an ile cümle
an kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Anne babalar, çocuklarının güvenliğinden sorumludurlar.Parents are responsible for the safety of their children.
Anne babası bebeklerine Akira adını verdi.The parents named their baby Akira.
Anne ve babalar oğullarına en iyi eğitimi vermek isterler.The parents want to give their son the best education.
Ebeveynler kızlarının ne istediğini anlayamadı.The parents couldn't make out what their daughter wanted.
Birbirine zıt iki şeyi aynı anda idare edemezsin.You can't have it both ways.
Jane bize yemek pişirmenin zor olmadığını anlattı.Jane told us that cooking was not difficult.
Etik, davranış kuralları anlamına gelir.Ethics means the rules of conduct.
Biz trenimizin penceresinden kaleyi bir an gördük.We caught a glimpse of the castle from the window of our train.
Trenin penceresinden bir an için Fuji dağını gördüm.I caught a glimpse of Mt. Fuji from the window of the train.
Aşağılık kompleksi - tam olarak ne anlama geliyor?Inferiority complex - what exactly does that mean?
Endüstriyel anlaşmazlıklar hala bir sorundur.Industrial disputes are still a problem.
Sendika ve yönetim arasındaki anlaşmazlık bir greve yol açabilir.The disagreement between the union and management could lead to a strike.
Yaşlı bir adam aniden benimle konuştu.An old man spoke to me suddenly.
Yaşlı adam çocuklara eğlenceli bir hikaye anlattı.The old man told the children an amusing story.
Bu kesinlikle bir yanlış anlaşılma. Bana çok fazla kredi veriyorsunuz.That's a misunderstanding, for sure. You're giving me too much credit.
Kitaplarınızı mola anında okulda bırakırsanız, onlar toplatılırlar.If you leave your textbooks at school during the break, they'll get confiscated.
Düştüğüm anda bileğimi kırdığımı biliyordum.I knew I'd broken my wrist the moment I fell.
Birkaç yıl önce, anneler gününde, bir madalyonu üvey anneme hediye olarak verdim.A few years ago, on Mother's Day, I gave my stepmother a locket as a present.
Bana hayatın anlamını anlat.Tell me the meaning of life.
Babaannenin ani ölümünden sonra, büyükbaba hızla yaşlanmaya başladı.After Grandma's sudden death, Grandpa began to age rapidly.
Anneme söylersem, o üzülür, bu yüzden ona söyleyeceğimi sanmıyorum.If I tell my mother, she'll worry, so I don't think I'll tell her.
Henüz ana kapının önünde herhangi biri yok.There isn't anybody in front of the main gate yet.
Eğer İngilizce konuşanlar bunu anlamıyorsa bu hiçbir anlam ifade etmiyor.That means nothing if English speakers don't understand it.
Açıkça öğretmen hem İngilizce hem de Fransızca anlayabiliyor.Obviously the teacher can understand both English and French.
O bazı antibiyotikler alırsa ve uyursa, o daha iyi olacak.If she gets some antibiotics and sleeps, she'll get better.
Ama ne dediğini anlıyorum.But I understand what he says.
Ancak baş oyuncu kendi hatalarının farkında.However the protagonist is aware of his own mistakes.
Sanırım trigonometrik fonksiyonları öğrenmek birçok kişi için anlamsızdır.I think that for many people learning the trigonometric functions is meaningless.
Android uygulamaların gelişmesi bugünden itibaren mümkündür.The development of applications for Android is possible from today.
Ben, şu anda ters bir şey düşündüğüne dair bahse girerim.I just bet you were thinking something perverse just now.
Harry gerçekten yavaş anlıyor.Harry's really slow to catch on.
Normal servisi en kısa sürede tadilattan geçirmek için şu anda çalışıyoruz.We are currently working to restore normal service as soon as possible.
Antlaşmanın ruhu göz ardı edildi.The spirit of the treaty was ignored.
Bulaşık makinasının nasıl çalıştığını anlatabilir misin?Could you explain how the dishwasher works?
Onun konuşmasının ana noktasını anlamadım.I didn't get the point of his speech.
Savaşlar gelir ve gider, ancak askerler baki kalırlar.Wars come and go, but soldiers stay eternal.
Annene benden selam söyle.Say hello to your mum for me.
Eğer emniyet kemeri olmasaydı şu an hayatta olmazdım.If it hadn't been for the seatbelt, I wouldn't be alive today.
Diyetinizde bir anda dramatik değişiklikler yapmaya çalışmayın.Don't try to make dramatic changes to your diet all at once.
O, onun şakasını anlamadı.He did not understand her joke.
Bazı insanlar o anı yaşamayı tercih eder.Some people prefer to live by the moment.
Seni anlamak gerçekten çok zor.Understanding you is really very hard.
Sümercede "LÚ.GAL" hükümdar veya kral anlamına gelir.In Sumerian "LÚ.GAL" means the ruler or king.
Şu an sıkılıyorum.Bored now.
Sonunda kayıp anahtarını buldu.She finally found her missing keys.
Küçük çatal salata için ve büyük olan ana yemek içindir.The small fork is for your salad, and the large one is for the main course.
Bana bu kilidin anahtarını ver!Give me the key to this lock!
O şu anda evde.He's at home right now.
Bir insan başka bir insanı tümüyle anlamayabilir.A person cannot understand another person completely.
Annem banyoya girmek üzere.Mom is about to enter the bath.
Söylediklerini anlayabiliyorum.I can understand what you are saying.
Ben onu biraz anlıyorum ama konuşamıyorum.I understand it a little, but I can't speak it.
Marie annesine yardım ediyor.Marie is helping his mother.
Benim adım Andrea.My name is Andrea.
Sen anahtarını arıyorsun.You are looking for your key.
Ne söylemeye çalıştığını anlamıyorum.I don't understand what you're trying to say.
O bana geldi ve hiç anlamadığım bir şeyler söyledi.She came to me and said something that I didn't understand at all.
Aniden ölen annemi hatırladım.I remembered my mother, who died suddenly.
Onun her an gelmesini bekliyorum.I expect him to come at any moment.
O program şu anda yayınlanıyor.That program is now being broadcast.