Ana içeriğe geç
Sözlük

andı ile cümle

andı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Uçağın alana indiği an inanılmaz duygusal bir andı.יצאו לי העינים מהחורים בפעם שהמטוס נחת, רגע די חזק.
Uçağın alana indiği an inanılmaz duygusal bir andı.لقد كنت أصرخ أثناء هبوط الطائرة؛ لقد كانت لحظة مؤثرة.
Uçağın alana indiği an inanılmaz duygusal bir andı.トロイのために自分を落ち着かせなくてはと思いました
Ve ben tüm bunların içinde bir bölüm buldum aslında ana hatlarını andırıyordu Amerika Birleşik devletlerinin.Én pedig találtam egy részt közöttük, ami az Amerikai Egyesült Államok körvonalára emlékeztet.
Ve ben tüm bunların içinde bir bölüm buldum aslında ana hatlarını andırıyordu Amerika Birleşik devletlerinin.Entre todas estas secciones, yo encontré una que se parece a la silueta de los Estados Unidos de América.
Ve ben tüm bunların içinde bir bölüm buldum aslında ana hatlarını andırıyordu Amerika Birleşik devletlerinin.Ik vond één sectie tussen alle andere die de contouren leek te hebben van de Verenigde Staten van Amerika.
Ve ben tüm bunların içinde bir bölüm buldum aslında ana hatlarını andırıyordu Amerika Birleşik devletlerinin.I wśród tych sekcji trafiłam na jedną, która przypominała kształtem kontury USA.
Ve ben tüm bunların içinde bir bölüm buldum aslında ana hatlarını andırıyordu Amerika Birleşik devletlerinin.Parmi toutes les sections, j'en ai trouvé une dont le contour ressemble à celui des États-Unis d'Amérique.
Ve ben tüm bunların içinde bir bölüm buldum aslında ana hatlarını andırıyordu Amerika Birleşik devletlerinin.Намерих една секция сред всички тях, която всъщност напомняше очертанията на Съединените американски щати.
Ve ben tüm bunların içinde bir bölüm buldum aslında ana hatlarını andırıyordu저는 미국지도의 외곽선을 닮은 캡슐의 집합을 발견했습니다.
Ve ben tüm bunların içinde bir bölüm buldum aslında ana hatlarını andırıyorduPrintre toate acestea, am găsit o porţiune care chiar era asemănătoare conturului
Ve ben tüm bunların içinde bir bölüm buldum aslında ana hatlarını andırıyorduTrovai un'area tra tutte queste
Ve ben tüm bunların içinde bir bölüm buldum aslında ana hatlarını andırıyorduИ среди всех я нашла одну из секций, которая напоминает очертания
Ve ben tüm bunların içinde bir bölüm buldum aslında ana hatlarını andırıyorduובין כל אלו מצאתי אזור מסוים
Ve ben tüm bunların içinde bir bölüm buldum aslında ana hatlarını andırıyorduولقد وجدت باب واحد من بين كل تلك التي في الواقع تشبه مخطط
Ve ben tüm bunların içinde bir bölüm buldum aslında ana hatlarını andırıyorduアメリカ合衆国の国土の形に そっくりな一画を見つけました
Ve binalar sadece dağ görüntüsünü andıran yapaylıkta değil.A tie budovy nielen, že vzbudzujú vzhľad hôr a vrchov.
Ve binalar sadece dağ görüntüsünü andıran yapaylıkta değil. Dağlar gibi görev yapıyorlar.Az épületek nem csak úgy néznek ki, mint a hegyek.
Ve binalar sadece dağ görüntüsünü andıran yapaylıkta değil. Dağlar gibi görev yapıyorlar.Budynki nie tylko nawiązują kształtem do gór, ale również zachowują się jak góry.
Ve binalar sadece dağ görüntüsünü andıran yapaylıkta değil. Dağlar gibi görev yapıyorlar.Die Gebäude imitieren nicht nur die äußere Erscheinung von Bergen, sie funktionieren auch wie Berge.
Ve binalar sadece dağ görüntüsünü andıran yapaylıkta değil. Dağlar gibi görev yapıyorlar.E os edifícios não se limitam a evocar a imagem das montanhas, também funcionam como montanhas.
Ve binalar sadece dağ görüntüsünü andıran yapaylıkta değil.De gebouwen doen niet alleen denken aan bergen.
Ve binalar sadece dağ görüntüsünü andıran yapaylıkta değil.E gli edifici non solo richiamano l'immagine delle montagne
Ve binalar sadece dağ görüntüsünü andıran yapaylıkta değil.Iar clădirile nu doar invocă imagini ale munţilor.
Ve binalar sadece dağ görüntüsünü andıran yapaylıkta değil.각각 건축물들도 단순히 산의 모습만을 흉내낸 것이 아니라
Ve binalar sadece dağ görüntüsünü andıran yapaylıkta değil.Les bâtiments n'évoquent pas seulement une image des montagnes.
Ve binalar sadece dağ görüntüsünü andıran yapaylıkta değil.Và các ngôi nhà, chúng không chỉ gợi lên hình ảnh của các ngọn núi.
Ve binalar sadece dağ görüntüsünü andıran yapaylıkta değil.Y los edificios no sólo evocan la imagen de las montañas.
Ve binalar sadece dağ görüntüsünü andıran yapaylıkta değil.Και τα κτίρια όχι μόνο δίνουν την αίσθηση βουνών.
Ve binalar sadece dağ görüntüsünü andıran yapaylıkta değil.Ведь здания не просто напоминают горы своим видом.
Ve binalar sadece dağ görüntüsünü andıran yapaylıkta değil.И сградите не само загатват за образа на планините.
Ve binalar sadece dağ görüntüsünü andıran yapaylıkta değil.והבניינים לא רק מדמים את ההרים.
Ve binalar sadece dağ görüntüsünü andıran yapaylıkta değil.والمباني ليست فقط عبارة أخذ لصور الجبال
Ve binalar sadece dağ görüntüsünü andıran yapaylıkta değil.思い起こさせるだけでなく 実際に山の役割を果します
Ve bu Tim'in Katie'nin elini yedi sene içinde ilk defa tuttuğu andır.이건 7년만에
Ve bu Tim'in Katie'nin elini yedi sene içinde ilk defa tuttuğu andır.7年振りに
Ve bu Tim'in Katie'nin elini yedi sene içinde ilk defa tuttuğu andır.És hét éve ez az első alkalom, hogy Tim a kezében tarthatja
Ve bu Tim'in Katie'nin elini yedi sene içinde ilk defa tuttuğu andır.I po raz pierwszy
Ve bu Tim'in Katie'nin elini yedi sene içinde ilk defa tuttuğu andır.Katie kezét.
Ve bu Tim'in Katie'nin elini yedi sene içinde ilk defa tuttuğu andır.Katies Hand hält.
Ve bu Tim'in Katie'nin elini yedi sene içinde ilk defa tuttuğu andır.처음으로 팀이 케이티의 손을 잡는 광경이지요.
Ve bu Tim'in Katie'nin elini yedi sene içinde ilk defa tuttuğu andır.Tim trzyma Katie za rękę od siedmiu lat.
Ve bu Tim'in Katie'nin elini yedi sene içinde ilk defa tuttuğu andır.Und es ist das erste Mal seit sieben Jahren, dass Tim
Ve bu Tim'in Katie'nin elini yedi sene içinde ilk defa tuttuğu andır.И здесь
Ve bu Tim'in Katie'nin elini yedi sene içinde ilk defa tuttuğu andır.Тим держит Кэти за руку впервые за семь лет.
Ve bu Tim'in Katie'nin elini yedi sene içinde ilk defa tuttuğu andır.וזאת הפעם הראשונה
Ve bu Tim'in Katie'nin elini yedi sene içinde ilk defa tuttuğu andır.שטים החזיק את ידה של קייטי מזה שבע שנים.
Ve bu Tim'in Katie'nin elini yedi sene içinde ilk defa tuttuğu andır.التي يمسك فيها تيم يد كيتي بعد سبع سنوات.
Ve bu Tim'in Katie'nin elini yedi sene içinde ilk defa tuttuğu andır.وهي المرة الأولى
Ve bu Tim'in Katie'nin elini yedi sene içinde ilk defa tuttuğu andır.ケイティの手を握ったのです この瞬間はティムとケイティにとって
Ve kocaman bir gezegeni falan andırıyor.A vypadá to, že celé planetě nebo tak něco.
Ve kocaman bir gezegeni falan andırıyor.E parece que é um planeta inteiro ou algo assim.
Ve kocaman bir gezegeni falan andırıyor.Wygląda jak planeta.
Ve kocaman bir gezegeni falan andırıyor.Y parece un planeta entero o algo.
Ve kocaman bir gezegeni falan andırıyor.انا اعني ان هذه خلية تبدو مثل كوكب او شئ ما
Ve kocaman bir gezegeni falan andırıyor.これは、細菌やこれらまたは
Ve o korkunç bir andı, çünkü örtü olmadığında şehir de korunmasını yitirmişti.Bylo to těžké období, protože bez pláště ztratilo město svou ochranu.
Ve o korkunç bir andı, çünkü örtü olmadığında şehir de korunmasını yitirmişti.En dat was verschrikkelijk, want zonder het kleed verloor de stad zijn bescherming.
Ve o korkunç bir andı, çünkü örtü olmadığında şehir de korunmasını yitirmişti.Et c'était un moment terrible, parce que sans cette relique, la ville perdait toute sa protection.
Ve o korkunç bir andı, çünkü örtü olmadığında şehir de korunmasını yitirmişti.To trudna chwila, ponieważ bez sukni miasto nie miało już zabezpieczenia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
andı ile cümle - Sayfa 36 - andı kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App