andır ile cümle

andır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Buraya ilk yerleşenler Andırın ilçesinden gelmişlerdir.Už při první prohlídce cítí, jako by sem patřila.
Zafer Takı tarihi andıran bir anıt haline gelmiştir.Symbolem Pomněnkového dne se stala pomněnka.
Bu daralma kilise kulesini andırdığından çan kulesi işareti olarak adlandırılır.Důkazem toho je také jméno zvonu Prokop na věži kostela.
Görünümleri bir at nalını andırır.Připomíná koňskou hlavu.
Motor sesi çok değişiktir, hafif bir ıslık sesini andırır.Motor je hlučný a vykazuje vysokou kouřivost.
Hatta bazı şarkıların 80'li yılların şarkılarını andırdığı da söylenmiştir.Ve filmu také zazní několik písní z šedesátých let.
Bu aynı zamanda Japon otomobil endüstrisinin Amerikan otomobil endüstrisine geçtiği tarihi andır.Byl předzvěstí úrovně rozvíjejícího se japonského automobilového průmyslu.
16. yüzyılda ilk örnekleri Fransa'da ortaya çıkan bu çalgının şekli kadın vücudunu andırır.Od 16. století se tak objevují první vojenské uniformy v dnešním slova smyslu.
Yapıt, şiiri andıran bir düzyazıyla yazılmıştı."Připadám si jako náměsíčník, jak by se báseň propojila se životem.
İlk bakışta İngiliz yapımı Harrier savaş uçağını andırmaktadır.Tento článek pojednává o první generaci britských letounů Harrier.
Kanatları melek kanatlarını andırır.Orarion symbolizuje křídla andělů.
Karşı konum, üst gezegenlerin Yer'e en yakın oldukları ândır.Ve chvíli konjunkce jsou si dotčené planety na nebeské sféře nejblíže.
Bu özellikleri ile palmiyeleri andırırlar.Vzhledem připomínají palmy.
Kasırga, Jupiter'deki Büyük kırmızı lekeyi andırıyordu.Furtuna semăna cu Marea Pată Roșie a lui Jupiter.
Gündüzlerin ve gecelerin kısalmaya veya uzamaya başladığı andır.Cei doi se luptă o zi și o noapte, până când, osteniți, își acordă un răgaz.
Buraya ilk yerleşenler Andırın ilçesinden gelmişlerdir.Cele trei linii par să pornească din același loc.
Bu, Montreal Screwjob hadisesini andıran bir olaydı.Ceea ce avea să se întâmple a rămas în istoria wrestlingului sub numele de Montreal Screwjob.
O bir tohumu andırır, buğday tohumu gibidir.Este asemănător cu gulașul, un alt tip de mâncare de ardei gras.
11 ^ Andırın Ağ SayfasıOchi de sticlă 11.
Bir zımbayı andırır.Arată ca un șorțuleț.
Yapılışı Tavuk Göğsü tatlısını andırsa da ana yemek olarak verilir.Rezultatul e piele de găină… Sunt recunoscător pentru invitație.
Görüntü adeta lunaparklardaki atlıkarıncaları andırmaktadır.Instalația video preia imagini din parcările arenei.
Çiçeklerinde çürümekte olan yaprakların kokusunu andıran hoş olmayan bir kokusu vardır.Are frunze mari care emană un miros puțin neplăcut la zdrobire.
Dolayısıyla Mars’ta da Dünya’dakini andıran mevsimler meydana gelir.Marte are anotimpuri ce se aseamănă celor de pe Pământ.
Bu modele sıklıkla optik model denir çünkü opak bir cam küreden saçılan ışığın durumunu andırır.Ezt gyakran optikai modellnek hívjuk, mivel hasonlít arra, amikor fény szórunk egy opálos üveggömbön.
"The Speed of Pain" ise Pink Floyd'un "Welcome to the Machine"ini andırmaktadır.Kislemezként a Pink Floyd Welcome to the Machine-jét adták ki.
Bitmiş birçok tasarım Port of Oakland konteynır vinçlerini andırıyordu, ama Lucas bunu reddetti.Többek szerint a végső kinézetüket részben az oaklandi kikötő daruinak köszönhetik, bár ezt Lucas tagadja.
Arkasındaki sarı fırça darbeleri güneşi andırır.A szivárványhoz hasonlóan a napnak háttal állva látható.
Görünümleri bir at nalını andırır.Szekszárd látképét ábrázolja.
Anut: Boynuzlu bir keçiyi andıran cüsseye sahip bir cilledir.Vrbovac (Verbőc) szláv eredetű szó, mely fűzfával benőtt (füzes) helyet jelent.
Kazandığımız an, bu andır...”És a nyertes nem más, mint....
Smile Let Go'yu andırışıyla ünlendi.Laurie érezte, hogy elpirul. – Nem?
Kadirli ile Kahramanmaraş'ın Andırın ilçesi arasında bulunmakta olup Kadirli'ye daha yakındır.A vágány Apafa és Nyírbátor között hevederes illesztésű, Nyírbátortól Mátészalkáig hézagnélküli.
Sesi kazı andırır.Csicsergő hangja van.
Müziği Puccini ve Debussy'yi andırır.Felidéződik benne Puccini, Mahler vagy Debussy stílusa.
Erkek gibi konuşur fakat huyları ergen, dedikoducu bir genç kızı andırır.Kertelen ismét beszélni tanult, úgy gagyogott, mint egy kisgyermek.
Yüzü bir köpeğinkini andırır.Néhány tulajdonsága inkább egy kutyáéra emlékeztet.
Bu, Montreal Screwjob hadisesini andıran bir olaydı.Tämä tapaus muistuttaa Montreal Screwjob -välikohtausta.
Kasırga, Jupiter'deki Büyük kırmızı lekeyi andırıyordu.Myrsky muistutti tunnetumpaa Jupiterin suurta punaista pilkkua.
Serbest bırakıldıktan sonraki mühürlenmemiş halidir) Zangetsu'nun görüşünü satırı andırmaktadır.残心), zan (jättää taakseen) shin (mieli).
Dolayısıyla Mars’ta da Dünya’dakini andıran mevsimler meydana gelir.Siten vuodenajat Marsissa ovat Maan vuodenaikoja pidempiä.
Asteroid tozları karbonlu kondritik meteorları andırırlar.Asteroidit muistuttavat meteoriitteja koostumukseltaan.
Kısa kafaları ve öne doğru bakışları ile maymunları andırırlar.Niillä on pieni pää ja eteenpäin suuntautuneet silmät toimivat apinamaisesti.
Yüzü bir köpeğinkini andırır.Naaras muistuttaa ulkonäöltään koirasta.
Pop rock, rock müziğin daha hafif, daha yumuşak ve ticari pop müziği andıran bir türevidir.Cool jazz kuulostaa bebopia hillitymmältä ja hiukan melodisemmalta.
Bu yazılımla görünüm olarak Windows Phone'u andırır.Ulkonäöltään se muistuttaa Windows Phonen käyttöliittymää.
Esaret altındaki yeşilbaşların, doğadakini andıran, beyazla karışık bir tüy örtüsüne sahip olur.Piilosammal on kermanvalkoinen maan alla kasvava sekovartinen sammal.
Adını yaprak sapının kesitinde beliren Avusturya kartalını andıran siyah biçimden alır.Nimi mustamamba juontaa juurensa käärmeen suun mustasta sisäpuolesta, jota se näyttää joutuessaan uhatuksi.
Aynı zamanda Amarok İrlandaca da ise "yarın anlamını andırıyor.Επίσης, παραπέμπει και στο «amárach», που σημαίνει «αύριο» στην ιρλανδική γλώσσα.
Mayhoş ve tatlı bir tadı vardır, balzamik sirkeyi andırır.Έχει μια απαλή, ήπια γλυκιά γεύση που θυμίζει αμύγδαλο.
'Beni andırıyor, ah, beni o' demeli."Έπρεπε να ήταν, ξέρετε, η ψυχή μου.
Ondan sonra da müşterek hayat cehennemi andırmaya başladı.Έκτοτε ξεκίνησε η χαϊνικη ζωή του Λόγιου.
Elbiselerini çıkardığı zaman omuzları dökülmüş gümüş yuvarlağını andırıyordu.Λέγεται ότι όταν γνωρίστηκαν φορούσαν πανομοιότυπα ασημένια βραχιόλια.
Bu aşamadan sonra normal ordu bileşimini andıran sınıflara ayrılan bir yapıya kavuşacaktır.Για να το πετύχει αυτό παρεξέκλινε της κλασικής μέχρι τότε παράταξης των στρατευμάτων.
Çinlileri andırıyorlar, bu yüzden ülkeleri Da Qin olarak anlandırılmış (Büyük Qin)...De ligner kineserne, og det er grunden til, at landet hedder Da Qin ("Store" Qin)...
Bununla ilgili olarak Hill, Fangoria'da şöyle demiştir: "Yablans radyo şovunu andıran bir senaryo istiyordu."I et interview med Fangoria udtalte Hill: "Yablans ønskede manuskriptet skrevet som et radioshow".
Macintosh klavyeleri Apple II için kullanılan klavyeleri andırıyor.Macintosh-tastaturerne minder en del om de tastaturer, der blev brugt til Apple II.
Bu, Montreal Screwjob hadisesini andıran bir olaydı.Episoden er kendt af wrestlingfans som Montreal Screwjob.
Tan, modern halterleri andırır.Lind er en moderne målmandstræner.
Ki , standart kamuflaj araçlarını andırır.Dens plettede mønster virker som camouflage.
İlgili Sayfalar