Bu kadınlar ilk yardımı ve kendi anayasal haklarını öğreniyorlar.Эти женщины изучают технику оказания первой помощи, а также свои конституционные права.
Bu kadınlar ilk yardımı ve kendi anayasal haklarını öğreniyorlar.הנשים הללו לומדות על עזרה ראשונה ועל הזכויות שלהן לפי החוקה.
Bu kadınlar ilk yardımı ve kendi anayasal haklarını öğreniyorlar.هؤلاء النسوة هنا يتدربن على الاسعافات الاولية ويتعلمن عن حقوقهم الدستورية.
Bu kadınlar ilk yardımı ve kendi anayasal haklarını öğreniyorlar.憲法に基づく権利について学んでいます これは私の大好きな写真です
Burada, kıyıya serbestçe erişmek için anayasal hakkımızın kenara atıldığını görüyoruz.Εδώ βλέπουμε το νομοθετικό δικαίωμα πρόσβασης στην ακτή το πετάνε στα σκουπίδια.
Buyasa, Üye Devletler tarafından kendi anayasal gerekliliklerine uygun olarak onaylanmadan yürürlüğe girmez.Ta zakon začneveljati šele, ko ga odobrijo države članice v skladu s svojimi ustavnimi pravili.
Bu yüzden anayasal devlet konseptinin yayılması bizim yabancı heyetlerimizin çok önemli bir cephesidir.Deswegen ist die Verbreitung des konstitutionellen Staaten so ein wichtiger Aspekt unserer Auslandseinsätze.
Bu yüzden anayasal devlet konseptinin yayılması bizim yabancı heyetlerimizin çok önemli bir cephesidir.Ezért annyira fontos, hogy a külföldi misszióink terjesszék az alkotmányos állam koncepcióját.
Bu yüzden anayasal devlet konseptinin yayılması bizim yabancı heyetlerimizin çok önemli bir cephesidir.이것이 입헌국가에 대한 인식의 확산이 해외에 군대를 파견하는데 있어
Bu yüzden anayasal devlet konseptinin yayılması bizim yabancı heyetlerimizin çok önemli bir cephesidir.To dlatego rozprzestrzenianie idei rządów konstytucyjnych jest tak ważnym elementem naszych misji.
Bu yüzden anayasal devlet konseptinin yayılması bizim yabancı heyetlerimizin çok önemli bir cephesidir.Ось чому поширення концепції правової держави є таким важливим аспектом наших закордонних місій.
Bu yüzden anayasal devlet konseptinin yayılması bizim yabancı heyetlerimizin çok önemli bir cephesidir.זו הסיבה מדוע הפצת התפיסה של מדינת חוק היא היבט כה חשוב
Bu yüzden anayasal devlet konseptinin yayılması bizim yabancı heyetlerimizin çok önemli bir cephesidir.ولهذا يجب نشر مفهوم الدولة الدستورية وهذا محور هام
Bu yüzden anayasal devlet konseptinin yayılması bizim yabancı heyetlerimizin çok önemli bir cephesidir.我々が 外国で活動する際の 重要な側面なのです
Çin'in anayasal önerisinin ne olduğunu hatırlıyor olabilirsiniz.Anda mungkin ingat apa tawaran konstitusional Cina saat itu.
Çin'in anayasal önerisinin ne olduğunu hatırlıyor olabilirsiniz.Devem lembrar-se de qual era a proposta constitucional chinesa.
Çin'in anayasal önerisinin ne olduğunu hatırlıyor olabilirsiniz.Forse vi ricorderete qual era la proposta costituzionale cinese.
Çin'in anayasal önerisinin ne olduğunu hatırlıyor olabilirsiniz.I husker måske, hvad det kinesiske konstitutionelle forslag var.
Çin'in anayasal önerisinin ne olduğunu hatırlıyor olabilirsiniz.아마도 중국 헌법의 제안을 기억하시는 분도 계실지 모르겠습니다.
Çin'in anayasal önerisinin ne olduğunu hatırlıyor olabilirsiniz.Morda se spominjate, kaj je bil kitajski ustavni predlog.
Çin'in anayasal önerisinin ne olduğunu hatırlıyor olabilirsiniz.Možná si pamatujete, jaký byl čínský ústavní návrh.
Çin'in anayasal önerisinin ne olduğunu hatırlıyor olabilirsiniz.Muistanette, mikä Kiinan perustuslaillinen esitys oli.
Çin'in anayasal önerisinin ne olduğunu hatırlıyor olabilirsiniz.Poate vă aduceţi aminte care a fost propunerea constituţională a Chinei?
Çin'in anayasal önerisinin ne olduğunu hatırlıyor olabilirsiniz.Sie erinnern sich vielleicht daran, was die Chinesen als Verfassung vorschlugen.
Çin'in anayasal önerisinin ne olduğunu hatırlıyor olabilirsiniz.Słyszało się wtedy o projekcie konstytucji.
Çin'in anayasal önerisinin ne olduğunu hatırlıyor olabilirsiniz.Talán emlékeznek, hogy mi volt a kínai alkotmány javaslata.
Çin'in anayasal önerisinin ne olduğunu hatırlıyor olabilirsiniz. Tek ülke, iki sistem.Recordarán cuál fue la propuesta constitucional china: un país, dos sistemas.
Çin'in anayasal önerisinin ne olduğunu hatırlıyor olabilirsiniz. Tek ülke, iki sistem.Vous vous souvenez peut-être de la proposition constitutionnelle faite par la Chine : un pays, deux systèmes.
Çin'in anayasal önerisinin ne olduğunu hatırlıyor olabilirsiniz.U herinnert zich misschien wat het Chinese grondwetsvoorstel was.
Çin'in anayasal önerisinin ne olduğunu hatırlıyor olabilirsiniz.Ισως να θυμάστε ποια ήταν η Κινέζικη συνταγματική πρόταση.
Çin'in anayasal önerisinin ne olduğunu hatırlıyor olabilirsiniz.Вероятно, вы помните, каким было конституционное предложение китайцев.
Çin'in anayasal önerisinin ne olduğunu hatırlıyor olabilirsiniz.Ви можливо пам'ятаєте якою була Китайська конституційна пропозиція.
Çin'in anayasal önerisinin ne olduğunu hatırlıyor olabilirsiniz.Може би си спомняте какво беше китайското конституционно предложение.
Çin'in anayasal önerisinin ne olduğunu hatırlıyor olabilirsiniz.ייתכן ואתם זוכרים מה ההצעה החוקתית הסינית הייתה?
Çin'in anayasal önerisinin ne olduğunu hatırlıyor olabilirsiniz.ربما تتذكرون ماذا كان عرض الدستورين الصينين ..
Çin'in anayasal önerisinin ne olduğunu hatırlıyor olabilirsiniz.中国の法案を覚えているかもしれませんね 一つの国 二つのシステム
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.4개월 전, 터무니없는 위법 행위가 있었습니다.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.Acum patru luni, în această țară a fost un adevărat scandal constituțional.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.Cztery miesiące temu doszło do pogwałcenia konstytucji.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.För fyra månader sedan drabbades vi av en konstitutionell skandal i vårt land.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.Hace cuatro meses, sufrimos un escándalo constitucional en este país.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.Há quatro meses, fomos vítimas de uma violação constitucional neste país.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.Khoảng 4 tháng trước, chúng ta phải chịu đựng sự vi phạm hiến pháp trắng trợn trên đất nước mình.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.Před čtyřmi měsíci jsme čelili ústavní krizi.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.Pred štirimi meseci smo doživeli ustavni škandal.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.Pred štyrmi mesiacmi sme zažili ústavný škandál.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.Quattro mesi fa, in questo paese abbiamo subito un oltraggio costituzionale.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.Vier maanden geleden ondergingen wij een constitutionele wandaad in dit land.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.Vor 4 Monaten erlebten wir einen Verfassungsskandal in diesem Land.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.Πριν τέσσερις μήνες αγανακτήσαμε σχετικά με το Σύνταγμα σε αυτήν τη χώρα.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.Преди 4 месеца преживяхме конституционално грубо нарушение в тази страна.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.Четыре месяца назад мы столкнулись с конституционным произволом в нашей стране.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.Чотири місяці тому ми постраждали від Конституційного обурення.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.לפני 4 חודשים נפגענו משערוריה חוקתית בארץ זו.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.منذ أربعة أشهر، عانينا من غضب دستوري في هذا البلد.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.これを「34項の失敗」 と呼んでいますが
Protestan Reformu ve anayasal demokrasilerin mümkün olduğunu gördük.이전엔 불가능 했던 것들이 가능해지는 것을 보았습니다.
Protestan Reformu ve anayasal demokrasilerin mümkün olduğunu gördük.Nebyly vytvořeny knihtiskem, ale byly umožněny kolektivním jednáním plynoucím z gramotnosti.
Protestan Reformu ve anayasal demokrasilerin mümkün olduğunu gördük.כינון דמוקרטיות חוקתיות במקומות שהן לא היו אפשריות לפני כן.
Protestan Reformu ve anayasal demokrasilerin mümkün olduğunu gördük.الديمقراطيات الدستورية صارت ممكنة حيث لم تكن ممكنا من قبل.