Ana içeriğe geç
Sözlük

ana ile cümle

ana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Anahtarlarımı nereye koyduğumu bilmen için şans var mı?Any chance you know where I put my keys?
Sen yanlış anahtarı aldın.You took the wrong key.
Anahtarı kaybetmek senin dikkatsizliğindi.It was careless of you to lose the key.
Senin durum analizinle ilgili aynı fikirde olmadığım için, maalesef aynı görüşte değilim.I beg to differ, as I disagree with your analysis of the situation.
Fantazi çoğu zaman sanatın anasıdır.Fantasy is often the mother of art.
Para tüm kötülüklerin anasıdır.Money is the root of all evil.
Tansiyon kalp hastalığının ana kaynağıdır.Tension is a major cause of heart disease.
Zor iş başarının ana unsurudur.Hard work is the main element of success.
Söylemeye gerek yok, gayret mutluluğa götüren bir anahtardır.Needless to say, diligence is a key to happiness.
İhtiyaç icadın anasıdır.Necessity is the mother of invention.
Masanın üzerinde bir anahtar vardır.There is a key on the desk.
Ana yollar banliyölerin büyümesine katkıda bulunacaktır.The construction of a highway will contribute to the growth of the suburbs.
Evimin dışarıda gizli bir yedek anahtarı var.I have a spare key to my house hidden outside.
Bizim barışçıl anayasamızı korumamız gerekir.We must preserve our peaceful constitution.
Biz Japonya anayasasına bağlıyız.We are subject to the Constitution of Japan.
Adadan ana karaya bir feribota bindik.We took a ferry from the island to the mainland.
Kar fırtınasında ana kampımıza geri dönmeyi çok zor bulduk.We found it very hard going back to our base camp in the blizzard.
Kaza hakkında yakın analiz yapmak zorundayız.We have to make a close analysis of the accident.
Kazanın sebepleri hakkında yakın analiz yapmalıyız.We must make a close analysis of the causes of the accident.
İngilizce benim ana dilim değil.English is not my native language.
Egzersizin iyi sağlık için bir anahtar olduğunu unutma eğilimindeyiz.We tend to forget that exercise is a key to good health.
Yılbaşı yılın anahtarıdır.New Year's Day is the key to the year.
Yaklaşık 1830 yılında, aile anayurdu Almanya'dan Şikago'ya taşındı.The family moved from their native Germany to Chicago around the year 1830.
Lucy ışık anahtarını açtı.Lucy turned on the light switch.
Bay Wright, sanki onun ana diliymiş gibi Japonca konuşuyor.Mr Wright speaks Japanese as if it were his mother tongue.
Son analizlerde, metotlar çocukları eğitmezler; insanlar eğitir.In the last analysis, methods don't educate children; people do.
Anahtarımı kaybedersem kapıyı kilitleyemem.If I lost my key, I wouldn't be able to lock the door.
Anahtarımı kaybetseydim, kapıyı kilitleyemezdim.If I lost my key, I wouldn't be able to lock the door.
Ana yemeğimiz için balık yiyoruz.We are having fish for our main course.
Ana caddede hiç kimse görülmedi.Nobody was to be seen on the main street.
Ön masadaki anahtarımı istedikten sonra asansörle benim kata çıktım.After asking for my key at the front desk, I took the elevator to my floor.
Brent bir Amerikalı, ama o sanki onun ana diliymiş gibi Japonca konuşuyor.Brent is an American, but he speaks Japanese as if it were his mother tongue.
Fransızca, onun ana dilidir.French is her mother tongue.
Onların ana dili Fransızca.French is their mother tongue.
Frank Üniversitede Sosyoloji'yi ana dal olarak seçti.Frank majored in sociology at university.
O yüzme havuzunda yüzerken kilitli dolabının anahtarını kaybetti.While swimming in the pool, she lost her locker key.
Bill, şu ana kadar Spot'u yürüyüşe çıkardın mı?Bill, did you take Spot for a walk yet?
Ananas ve limon gibi asitli meyveler ekşidir.Acid fruits like pineapples and lemons are sour.
İşte anahtarların.Here are your keys.
Anahtarlarımı nereye bıraktığım hakkında bir fikrim yok.I have no idea where I left my keys.
Anahtarı nerede buldunuz?Where did you find the key?
Kapıyı kapattıktan sonra anahtarımı içeride bıraktığımı hatırladım.After I shut the door, I remembered I had left my key behind.
Kapı anahtarını kaybettim, bu yüzden eve giremiyorum.I lost the door key, so I can't enter the house.
Bilgi ana bilgisayardan sizinkine aktarılabilir, ve tam tersi.Data can be transmitted from the main computer to yours, and vice versa.
Çalışkanlığın başarının anahtarı olduğunu söylemeye gerek yok.It goes without saying that diligence is the key to success.
Ana caddeden bir sürü insan geçti.A lot of people went by on the main street.
O,şu ana kadar en iyi skordur.It's the best score up to now.
Suçun ana nedeni nedir?What is the main cause of the crime?
Cevap ana fikirden uzaktır.The answer misses the point.
Anahtar sözcük eşitliktir.The key word is equality.
Nehir ana caddeye paralel akar.The river runs parallel to the main street.
Kutunun anahtarı budur.This is the key for the box.
Oğlan kayıp anahtarı arıyordu.The boy was searching for the lost key.
O konuda Anayasa Mahkemesi tarafından karar verildi.That matter was decided by the Supreme Court.
Ülkenin ana ürünleri kakao ve altındır.The country's main products are cocoa and gold.
Havacılık uzmanı, istatistikleri ayrıntılı olarak analiz etti.The aviation expert analyzed the statistics in detail.
Senfoninin anahtarı Sol-minördür.The key of the symphony is G minor.
Anahtar masanın üstünde.The key is on the desk.
Makineyi analiz edelim.Let's analyze the machine.
Öğrenci ana branş olarak felsefe okuyor.The student majors in philosophy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod