6 yıldır satın alıyordum. Bu sanki, benim için yıldızlaştığım andı.It was, like, this is my time for shine.
Bir atom bombası patlama... ...bulutunu andıran şekilde yüklü miktarda sülfür yollamıştı.That put a whole bunch of sulfur in the stratosphere with a sort of atomic bomb-like cloud.
Bu size de büyük bir hisse senedi programını andırmıyor mu?Doesn't this remind you of a great stock program?
Bu çok heyecan verici bir andı, bunu mükemmel Afgan ekibimle geliştirmek.This was a very exciting time, developing this with my wonderful Afghan team.
Yumuşak bir kokusu vardı. Bilirsiniz sanki biraz keten tohumu yağı kokusunu andırıyordu.And you know, it had this fragrant softness, and it smelled a little bit of linseed oil.
Bu az önceki Q ve U örneğimizi andıran bir durum.And this is very similar to a Q and U example.
Bebek kollarıma verilmişti tabii ki özel bir andı ama.And instead, when the baby was placed in my hands, it was an extraordinary moment.
Işıkları kapattıkları an çoğunlukla en iyi andır, değil mi?The moment the lights go down is often the best part, you know?
Kitabı saklaması gereken kişi bendim fakat bu müthiş bir andı.So, I was the one who should have kept the book, but it was a really wonderful moment.
Göğüs zırhı bir özgeçmişi andıran çeşitli sahnelerle süslenmiş kalın bir deriden yapılmış.The most important scene shows the Romans reclaiming their standards from the Parthians
Bu onu ilk duyduğum andı.This was the first I'd heard of it.
Bunu yapabilirim" dediğim andı.Step one was the moment I said, "I can. I can do this."
Sözel şiiri seviyorum, ve her hafta buraya gelmeye devam edeceğim." dediğim andı."I will. I will continue. I love spoken word.
Çok sıradışı bir andı.It was a really extraordinary moment.
Uçağın alana indiği an inanılmaz duygusal bir andı.I was bawling my eyes out by the time the plane landed -- a pretty emotional moment.
Ben, onu anarak, içimizdeki iyiyi andığımızı hissettim.I thought that, in honoring him, we honored the best in ourselves.
Bu oldukça ciddi bir andı.It was rather a solemn moment.
Bu inanılmaz bir andı.That was an incredible moment.
Klasik bir çizimi, ikosahedronu-20 yüzlü- andırmaktadır. .And kind of the classic drawing is kind of an icosahedron type looking thing.
Ve kocaman bir gezegeni falan andırıyor.And it looks like a whole planet or something.
Bana sorarsanız, canlıyı andırmıyorlardı.And that doesn't look like life to me.
"El, penisi mastürbasyon hareketlerini andırır şekilde tutuyor.""The hand grasping the penis in a fashion resembling masturbation movements."
Bu arka bahçedeki şu yalnız çocuğu andırıyor, var ya "Kazara bir 747 inşa ettim."And that's sort of like this lone guy in the backyard, you know -- "I accidentally built a 747."
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.The first came out red all over, like a hairy garment. They named him Esau.
Firavun, ‹‹Git, babanı göm, andını yerine getir›› dedi.Pharaoh said, "Go up, and bury your father, just like he made you swear."
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi olacak.and in the lampstand four cups made like almond blossoms, its buds and its flowers;
Kandilliğin gövdesinde badem çiçeğini andıran dört çanak, tomurcuk ve çiçek motifi bulunuyordu.In the lampstand were four cups made like almond blossoms, its buds and its flowers;
Bu hep böyle sürüp gitti. Konutu kaplayan bulut gece ateşi andırıyordu.So it was continually. The cloud covered it, and the appearance of fire by night.
Adamlar Rahava, ‹‹Bize içirdiğin andı tutmasına tutarız›› dediler,The men said to her, "We will be guiltless of this your oath which you have made us to swear.
‹‹Yeryüzünde insan yaşamı savaşı andırmıyor mu, Günleri gündelikçinin günlerinden farklı mı?"Isn't a man forced to labor on earth? Aren't his days like the days of a hired hand?
Tanrısızlar güneşte iyi sulanmış bitkiyi andırır, Dalları bahçenin üzerinden aşar;He is green before the sun. His shoots go forth over his garden.
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.Sapphires come from its rocks. It has dust of gold.
Zehirleri yılan zehiri gibidir. Kulakları tıkalı bir kobrayı andırırlar,Their poison is like the poison of a snake; like a deaf cobra that stops its ear,
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.I am like a pelican of the wilderness. I have become as an owl of the waste places.
Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim, Andımı tutacağım.I have sworn, and have confirmed it, that I will obey your righteous ordinances.
Babil ırmakları kıyısında oturup Siyonu andıkça ağladık;By the rivers of Babylon, there we sat down. Yes, we wept, when we remembered Zion.
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.Man is like a breath. His days are like a shadow that passes away.
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:There is an evil which I have seen under the sun, the sort of error which proceeds from the ruler.
Dördü de birbirine benziyor, iç içe girmiş bir tekerleği andırıyordu.As for their appearance, the four of them had one likeness, like a wheel within a wheel.
Bu, üç kez tekrarlandı. Sonra çarşafı andıran nesne hemen göğe alındı.This was done three times, and immediately the vessel was received up into heaven.
Dallanıp budaklanacaklar, Görkemleri zeytin ağacını, Kokuları Lübnan sedirini andıracak.His branches shall spread, and his beauty shall be as the olive tree, and his smell as Lebanon.
‹Kornelius› dedi, ‹Tanrı senin duanı işitti, verdiğin sadakaları andı.And said, Cornelius, thy prayer is heard, and thine alms are had in remembrance in the sight of God.
Kuran'da Rabbini bir tek olarak andığın zaman, onlar ürkerek ardlarına dönerler.So when you invoke your Lord alone in the Qur'an they turn their backs and walk away.
Sonra gelenler arasında da güzel bir adsan ver bana, doğrulukla andır beni.And uphold my name with posterity,
Biz onu, cehennem ateşini bir andırma ve çöllerde konup göçenlere bir fayda olarak halkettik.We have made it as a reminder and convenience for the needy.
Rabbini Kur'ân'da bir tek olarak andığın zaman da ürkerek arkalarına döner kaçarlar.So when you invoke your Lord alone in the Qur'an they turn their backs and walk away.
Sen Kur'ân’da Rabbini tek olarak andığın zaman, nefretle arkalarını dönüp giderler. [39,45]So when you invoke your Lord alone in the Qur'an they turn their backs and walk away.
Rabbini yalnızca Kuran'da andığın zaman nefretle geriye dönerlerSo when you invoke your Lord alone in the Qur'an they turn their backs and walk away.
"Ve eline bir deste (sap) al, böylece onunla vur ve andını bozma."and, 'Take in thy hand a bundle of rushes, and strike therewith, and do not fail in thy oath.'
Meleklerin de Arşın çevresinde dönerek Rablerini övgü ile andıklarını görürsün.And thou wilt see the angels thronging round the Throne, hallowing the praise of their Lord.
Allah'a andiçerek gücümüz yetseydi sizinle beraber çıkardık diyecekler.And anon they will be swearing by Allah: if only we could we would surely have come forth with you.
Tıpkı atalarınızı andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla.(Even those who remember Allah do it in different ways).
Andi ClemensAndi Clemens
(c) 2008- 2009, Andi Clemens(c) 2008-2009, Andi Clemens
Andijonuzbekistan. kgmAndijon
Andi PeredriAndi Peredri
Sırbistan, suikastın üçüncü yıldönümünde Cinciç'i andıSerbia marks third anniversary of Djindjic assassination
Sijekovac sakini Ruza Triviç gazetecilere, "Bu bizim için önemli bir andır."This is an important moment for us.
Kıbrıs Rum polisi nüfuzlu yayıncı Andis Hacıkostis cinayetinde üç şüpheliyi tutukladı.Cypriot police arrest three suspects in the murder of influential publisher Andy Hadjicostis.
Gösteriye katılanlardan 23 yaşındaki Marin F. şöyle dedi: "Çok duygu dolu bir andı.We love you, Japan! Hang on!," said a 23-year-old participant, Marin F.