an ile cümle

an kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Eğer Anca'yı görsem, muhtemelen onu tanımam.If I saw Anca, I would probably not recognize her.
Annemin söylediği doğruydu.What my mother had said was true.
Ne dediğini anlamıyorum.I don't understand what you are saying.
Ruslar Fransız yollarını kopyalar, ancak daima elli yıl sonra.The Russians copy the French ways, but always fifty years later.
İştah yemek ile geliyor, ancak susuzluk içme ile gidiyor.Appetite comes with eating, but the thirst goes away with drinking.
Ne olduğunu anlayamıyorum.I cannot understand what happened.
Yağmur yağdığını anladığımda şemsiyemi aldım.When I realized it was raining, I took my umbrella.
Andrea'yı evden ayrılırken gördüm.I saw Andrea leaving home.
Dan ve Andrei'yi görüyorum.I see Dan and Andrei.
Ann'in bir kız kardeşi yok.Ann doesn't have a sister.
Ann çikolatayı çok sever.Ann likes chocolate very much.
Ann çikolatayı sever.Ann loves chocolate.
Ann aşırı derecede çikolataya düşkün.Ann is exceedingly fond of chocolate.
Ann çikolatayı her şeyden daha çok seviyor.Ann loves chocolate more than anything.
Ann çilolataya düşkün.Ann is partial to chocolate.
Anaokulunda oğlumun öğretmenini şikayet etmeyi düşünüyorum.I'm thinking about complaining about my son's teacher at the kindergarten.
Bu benim annemdir.This is my mother.
Bu benim annem.This is my mother.
Ne alışveriş yapacak ne de anneme hoşça kal diyecek vaktim vardı.I had neither the time to go shopping, nor to say goodbye to my mother.
Ne alışveriş etmek ne de anneme hoşça kal demek için zamanım vardı.I had neither the time to go shopping, nor to say goodbye to my mother.
O, gönüllü olarak annesinin temizlik yapmasına yardımcı oldu.He voluntarily helped his mum clean.
Ann için bir bebek yaptım.I made a doll for Ann.
Onun söylediği herhangi bir şeyi anlayamadım.I couldn't understand anything that he said.
O, savurgan olmanın olumsuz sonuçlarını anladı.He understood the negative outcomes of being wasteful.
Ancak prenses odasında barikat kurdu ve çıkmadı.However, the princess had barricaded herself in her room and wouldn't come out.
Dünya ihtiyaçlarımızı tatmin edebilir ancak hırsımızı değil.The earth can satisfy our needs but not our greed.
O mobilya anneminki.That furniture is my mother's.
O şu anda bir tiyatro topluluğunda çalışıyor.He's working in a troupe right now.
Şu anda mantı yok.There's no manti right now.
O, onun hatalı olduğunu anladı.He saw he was wrong.
Bunu hiç anlayamıyorum.I can't understand this at all.
Ne söylediğini hiç anlayamıyorum.I can't understand what you said at all.
"Annem Amerikan ve babam Uygur'dur." "Gerçekten mi?" "Hayır! Ben şaka yapıyordum!""My mother's American, and my father is Uighur." "Really?" "No! I was joking!"
Mary annesinin yemek pişirmesine yardımcı oldu.Mary helped her mother cook.
Zürih'ten Boston'a uçmak sekiz saat sürer, ancak dönüş için sadece altı.It takes eight hours to fly from Zurich to Boston, but only six for the return trip.
Ağaç her an düşmeye hazırdı.The tree was ready to fall at any moment.
Onu gördüğüm an tanıdım.I knew her the instant I saw her.
Anlaşıldı mı?Is that clear?
Merhametsiz adalet zulümdür, adaletsiz merhamet yok olmanın anasıdır.Justice without mercy is cruelty; mercy without justice is the mother of dissolution.
Anlamanı isterim.I would like you to understand.
Anlamanızı isterim.I would like you to understand.
YZ, yapay zekâ anlamına gelir.AI means Artificial Intelligence.
Onun öfkesi anlaşılabilirdir.Her anger is understandable.
Anne yataktadır. O nezle olmuş.Mother is in bed. She caught a cold.
Annem bana yeni bir kazak örüyor.My mother is knitting me a new sweater.
Anlıyorsun değil mi ?You understand, don't you?
Bu büyük bir anlaşma değil. Onun hakkında endişelenme.It's not a big deal. Don't worry about it.
Senin ne yazdığını anlamadım.I didn't get what you wrote.
Dedemin, bana vermek istediği antika bir televizyonu var.My grandfather has an antique television that he wants to give me.
Ve senin annen de.And your mom also.
Annen ve baban eve geliyor mu?Are your parents coming home?
Anneni becer.Fuck your mom.
Annesine çiçekler gönderdi.He sent flowers to his mother.
Üç yıllık yokluğun ardından aniden ortaya çıktı.He suddenly appeared after a three-year absence.
Onun bunu neden yaptığını anlayamıyorum.I can't understand why he did that.
Bu öğleden sonra anneannemi ziyaret edeceğim için çiçek satın aldım.I bought flowers because I am going to visit my grandmother this afternoon.
Anlamadım çünkü kısık sesle konuştular.I didn't understand because they spoke in a low voice.
Fransızca konuşmam ama onu biraz anlarım.I don't speak French, but I understand it a little.
Bir analjeziğe ihtiyacım var.I need an analgesic.
Anahtarlara ihtiyacım var.I need the keys.

İlgili Sayfalar