Biz Amerikalı değiliz.We are not Americans.
En az on Amerikalıyla arkadaş olduk.We made friends with at least ten Americans.
Tony adında Amerikalı bir arkadaşım var.I have an American friend named Tony.
Bazı Amerikalı arkadaşlarım var.I have some American friends.
Bildiğim kadarıyla, o Amerikalı.As far as I know, he is American.
Amerikalı bir aile ile birlikte kaldım.I stayed with an American family.
Ben bir Amerikalıyım.I'm from America.
Ben onun bir Amerikalı olduğuna inanıyorum.I believe him an American.
Ben Amerikalı bir öğrenciyim.I am an American student.
En az 10 Amerikalı ile arkadaş oldum.I became friends with at least 10 Americans.
Ben Japon'um ama sen bir Amerikalısın.I am Japanese, but you are an American.
Noh çalmakla ilgilenen bir Amerikalı ile tanıştım.I met an American who was interested in Noh plays.
Biz onu bir Amerikalı ile karıştırdık.We took him for an American.
Amerikalılar silahlara kolayca erişebilir.Guns are readily accessible to Americans.
Silahlara Amerikalılar tarafından kolayca erişilebilir.Guns are readily accessible to Americans.
Birçok Amerikalı Jazzla ilgilidir.Many Americans are interested in jazz.
Birçok Amerikalı Caz'a ilgi duyuyor.Many Americans are interested in jazz.
Birçok Amerikalının mizah duygusu vardır.Most Americans have a sense of humor.
Her yıl 20.000 'den fazla Amerikalı öldürülüyor.More than 20,000 Americans are murdered each year.
Japon halkının Noel'i Amerikalılar'ın yaptığı şekilde kutlamadıkları söylenilmektedir.It is said that Japanese people don't celebrate Christmas the way Americans do.
Japonlar Amerikalılardan birçok yönden farklıdır.Japanese differ from American in many respects.
Annesi Amerikalı.His mother is American.
O, Amerikalı mı?Is he American?
O, bir Amerikalı bilim adamı, Albert Einstein'a saygı duyuyor.He respects Einstein, an American scientist.
O, Amerikalı bir beyefendi değil mi?Isn't he an American gentleman?
O, Amerikalı bir hanım ile evli.He is married to an American lady.
O bir Amerikalı.He is an American.
O bir Amerikalı değildir.He is not an American.
O bir Amerikalı değil ama bir İngilizdir.He is not an American but an Englishman.
O bir Amerikalı değil ama bir Fransızdır.He is not an American but a Frenchman.
Sanki bir Amerikalıymış gibi konuşur.He speaks as if he were an American.
İngilizceyi sanki bir Amerikalıymış gibi konuşur.He speaks English as if he were an American.
O, İngilizceyi bir Amerikalı kadar akıcı bir şekilde konuşur.He speaks English as fluently as if he were an American.
O genç bir Amerikalı öğrenci değil mi?Isn't he a young American student?
Tipik bir Amerikalı genç gibi görünüyor.He seems to be a typical American boy.
O bir Amerikalı olmalı.He must be an American.
Onların yaptığı araştırmalar, Amerikalıların Japonya ile ilgilenmediğini gösteriyor.The research done by them shows that Americans are not interested in Japan.
Onlar Amerikalı mı?Are they American?
Onlar Amerikalı değiller mi?Aren't they Americans?
Onlar Amerikalı olmalılar.They must be Americans.
Onu bir Amerikalı sandım.I took her for an American.
Onun İngilizce konuştuğunu duysaydın onu bir Amerikalı sanırdın.If you heard her speak English, you would take her for an American.
O bir Amerikalı ama İngiltere'de yaşıyor.She is American, but she lives in England.
O, bir Amerikalı ile evlidir.She is married to an American.
O, doğuştan bir Amerikalıdır.She is an American by birth.
O, İngiliz Kanalında yüzmüş tek Amerikalı.He is the only American to have swum the English Channel.
O tamamen Amerikalıdır.He's American through and through.
Biz hepimiz Amerikalıyız.We are all Americans.
Onun Amerikalı olduğunu aksanından anladım.I understood from his accent that he was an American.
Ben Amerikalıyım.I am American.
Amerikalılar Toyota'ya olan güvenini kaybettiler.Americans have lost their trust in Toyota.
Bir Amerikalı kızla tanıştım.I met an American girl.
Bir Amerikalı kızla karşılaştım.I met an American girl.
İran, Amerikalı kadının serbest bırakılmasını engelliyor.Iran balks at release of American woman.
İran Amerikalı kadının serbest bırakılmasına karşı çıkıyor.Iran balks at release of American woman.
Yerli Amerikalılar ok ve yayla savaştılar.Native Americans fought with bow and arrow.
Onlar Amerikalılar gibi görünmüyor.They don't seem to be Americans.
Onu bir Amerikalı sandık.We mistook him for an American.
Onun Amerikalı kadar akıcı bir biçimde İngilizce konuştuğunu duydum.I heard her speaking English as fluently as an American.
Lucy, Amerikalıdır.Lucy is American.