andır ile cümle

andır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kısa kafaları ve öne doğru bakışları ile maymunları andırırlar.Mit ihrem kurzen Kopf und den nach vorne gerichteten Augen wirken sie affenähnlich.
The Manotaur: Bir insandır ancak ayakları bir boğanın ayaklarını andırır.Icon: Ein Fuchs scheint den Kopf eines Menschen zu betrachten.
Bu açıdan film bir bakıma Charles Chaplin'in 1936 tarihli Asri Zamanlar (Modern Times, 1936) filmini andırır.Der Titel der Zeitschrift ist Charlie Chaplins Kinofilm Modern Times (1936) entlehnt.
Bunlardan biri boru ya da silindiri andıran kasnaktır.Das bedeutet so viel wie Ur oder Auerochse.
MPEG-DASH'ı andırıyor.Er ähnelt einem Laub-Mischwald.
Bu Yuliya'nın kariyerinin ciddi olarak başladığı andır.Mit diesem Schritt begann Chérets eigentliche Karriere.
'Beni andırıyor, ah, beni o' demeli."Daraus entsteht „Ea, die Welt, die ist“.
Hande Yener'in romantik şarkıları da, eski şarkılarını andıran eserleri de var.Die Sands Family spielt eigene Kompositionen, aber auch traditionelle irische Lieder.
Şişmanlık ve tıknazlığıyla Hitler'i andırır.In der Forschung wird seine Dienstbeflissenheit und Willfährigkeit gegenüber Hitler hervorgehoben.
Dolayısıyla Mars’ta da Dünya’dakini andıran mevsimler meydana gelir.Cela signifie qu'il y a des saisons sur Mars, comme sur Terre.
Irr II olarak kodlanan galaksiler ise biçimsel galaksi sınıflarını andıran hiçbir yapı izi göstermezler.Les galaxies Irr II ne présentent aucune structure permettant de les classer.
O bir tohumu andırır, buğday tohumu gibidir.Elle commence à ressembler à un épi de blé.
Yüzü bir köpeğinkini andırır.La tête fait penser à celle d'un chien.
Yan kesit şekli yarım bir su damlasını andırır.Sa forme extérieure rappelle une goutte d'eau.
Bu, Montreal Screwjob hadisesini andıran bir olaydı.Voir notamment le Montreal Screwjob.
Sebenta: Ayıyı andıran bir cilledir.Foliacé : qui a l'apparence d'une feuille.
Bu yönüyle Faust’taki Mefisto’yu (İblisi) andırır.Dans ce sens, il joue le rôle de Méphistophélès de Faust.
Bekleme odası steril bir hayvanat bahçesi pavyonunu andırır.La station se présente comme une navette avec Zoologischer Garten.
Bu levhadaki arka plan ise Manet'nin Olympia'sını andırır.Avec L'Origine du monde, il exhiba en quelque sorte la partie cachée de l'Olympia de Manet.
Kasırga, Jupiter'deki Büyük kırmızı lekeyi andırıyordu.Il s'est aussi intéressé à la Grande Tache rouge de Jupiter.
Müziği Puccini ve Debussy'yi andırır.Il admire alors la musique de Scriabine et Debussy.
Tan, modern halterleri andırır.Le menton est de type moderne.
Sinagogun tevası (dua kürsüsü) bir gemi pruvasını andırır.Le plan de la nef ressemble à un bateau.
Kanatları melek kanatlarını andırır.La polychromie des ailes de l'ange sont similaires.
Bir zımbayı andırır.Ressemble à un éventail.
Faytonu andıran bu model otomobil yarışlarında uzun yıllar boyunca kullanılmıştır.Ces moteurs sont la norme dans l'industrie automobile depuis plusieurs décennies.
Görüntüsü de Ferrari F40'ı andırmaktadır.Pour les articles homonymes, voir Ferrari F60.
Bu açıdan "Amcam", Chaplin'in Asri Zamanlar'ını (Modern Times) andırır.Les Temps modernes est néanmoins devenu un classique du répertoire de Chaplin,.
Yıldız şeklindeki çiçeklerinin kokusu yasemini andırır.Le parfum du printemps.
Macintosh klavyeleri Apple II için kullanılan klavyeleri andırıyor.Depuis leur introduction, les Macintosh cohabitent avec les Apple II.
Gelişimsel ve ikincil olukların şekilleri "M" harfini andırır.La couleur et la forme du « V » peuvent également varier.
Örne­ğin, Rafflesia cinsinden bazı türlerin çiçekleri, kokmuş eti andıran çok kötü bir koku yayar.Certaines espèces comme Arum creticum répandent une odeur agréable.
'Beni andırıyor, ah, beni o' demeli."C'est vous... car, comme je dis... eh !
Pop rock, rock müziğin daha hafif, daha yumuşak ve ticari pop müziği andıran bir türevidir.Cela donne un son plus doux, plus commercial et assez proche de la musique pop.
Çinlileri andırıyorlar, bu yüzden ülkeleri Da Qin olarak anlandırılmış (Büyük Qin)...Se parecen a los chinos y es por eso que el país es llamado Da Qin (los "Grandes" Qin) ...
Şekli, vantilatörü andırmaktadır.Esto también pasa en la imagen de un ventilador.
Yüzü bir köpeğinkini andırır.La cara es semejante a la de un perro.
"The Speed of Pain" ise Pink Floyd'un "Welcome to the Machine"ini andırmaktadır.The Art Of Balance contó con un cover de la canción de Pink Floyd " Welcome to the Machine ".
Mazmaza: Mazmaza; su aygırını andıran iri cüsseye sahip bir cilledir.Es como metal fundido, hierve en las entrañas como agua hirviente.
Büyükçe bir pipeti andırmaktadır.El cuadro muestra una pipa.
Gündüzlerin ve gecelerin kısalmaya veya uzamaya başladığı andır.Sin descanso de día o de noche, Sigan los Principios.
Bir çeşit minik amfitiyatroyu andırır.Debe por lo menos tener una cierta semejanza fisiológica.
Bu Yuliya'nın kariyerinin ciddi olarak başladığı andır.Esto dio inicio al asunto de Karelia.
Görünümleri bir at nalını andırır.Grace: aparece con una cola de caballo.
Bu, Montreal Screwjob hadisesini andıran bir olaydı.Este incidente se conocería más tarde como la Traición de Montreal (Montreal Screwjob).
Müziği Puccini ve Debussy'yi andırır.Nada en la música sugiere a Debussy.
Timbal (timbal’ler): Büyük davulu olmayan bir bateriyi andırır.Tomate: Un personaje no violento.
Görünüşte zencefili andıran bitkinin tadı ise zencefile pek benzemez.La percepción del sabor de los alimentos tiene más de olfativo que gustativo.
Kuşbakışı görünümü bir kartalı andırır.Su apariencia exterior lo hacen parecer un oso.
Sebenta: Ayıyı andıran bir cilledir.Corruptor: Alien parecido a un insecto.
Bu açıdan film bir bakıma Charles Chaplin'in 1936 tarihli Asri Zamanlar (Modern Times, 1936) filmini andırır.En esta cinta también se hace homenaje a la película Tiempos modernos (1936) de Charles Chaplin.
Small-C dilinden etkilenilerek yaratılmıştır ve kodları C dilini andırmaktadır.Maple se basa en un pequeño núcleo escrito en C, que proporciona el lenguaje Maple.
Sesi kazı andırır.Por ejemplo, suena un claxón.
Bilinç durumu, rüyayı andırıyor, atıl bir yaşam sürüyordu.”El sueño vive, el sueño vive".
Zafer Takı tarihi andıran bir anıt haline gelmiştir.El portal se mantuvo como monumento histórico.
Bir zımbayı andırır.Tiene apariencia de insecto.
Bir balığı andıran sembol, ilk Hristiyanlar tarafından kullanılan gizli bir semboldü.Los peces de los laterales aluden al símbolo usado por los primitivos cristianos.
Südur nazariyesini andırır biçimde sürekli bir varoluşu içerir ancak tam olarak südur denemez.Esto resiente su autoridad sobre los suyos y él no lo advierte completamente.
Bu saray Şarlman'ın Aachen'da inşa ettirdiği sarayı yakından andırmakta idi.Me acuerdo que había aquí un terreno que me parece que era donde estuvo el palacio de la Juana.
Pişirildiğinde tadı soğan ve sarımsağı andırır.Su olor y sabor cuando se cocina es como una mezcla de cebolla y ajo.
İlgili Sayfalar