İşte bu hem yiyeceklerimizle hem de şehirlerimizle olan ilişkimizin ne kadar değiştiğini gösteren andır.Şi acesta este momentul în care relaţia noastră, atât cu hrana, cât şi cu oraşele, se schimbă radical.
İşte bu hem yiyeceklerimizle hem de şehirlerimizle olan ilişkimizin ne kadar değiştiğini gösteren andır.Und an diesem Punkt ändert sich unsere Beziehung komplett, sowohl zur Nahrung als auch zu den Städten.
İşte bu hem yiyeceklerimizle hem de şehirlerimizle olan ilişkimizin ne kadar değiştiğini gösteren andır.Và đây thực sự là thời khắc mà mối quan hệ của chúng ta với cả các thành phố và thực phẩm thay đổi hoàn toàn.
İşte bu hem yiyeceklerimizle hem de şehirlerimizle olan ilişkimizin ne kadar değiştiğini gösteren andır.Και αυτή έιναι η στιγμή που η σχέση μας, τόσο με το φαΐ όσο και με τις πόλεις, αλλάζει εντελώς.
İşte bu hem yiyeceklerimizle hem de şehirlerimizle olan ilişkimizin ne kadar değiştiğini gösteren andır.І це саме той момент, коли наші стосунки і з їжею, і з містами змінються повністю.
İşte bu hem yiyeceklerimizle hem de şehirlerimizle olan ilişkimizin ne kadar değiştiğini gösteren andır.Това наистина е моментът, когато нашата връзка, както с храната, така и с градовете, се променя напълно.
İşte bu hem yiyeceklerimizle hem de şehirlerimizle olan ilişkimizin ne kadar değiştiğini gösteren andır.וזו עיר נטולת ריח, נטול בלגן, נטולת אנשים.
İşte bu hem yiyeceklerimizle hem de şehirlerimizle olan ilişkimizin ne kadar değiştiğini gösteren andır.و هذه هي اللحظة التي فيها علاقتنا بالغذاء و المدن معاً قد تغيرت.
İşte bu hem yiyeceklerimizle hem de şehirlerimizle olan ilişkimizin ne kadar değiştiğini gösteren andır.食料や都市との関係が すっかり変わってしまった瞬間なのです 食料があります かつては
İşte bu tekrardan tasarımı, tekrar havaalanını bulmaya giriştiğimiz andı.Das war zu der Zeit, als wir versuchten, den Flughafen neu zu gestalten.
İşte bu tekrardan tasarımı, tekrar havaalanını bulmaya giriştiğimiz andı.Dat was in de tijd dat we het vliegveld opnieuw probeerden uit te vinden.
İşte bu tekrardan tasarımı, tekrar havaalanını bulmaya giriştiğimiz andı.Ed è stato allora che abbiamo cercato di riprogettare, reinventare l'aeroporto.
İşte bu tekrardan tasarımı, tekrar havaalanını bulmaya giriştiğimiz andı.Et et c'était à l'époque où nous cherchions à redessiner, réinventer l'aéroport.
İşte bu tekrardan tasarımı, tekrar havaalanını bulmaya giriştiğimiz andı.Foi nessa altura em que procurávamos redesenhar, reinventar o aeroporto.
İşte bu tekrardan tasarımı, tekrar havaalanını bulmaya giriştiğimiz andı.최초로 컴퓨터를 이용하게 됬을때 일겁니다. 그당시 우리는 공항 재설계하는 프로젝트를
İşte bu tekrardan tasarımı, tekrar havaalanını bulmaya giriştiğimiz andı.Şi a fost în vremea când căutam să reproiectăm, să reinventăm aeroportul.
İşte bu tekrardan tasarımı, tekrar havaalanını bulmaya giriştiğimiz andı.W tamtym czasie poszukiwaliśmy sposobu na przeprojektowanie lotniska.
İşte bu tekrardan tasarımı, tekrar havaalanını bulmaya giriştiğimiz andı.Y fue en el tiempo en que buscamos rediseñar, reinventar el aeropuerto.
İşte bu tekrardan tasarımı, tekrar havaalanını bulmaya giriştiğimiz andı.Και αυτό ήταν τη στιγμή που επιδιώξαμε να επανασχεδιάσουμε, να επανεφεύρουμε το Αεροδρόμιο.
İşte bu tekrardan tasarımı, tekrar havaalanını bulmaya giriştiğimiz andı.Беше по времето, когато търсехме начин да препроектираме, преосмислим летището.
İşte bu tekrardan tasarımı, tekrar havaalanını bulmaya giriştiğimiz andı.Это было в то время, когда мы хотели заново сконструировать, создать новое понятие аэропорта.
İşte bu tekrardan tasarımı, tekrar havaalanını bulmaya giriştiğimiz andı.כאשר היה לנו את המחשב הראשון. וזה היה הזמן שבו חיפשנו
İşte bu tekrardan tasarımı, tekrar havaalanını bulmaya giriştiğimiz andı.عندما حصلنا على أول جهاز كمبيوتر. ولقد كان ذلك في الوقت الذي فكرنا فيه
İşte bu tekrardan tasarımı, tekrar havaalanını bulmaya giriştiğimiz andı.ちょうど我々は空港の設計を見直し 発明し直そうと取り組んでいました
İşte bu Zipcar ve GoGet gibi araba paylaşım şirketlerinin ortaya çıktığı andır.Ahí es donde entran las empresas que comparten autos como Zipcar y GoGet.
İşte bu Zipcar ve GoGet gibi araba paylaşım şirketlerinin ortaya çıktığı andır.Așa, firme de folosit mașini în mod colaborativ ca Zipcar și GoGet, intră în peisaj.
İşte bu Zipcar ve GoGet gibi araba paylaşım şirketlerinin ortaya çıktığı andır.Das ist der Moment, in dem Firmen für Mitfahrgelegenheiten, so wie Zipcar und GoGet ins Rampenlicht treten.
İşte bu Zipcar ve GoGet gibi araba paylaşım şirketlerinin ortaya çıktığı andır.Dus hier zie je auto-deel bedrijven zoals Zipcar en GoGet in de markt verschijnen.
İşte bu Zipcar ve GoGet gibi araba paylaşım şirketlerinin ortaya çıktığı andır.É aqui que entram em cena as empresas de partilha de carros como a Zipcar e a GoGet.
İşte bu Zipcar ve GoGet gibi araba paylaşım şirketlerinin ortaya çıktığı andır.Ecco che entrano in gioco compagnie di car sharing come Zipcar o GoGet.
İşte bu Zipcar ve GoGet gibi araba paylaşım şirketlerinin ortaya çıktığı andır.És ez az, ahol jönnek az autó-megosztó cégek, mint a Zipcar és a GoGet.
İşte bu Zipcar ve GoGet gibi araba paylaşım şirketlerinin ortaya çıktığı andır.Et c'est là que les sociétés d'autopartage telles que Zipcar et GoGet interviennent.
İşte bu Zipcar ve GoGet gibi araba paylaşım şirketlerinin ortaya çıktığı andır.Här kommer bilpooler som Zipcar och GoGet in
İşte bu Zipcar ve GoGet gibi araba paylaşım şirketlerinin ortaya çıktığı andır.Tady do hry vstupují společnosti jako je Zipcar nebo GoGet.
İşte bu Zipcar ve GoGet gibi araba paylaşım şirketlerinin ortaya çıktığı andır.Tu do hry vstupujú spoločnosti ako Zipcar a GoGet.
İşte bu Zipcar ve GoGet gibi araba paylaşım şirketlerinin ortaya çıktığı andır.Vì thế đó là nơi mà những công ty chia sẽ xe như Zipcar và GoGet đến.
İşte bu Zipcar ve GoGet gibi araba paylaşım şirketlerinin ortaya çıktığı andır.W tym miejscu pojawiają się firmy służące współdzieleniu samochodów.
İşte bu Zipcar ve GoGet gibi araba paylaşım şirketlerinin ortaya çıktığı andır.그래서 Zipcar와 GoGet과 같은 차량 공유 회사가 2009년에
İşte bu Zipcar ve GoGet gibi araba paylaşım şirketlerinin ortaya çıktığı andır.Και εδώ είναι που έρχονται οι εταιρείες κοινης χρήσης αυτοκινήτου, όπως η Ζίπκαρ (σσ: GoGet)
İşte bu Zipcar ve GoGet gibi araba paylaşım şirketlerinin ortaya çıktığı andır.И така това е мястото, на което компании за споделяне на автомобили като Zipcar и GoGet се появяват.
İşte bu Zipcar ve GoGet gibi araba paylaşım şirketlerinin ortaya çıktığı andır.И тут появляются кар-шеринговые компании, такие как Zipcar или GoGet.
İşte bu Zipcar ve GoGet gibi araba paylaşım şirketlerinin ortaya çıktığı andır.גורמת להוצאה שנתית של 8,000 דולר. ובכל זאת, המכונית עומדת מושבתת
İşte bu Zipcar ve GoGet gibi araba paylaşım şirketlerinin ortaya çıktığı andır.لذا هنا حيث تأتي شركات مشاركة السيارات مثل زيباكار و جوجت.
İşte bu Zipcar ve GoGet gibi araba paylaşım şirketlerinin ortaya çıktığı andır.会社はここに目をつけたのです 2009年
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.A gyertyatartón pedig négy mandolavirágformájú csésze vala, gombjaikkal és virágaikkal.
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.Aj na samom svietniku boly štyri kalichy mandlovej podoby, jeho makovice a jeho kvety.
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.A la tige du chandelier il y avait quatre calices en forme d`amande, avec leurs pommes et leurs fleurs.
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.Ale na świeczniku były cztery czaszki na kształt orzecha migdałowego, gałki jego i kwiaty jego.
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.An dem Leuchter aber waren vier Schalen mit Knäufen und Blumen,
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.De kandelaar zelf was versierd met amandelbloesems, één onder elke arm en één erboven, vier in totaal.
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.En el tallo del candelabro había cuatro cálices en forma de flor de almendro, con sus botones y sus flores
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.Il fusto del candelabro aveva quattro calici in forma di fiore di mandorlo, con i loro bulbi e le loro corolle
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.In na deblu svečnika štiri čaše, slične mandeljnovemu cvetu, s svojimi glavicami in cveticami,
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.등대 줄기에는 살구꽃 형상의 잔 넷과 꽃받침과 꽃이 있고
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.Mas na haste central havia quatro copos a modo de flores de amêndoa, com os seus cálices e as suas corolas;
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.men på selve Stagen var der fire mandelblomstlignende Blomster med Bægere og Kroner,
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.Men på själva ljusstaken sattes fyra kalkar, liknande mandelblommor, med sina kulor och blommor.
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.Mutta itse seitsenhaaraisessa lampussa oli neljä mantelinkukan muotoista kukkakupua, nuppua kukkalehtineen.
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.Na svícnu také byly čtyři misky, udělané na způsob mandlové pecky, a koule jeho i květové jeho.
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.Pada pegangannya dibuat hiasan berupa empat bunga badam dengan kuncup dan kelopaknya