-Saydalılar Hermona Siryon, Amorlularsa Senir derler.-צידנים יקראו לחרמון שרין והאמרי יקראו לו שניר׃
-Saydalılar Hermona Siryon, Amorlularsa Senir derler.-والصيدونيون يدعون حرمون سريون والاموريون يدعونه سنير.
-Saydalılar Hermona Siryon, Amorlularsa Senir derler.-( 這 黑 門 山 、 西 頓 人 稱 為 西 連 、 亞 摩 利 人 稱 為 示 尼 珥 。
-Saydalılar Hermona Siryon, Amorlularsa Senir derler.-( 這黑門山 、 西頓人 稱為 西連 、 亞摩利人 稱為 示 尼珥 。
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.Ora, Balaque, filho de Zipor, viu tudo o que Israel fizera aos amorreus.
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.A Balák, syn Cipporov, videl všetko, čo učinil Izrael Amorejovi.
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.A viděl Balák, syn Seforův, všecko, co učinil Izrael Amorejskému.
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.A widząc Balak, syn Seforów, wszystko, co uczynił Izrael Amorejczykowi,
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.Ba-lác , con_trai Xếp-bô , thấy hết mọi điều Y-sơ-ra-ên đã làm cho dân A-mô-rít .
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.Ba-lác, con trai Xếp-bô, thấy hết mọi điều Y-sơ-ra-ên đã làm cho dân A-mô-rít.
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.Balac, fiul lui Ţipor, a văzut tot ce făcuse Israel Amoriţilor.
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.Balac hijo de Zipor había visto todo lo que Israel había hecho a los amorreos
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.Balak, fils de Tsippor, vit tout ce qu`Israël avait fait aux Amoréens.
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.Da Balak, Sippors sønn, så alt det Israel hadde gjort mot amorittene,
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.Da Balak, Zippors Søn, så alt, hvad Israel havde gjort ved Amoriterne,
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.És mikor látta Bálák, a Czippór fia mind azokat, a melyeket cselekedett vala Izráel az Emoreussal:
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.In Balak, sin Ziporjev, je videl vse, kar je storil Izrael Amorejcem.
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.십볼의 아들 발락이 이스라엘이 아모리인에게 행한 모든 일을 보았으므로
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.Mutta Baalak, Sipporin poika, näki kaiken, mitä Israel oli tehnyt amorilaisille.
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.Och Balak, Sippors son, såg allt vad Israel hade gjort mot amoréerna.
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.Or Balak, figlio di Zippor, vide quanto Israele aveva fatto agli Amorre
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.Und Balak, der Sohn Zippors, sah alles, was Israel getan hatte den Amoritern;
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.Και Βαλακ ο υιος του Σεπφωρ ειδε παντα οσα εκαμεν ο Ισραηλ εις τους Αμορραιους.
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.А Валак Сепфоровият син видя всичко що стори Израил на аморейците.
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.И видел Валак, сын Сепфоров, все, что сделал Израиль Аморреям;
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.וירא בלק בן צפור את כל אשר עשה ישראל לאמרי׃
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.ولما رأى بالاق بن صفّور جميع ما فعل اسرائيل بالاموريين
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.以 色 列 人 向 亞 摩 利 人 所 行 的 一 切 事 、 西 撥 的 兒 子 巴 勒 都 看 見 了
Sippor oğlu Balak İsraillilerin Amorlulara neler yaptığını duydu.以色列人 向 亞摩利人 所 行 的 一切事 、 西撥 的 兒子 巴勒 都 看 見了
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,Allora vi dissi: Siete arrivati presso la montagna degli Amorrei, che il Signore nostro Dio sta per darci
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,A povedal som vám: Prišli ste až po vrch Amoreja, ktorý nám dá Hospodin, náš Bôh.
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,Da sagde jeg til eder: "I er nu kommet til Amoriternes Bjerge, som HERREN vor Gud vil give os.
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,Da sa jeg til eder: Nu er I kommet til amoritter-fjellene, som Herren vår Gud vil gi oss.
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,Então eu vos disse: Chegados sois �s montanhas dos amorreus, que o Senhor nosso Deus nos dá.
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,Entonces os dije: 'Habéis llegado a la región montañosa de los amorreos, la cual nos da Jehovah nuestro Dios
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,És mondám néktek: Eljutottatok az Emoreusok hegyéig, a melyet az Úr, a mi Istenünk ád nékünk.
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,I řekl jsem vám: Přišli jste až k hoře Amorejské, kterouž Hospodin Bůh náš dává nám.
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,I rzekłem do was: Przyszliście aż do góry Amorejczyka, którego Pan, Bóg nasz, dawa nam.
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,Je vous dis: Vous êtes arrivés à la montagne des Amoréens, que l`Éternel, notre Dieu, nous donne.
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,내가 너희에게 이르기를 우리 하나님 여호와께서 우리에게 주신 아모리 족속의 산지에 너희가 이르렀나니
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,Och jag sade till eder: »I haven nu kommit till amoréernas bergsbygd, som HERREN vår Gud, vill giva oss.
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,Şi eu v'am zis: ,,Aţi ajuns la muntele Amoriţilor pe care ni -l dă Domnul, Dumnezeul nostru.
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,Tu sem vam rekel: Prišli ste h gorovju Amorejcev, katero nam daje GOSPOD, Bog naš.
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,Και ειπα προς εσας, Ηλθετε εις το ορος των Αμορραιων, το οποιον διδει εις ημας Κυριος ο Θεος ημων
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,И рекох ви: Дойдохте до планинските страни на аморейците, които ви дава Господ нашият Бог.
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,И сказал я вам: вы пришли к горе Аморрейской, которую Господь, Богнаш, дает нам;
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,ואמר אלכם באתם עד הר האמרי אשר יהוה אלהינו נתן לנו׃
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,فقلت لكم قد جئتم الى جبل الاموريين الذي اعطانا الرب الهنا.
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,我 對 你 們 說 、 你 們 已 經 到 了 耶 和 華 我 們 神 所 賜 給 我 們 的 亞 摩 利 人 之 山 地
Size, ‹Tanrımız RABbin bize vereceği Amorluların dağlık bölgesine vardınız› dedim,我 對 你 們說 、 你 們 已 經到 了 耶和華 我 們神 所 賜給 我 們 的 亞摩利人 之 山地
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.내가 너희를 애굽 땅에서 이끌어 내어 사십년 동안 광야에서 인도하고 아모리 사람의 땅을 너희로 차지하게 하였고
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.Вас же Я вывел из земли Египетской и водил вас в пустыне сорок лет, чтобы вам наследовать землю Аморрейскую.
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.ואנכי העליתי אתכם מארץ מצרים ואולך אתכם במדבר ארבעים שנה לרשת את ארץ האמרי׃
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.وانا اصعدتكم من ارض مصر وسرت بكم في البرية اربعين سنة لترثوا ارض الاموري.
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.我 也 將 你 們 從 埃 及 地 領 上 來 、 在 曠 野 引 導 你 們 四 十 年 、 使 你 們 得 亞 摩 利 人 之 地 為 業
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.我 也 將 你 們從 埃及 地領 上來 、 在 曠野 引導 你 們 四十 年 、 使 你 們得 亞摩利人 之地 為業
Soyunun dördüncü kuşağı buraya geri dönecek. Çünkü Amorluların yaptığı kötülükler henüz doruğa varmadı.››A čtvrté pokolení sem se navrátí; nebť ještě není doplněna nepravost Amorejských.
Soyunun dördüncü kuşağı buraya geri dönecek. Çünkü Amorluların yaptığı kötülükler henüz doruğa varmadı.››A la quatrième génération, ils reviendront ici; car l`iniquité des Amoréens n`est pas encore à son comble.
Soyunun dördüncü kuşağı buraya geri dönecek. Çünkü Amorluların yaptığı kötülükler henüz doruğa varmadı.››Ale štvrté pokolenie sa navráti sem, lebo ešte doteraz nie je doplnená neprávosť Amoreja.
Soyunun dördüncü kuşağı buraya geri dönecek. Çünkü Amorluların yaptığı kötülükler henüz doruğa varmadı.››Alla quarta generazione torneranno qui, perché l'iniquità degli Amorrei non ha ancora raggiunto il colmo»