analoji ile cümle
analoji kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Analojiden anlamıyorum.I don't understand the analogy.
Ve aşağıdaki analojiyi kullanır.And he used this following analogy.
Diyelim ki bir ton, ve belki taş yanlış bir analoji oldu.So if you have a ton of - and maybe the rock is a bad analogy
Çiğneme süreci bir analoji ile makinelere uygulandı.The process of mastication has, by analogy, been applied to machinery.
Commandino teoremi, herhangi bir boyuttaki simpleksler için doğrudan bir analojiye sahiptir:[1]Commandino's theorem has a direct analog for simplexes of any dimension:[6]
Memetik , Darwinci evrim ile bir analojiye dayanan bilgi ve kültür çalışmasıdır.Memetics is the study of information and culture based on an analogy with Darwinian evolution.
İslami hareketler ve faşizm arasındaki fark, analojilerden daha "zorlayıcı".The difference between Islamic movements and fascism are more "compelling" than the analogies.
Analoji ise benzeştirmedir.Die Herstellung ist analog.
Pragmatik teori ise analojiyi, amacı doğrultusunda ele alır.Teorias pragmatistas tratam o significado como consequência.
Analoji ise benzeştirmedir.De opleiding is analoog.
Pragmatik teori ise analojiyi, amacı doğrultusunda ele alır.Teoria funkcjonalna – podchodzi do winy z punktu widzenia jej celu.
Pragmatik teori ise analojiyi, amacı doğrultusunda ele alır.Naopak pragmatismus pokládá za racionální to, co je účinné a co vede k cíli.
Pragmatik teori ise analojiyi, amacı doğrultusunda ele alır.Mereka mengambil pendekatan pragmatis difokuskan pada hasil sesegera mungkin.
Analoji ise benzeştirmedir.Форматът им е аналогов.
Analoji ise benzeştirmedir.Suprotna je analogiji.
Analoji ise benzeştirmedir.Vastus on analoogne.
Ama bizim analoji terimlerimizle bu ne demektir?Co to ale znamená pro naší analogii ?
Ama bizim analoji terimlerimizle bu ne demektir?Dar ce înseamnă acest lucru din punctul de vedere al analogiei noastre?
Ama bizim analoji terimlerimizle bu ne demektir?그렇다면 이 둘은 어떤 유사성을 가지고 있을까요?
Ama bizim analoji terimlerimizle bu ne demektir?¿pero qué tiene que ver eso con la analogía que planteamos?
Ama bizim analoji terimlerimizle bu ne demektir?ولكن ماذا يعني هذا في مقارنتنا هذه؟
Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelimAle náš ovocný příklad. Řekněme, že mám citróny.
Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelim Limonum var diyelim레몬이 있다고 합시다 여기에 레몬이 있다고 합니다
Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelimMaar onze vruchten voorbeeld.
Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelimNáš príklad s ovocím.
Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelimYah, saya tidak akan pergi terlalu jauh ke dalamnya Tapi contohkan pada buah.
Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelimНека не задълбавам. Та нашия плодов пример.
Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelimولا اريد ان اتمادى في هذا ولنأخد مثالا على الفاكهة
Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelim果物の例を出すね。 ここに、レモンがあります。
Analojiyi fiyat ve taleple ilişkili düşündüğümüzde kavram daha anlamlı olur. .그러니까 이건 탄력적인거죠 따라서 제 비유가 적절하다 볼 수 있겠죠
Analojiyi fiyat ve taleple ilişkili düşündüğümüzde kavram daha anlamlı olur. .Něco je elastické... napíšu to. Elastické, napíši velmi elastické.
Analojiyi fiyat ve taleple ilişkili düşündüğümüzde kavram daha anlamlı olur. .Perciò queso qui è elastico, e l'analogia può dare senso al prezzo applicato e alla domanda.
Analojiyi fiyat ve taleple ilişkili düşündüğümüzde kavram daha anlamlı olur. .Ta jest elastyczna. To porównanie chyba ma jakiś sens i można go używać przy cenie i popycie.
Analojiyi fiyat ve taleple ilişkili düşündüğümüzde kavram daha anlamlı olur. .Отже, ця є еластичною, таким чином ця аналогія має деякий сенс, відносно до ціни і попиту.
Bu da, analojik, sabit ve interaktif olmayan geleneksel eğitimden tamamen uzaklaştıkları anlamına geliyor.Điều đó có nghĩa là họ hoàn toàn quên đi các cảm giác cơ bản, để cảm nhận cảm giác mới một cách thụ động.
Bu da, analojik, sabit ve interaktif olmayan geleneksel eğitimden tamamen uzaklaştıkları anlamına geliyor.Eles estão totalmente fora de sintonia com as classes tradicionais, analógicas, estáticas, passivas.
Bu da, analojik, sabit ve interaktif olmayan geleneksel eğitimden tamamen uzaklaştıkları anlamına geliyor.Ez azt jelenti, hogy nincsenek összhangban a hagyományos iskolai órával, amely analóg, statikus és passzív.
Bu da, analojik, sabit ve interaktif olmayan geleneksel eğitimden tamamen uzaklaştıkları anlamına geliyor.Itu berarti mereka benar-benar tidak cocok di kelas tradisional, yang analog, statis, pasif secara interaktif.
Bu da, analojik, sabit ve interaktif olmayan geleneksel eğitimden tamamen uzaklaştıkları anlamına geliyor.이것은 아날로그적이고, 정적이고, 수동적인 전통적 계층과 조화를 이루는데서 완전히 벗어났다는 뜻입니다.
Bu da, analojik, sabit ve interaktif olmayan geleneksel eğitimden tamamen uzaklaştıkları anlamına geliyor.To znamená, že sú totálne mimo v klasických kategóriách, ktoré sú analógové, statické, interakčne pasívne.
Bu da, analojik, sabit ve interaktif olmayan geleneksel eğitimden tamamen uzaklaştıkları anlamına geliyor.Як наслідок, вони нічого не тямлять у традиційних, аналогових, статичних, не інтерактивних уроках.
Bu da, analojik, sabit ve interaktif olmayan geleneksel eğitimden tamamen uzaklaştıkları anlamına geliyor.זה אומר שהם לחלוטין לא מסונכרנים עם המעמדות המסורתיים, שהם אנלוגיים, סטטיים, ופסיביים מתבחינת אינטראקציה.
Bu da, analojik, sabit ve interaktif olmayan geleneksel eğitimden tamamen uzaklaştıkları anlamına geliyor.ما يعني أنهم غير متزامنين تماما مع الفئات التقليدية، والتي هي تناظرية وثابتة وسلبية التفاعل.
Bu da, analojik, sabit ve interaktif olmayan geleneksel eğitimden tamamen uzaklaştıkları anlamına geliyor.完全に同期していないのです 彼らはまた 徐々に育んでいく
Bu nehir, kara deliğe yaklaştıkça uzay zamanda neler olduğuna dair analoji kurmamıza yardımcı olacak.블랙홀이 가장 폭력적인 것이기때문이죠. 이 강은 블랙혹에 근접 할 때 시간과 공간에 일어나는 일과 유사점을 보여줍니다. 아름다운 비유죠.
Bu nehir, kara deliğe yaklaştıkça uzay zamanda neler olduğuna dair analoji kurmamıza yardımcı olacak.Ta reka ponuja čudovito analogijo tega, kar se dogaja s prostorom in časom, ko se približujemo črni luknji.
Bu ne kadar ürettiğimizi gösterir Sanırım miktar ile arasında bir analoji kurabiliriz.Myslím, že je zde analogie k množství.
Diyelim ki bir ton, ve belki taş yanlış bir analoji oldu.Jeżeli masz tonę - i może kamień nie będzie tu dobrym przykładem
Diyelim ki bir ton, ve belki taş yanlış bir analoji oldu.만약 우리가 많은 - 어쩌면 이 돌은 나쁜 비유인 것 같습니다
Diyelim ki bir ton, ve belki taş yanlış bir analoji oldu.Måske er stenen et dårligt eksempel, lad os tage is.
Diyelim ki bir ton, ve belki taş yanlış bir analoji oldu.Se tiver um monte de- e talvez a pedra seja uma analogia ruim
Diyelim ki bir ton, ve belki taş yanlış bir analoji oldu.Така че, ако имате много от нея - и може би скалата е лош вариант.
Diyelim ki bir ton, ve belki taş yanlış bir analoji oldu.יתכן כי סלע היא דוגמא לא כל כך מוצלחת,
Diyelim ki bir ton, ve belki taş yanlış bir analoji oldu.فلو لدينا طن من .... ، أعتقد أن الصخرة تشبيه سئ
Diyelim ki bir ton, ve belki taş yanlış bir analoji oldu.氷にしようか。氷なら、動きやすいしね。
Meyve analojimizden devam edelim.Analogi adalah hanya jika Anda menggunakan sesuatu jenis seperti--
Meyve analojimizden devam edelim.Analógia je, keď používate niečo ako... no nejdem to tu rozoberať
Meyve analojimizden devam edelim. Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelimAnalogia jest wtedy, kiedy jakby używasz czegoś zamiast... dobra, nie będę w to wnikał.
Meyve analojimizden devam edelim. Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelimEine Analogie ist wenn man etwas benutzt um... ach, darauf gehen wir jetzt nicht weiter ein.
Meyve analojimizden devam edelim. Analoji nedir uzun uzun anlatmayacağım, kısaca meyve örneklerinden gidelimUma analogia é justamente quando você usa algo semelhante bem, eu não vou entrar em detalhes.