Anahtar açık.The switch is on.
Tom anahtarları bulduğunu söyledi.Tom said he found his keys.
Rusçayı anadili olarak konuşur.She is a native speaker of Russian.
Onun ana dili Sırpçadır.She is a native speaker of Serbian.
Tom ceket cebinden anahtarı çıkardı.Tom took the key out of his coat pocket.
Para her kötülüğün anasıdır.Love of money is the root of all evil.
Şu ana kadar Tom'u buldular mı?Have they found Tom yet?
Tom şimdiye kadar anahtarlarını buldu mu?Has Tom found his keys yet?
Arabamın anahtarlarına göz kulak olabilir misin?Could you keep your eye out for my car keys?
Bir tane daha boş anahtarın var mı?Do you have an extra key?
Anahtarımızı nereye koyduğumuzu artık hatırlamıyoruz.We don't remember anymore where we placed our key.
Brezilyalıların kendi anadillerinde nasıl 'yerdomuzu' dediklerini bilmiyorum.I don't know how Brazilians say 'aardvark' in their native tongue.
Saat ikide ana girişin önünde buluşalım.Let's meet in front of the main entrance at two-thirty.
Tom, metropol polisiyle kan sıçraması analisti olarak çalışıyor.Tom works as a blood spatter analyst with the metropolitan police.
Ana dilim Türkçedir.My native language is Turkish.
Anahtarlarımı nereye koyduğumu tam hatırlayamıyorum.I can't remember exactly where I put my keys.
Ben anadil olarak konuşan birinin bunu o şekilde söyleyeceğinden şüpheliyim.I doubt a native speaker would say it that way.
Of, anahtarlarımı unuttum.Oh, I forgot my keys.
Bizim bir ana planımız vardı.We had a master plan.
Korkarım Tom'un analizlerine katılmak zorundayım.I'm afraid I have to agree with Tom's analysis.
Sana anahtarı alayım.Let me get you the key.
Tom anahtarlarını aramak için üç saatten fazla harcadı ama onları hâlâ bulamadı.Tom spent over three hours looking for his keys, but still couldn't find them.
Bu şu ana kadar yediğim en lezzetli pizza.This is the most delicious pizza I've ever eaten.
Bu kapı için anahtarı olan tek kişi sen misin?Are you the only one who has a key to this door?
Anahtarı resepsiyon masasında bıraktım.I left the key at the reception desk.
Tom, anadan doğma çıplaktı.Tom was as naked as the day he was born.
Anadan doğma çıplaktı.He was as naked as the day he was born.
Mary şu ana kadar gördüğüm en güzel kız.Mary is the most beautiful girl I've ever seen.
O anahtar bu çekmeceyi açar mı?Will that key unlock this drawer?
Sanırım o çekmece için anahtarım var.I think I have the key to that drawer.
Anahtarı arabanın içinde unuttum.I've locked myself out of my car.
Arabanın anahtarı içeride kilitli kaldı.I've locked myself out of my car.
Açgözlülük bütün kötülüklerin anasıdır.Greed is the root of all evil.
Dan, Linda'nın parmak izlerini analiz etti.Dan analyzed Linda's fingerprints.
Jim anahtarı kilide koydu.Jim put the key into the lock.
Bunun için anahtarınız var mı?Do you have the key to this?
Bu valiz için anahtarın var mı?Do you have the key to this suitcase?
Tom şu ana kadar gerçekten sevdiğim tek adam.Tom is the only man I've ever really loved.
Bu kilit için kimin anahtarı var?Who has the key to this lock?
Arabamın anahtarlarını gördün mü?Have you seen my car keys?
Araba anahtarlarını ödünç alabilir miyim?Can I borrow your car keys?
Neden senin araba anahtarlarını alayım ki?Why would I take your car keys?
İşte, benim anahtarımı kullan.Here, use my key.
Anahtarlarımı burada mı bıraktım?Did I leave my keys here?
Anahtarlar şapkamın yanındaki konsolda.The keys are on the dresser next to my hat.
Tom şu ana kadar ne olduğu hakkında sana bir şey söyledi mi?Did Tom ever say anything to you about what happened?
Bu planın ana amacı nedir?What's the main purpose of this plan?
Tom, doğru ebatta alyan anahtarı olmadığı için karyolanın montajını yapamadı.Tom couldn't assemble the bed because he didn't have the right sized Allen key.
Bu benim anahtarım değil.This isn't my key.
Tom anahtarını kaybettiğini söyledi.Tom said that he lost his key.
Anahtarı posta kutusuna koy.Put the key in the mailbox.
Tom Mary'yi ana okulundan beri tanıyor.Tom has known Mary since kindergarten.
Bütün katılımcılar ana salonda toplandı.All the participants gathered in the main hall.
Çocukların yalan söylemesinin ana nedeni azar işitmekten kaçınmaktır.The main reason kids tell lies is to avoid getting into trouble.
Şu ana dek görmüş olduğum kadarıyla bu bölgede çok yaya trafiği yok.There is not a lot of foot traffic in this area so far as I have seen.
Kim kendi anadilini kusursuz bir biçimde bilir?Who knows his own mother tongue perfectly?
Güneş ışığı D vitamininin ana kaynağıdır.Sunlight is the main source of vitamin D.
Fransızca benim ana dilimdir.French is my native language.
Tom senin anahtarı nereye sakladığını bilmek istiyor.Tom wants to know where you hid the key.
Anahtarların üzerinde mi?Do you have your keys on you?