunuzdur. -Now you see why you don't see many examples of surface integrals being done.
Kesinlikle anlıyorum.Totally understandable.
Sanırım durumun ciddiyetini anlıyorsun !I think you'll understand what the situation is now!
Herkes ismimizi biliyor Anlıyor musun ?Everybody will know our name. Don't you understand?
Tüm olan, bir andır. Anlıyor musunuz?That's all it is, a moment.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.I find that Americans see the fragility in changes.
Evet, fikri anlıyorsunuz.Well, you get the idea.
Buna göre, x eşittir 4'ün doğru cevap olduğunu anlıyoruz. -So you already know, in all probability, the answer is x equals 4.
Burada, işin ciddiyetini anlıyorum.I understand the stakes here. I understand both of you.
Ne kastettiğini anlıyorum.I understand your meaning.
Anlıyorum -- bütün bunlar dün benim için oraya depolandı.I get it -- it was all just laid in for me yesterday there.
Bu temel sorumlulukları arkasında özgürlük anlıyorlar.They understand these basic responsibilities behind freedom.
Bunun önemli bir söylenti olduğunu anlıyoruz; çünkü yörüngesinde birçok şey var.You can see that this is an important story; there are a lot of things in its orbit.
Şimdi ise, aslında beyin biyokimyası seviyesinde bile çok benzer olduğumuzu anlıyoruz.And what we're finding is actually, even at the brain biochemical level, we are quite similar.
Artık virüslerin hücrelere nasıl saldırdıklarını anlıyorsunuz.So now you understand how viruses can attack cells.
Ne demek istediğimi anlıyorsun, değil mi?You know what I'm saying right?
Anlıyorum seni.You talk to her?
Peki Bin Ladinizm'i kimin neden öldürdüğünü biliyor ve anlıyor muyuz?Do we know, do we understand, who killed bin Ladenism?
Anliyorsun iste...aile...cok kotu.You see, family is ... it's awful.
D: Mıchael, İnsların hikâyelerinde ne anlıyorsun?Michael, what's your take on the people story?
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.I sort of see slicks, and I'm finding that I'm very much haunted by it.
Bu çok verimli ama beni çılgına döndürür --- ve bu bölümde unuttunuzu anlıyorumNow, I don't have a TV, which makes me a freak, but very productive -- (Laughter)
Anlıyorsun değil mi?You understand, right?
Ve, bildiğiniz gibi, şu an varolan yaşamı evrim üzerinden anlıyoruz .And, you know, you understand life as it now exists through evolution.
Bu kültüre dahil olmayı böyle anlıyorlar.It's how they understand access to this culture.
Bu kadar büyük olduğunu, yarattığı etkiden ve bıraktığı kraterden anlıyoruz.We know it was that big because of the impact it had and the crater it left.
En iyi enstitülerdeki en iyi kafalar genellikle onu yanlış anlıyorlar.The best minds in the best institutions generally get it wrong.
Neden böyle devasa figürler yaptığını, şimdi anlıyorum.Now I know why you make such gigantic figures.
Şimdi anlıyorum. Annen kıskanç.I get it now. your mother's jealous.
-- ne dediğimi anlıyorsunuz?But -- you know what I'm saying?
Bunu çabuk gözden geçireceğiz: Anlıyorsunuzdur.We'll go by this a little quickly -- you get the idea.
Bırak da işimizi yapalım. Anlıyor musun?He's perfect.
Evet, genetik ve yaşam tarzı kısımlarını anlıyorum.Well, I understand the genetics and lifestyle part.
Eğer orada yaşıyorsanız ne konuştuğumu anlıyorsunuzdur.If you've been there, you know what I'm talking about.
Kadının anlattıklarını anlıyormuş gibiydi.It seemed to be following the conversation.
Kuşu incelemek için kuşun yaşadığı çevreyi incelemen lazım. Anlıyor musun?To study the bird you have to study the environment that birds lives in, do you understand that?
Bunu yapan insanlar gerçekten gelişkin bir akla sahip." Anlıyor musun?They have an advanced way of thinking, you understand?
Bunu anlıyor musun?Do you understand that?
Bunu anlıyor musun? Kötüler mi? Hayır.Do you understand that?
" Anlıyorum, " dedim,"I understand," I said,
Anlıyor ki onu kaba geri koyamayacak.He's realizing that he can't scoop it back in his vessel.
Yani Paul istedi "üst çocuklar, banka kredi yeni para oluşturur anlıyor musun?"So I asked Paul "Do the guys at the top understand that bank-lending creates new money?"
"Bankalar, bankalar, üstündeki insanlarda, ödünç para oluşturur anlıyor musun?""Do people in banks, at the top of banks, understand that lending creates new money?"
Bunu anlıyor musun? Hayır.Do you understand this?
Bunu anlıyorum da.And I understand that.
Gerçekten anlıyorum.I do understand it.
Tamam, sanırım anlıyorum, Big Pharma'dan (İlaç Endüstrisi) nefret ediyoruz.Well, I think I understand, we hate Big Pharma.
Küremsi küçük kafatasının hızla büyüdüğünü anlıyoruz.The dome, that little dome, is growing really fast.
Tamam, anlıyorum.Okay, I got it.
Hepinizin geleceği çok parlak, ne demek istediğimi anlıyorsunuz değil mi?You all have a bright future, you know what I mean!
Bu yöntemleri bulursanız -- elbette anlıyorum-- hergün bir sürü insan görüyoruz, bizeIf you find out -- now I understand.
Siz ne yazmak istediğimi anlıyorsunuzdur.But I think you get what I'm saying.
40 yıllık bir şirket, üretimden anlıyorlar.It's a 40-year-old company, it understands manufacturing.
Titanik'i anlıyoruz.Titanic, we understood.
Duygusal bileşiminde "Seni anlıyorum" der.There is the affective component, which is, "I feel for you."
Bilişsel bileşeninde "Seni anlıyorum." der.There is the cognitive component, which is, "I understand you."

İlgili Sayfalar