Bu dönemin tabipleri ameliyatlar yapabilmekteydi.Les médications employées en chirurgie par les praticiens de l’époque pourraient nous surprendre.
Ardından sanatçının boğazındaki nodüller 5 Mayıs 2005'te ameliyatla alındı.Des nodules ont été postérieurement déplacés de sa gorge, lors d'une opération ayant lieu le 5 mai 2005.
Ameliyat gerekebilir.Il peut être opéré chirurgicalement.
Geçirdiği bir ameliyattan sonra öldü.Il meurt des suites d'une opération.
Amelie Fried (6 Eylül 1958) Alman yazar ve televizyon sunucusu.Amelie Fried (1958), présentatrice de télévision et écrivain allemande.
1657'de Pepys bobrek taşının alinması için bir ameliyat geçirmeye karar verdi.En 1657, Pepys prit la décision de se faire opérer.
Amelia bir gün Samuel'in kitapları içerisinde Mister Babadook adında gizemli bir masal kitabına rastlar.Mais un jour arrive chez eux, sans aucune raison, un livre de contes appelé Mister Babadook.
Bazı durumlarda açık ameliyata geçilmesi gerekebilir.Dans certains cas, une chirurgie à ciel ouvert peut être nécessaire.
Fakat Amelia onu durdurur.Mais Elliot l'en empêche.
Bu durumda hemen ameliyat yapılmaz.Dans ce cas, la chirurgie n'est d'aucun secours.
Agil Guliyev acil ameliyat ihtiyacındaydı.Phyllis doit être opérée d’urgence.
Kısa süre sonra kalça ameliyatı geçirdiğini ve iyileşmekte olduğunu doğruladı.Ils jugèrent qu'il apprendrait rapidement la chirurgie.
Bu sakatlık nedeniyle dizinden ameliyat oldu ve sezonun kalanında forma giyemedi.Il doit subi une intervention chirurgicale et ne joue plus du reste de la saison,,.
Daha güzel görünmek için bir dizi estetik ameliyat yaptırdı; göğüslerini dolgunlaştırdı.Elle a eu recours à la chirurgie esthétique pour se refaire les seins.
Mahallenin ekonomisi ameleliğe dayalıdır ve iş sıkıntısı çekilmektedir.Le Royaume-Uni a du mal à assurer le commerce avec ses colonies, et l'activité économique ralentit.
Maçtan 4 gün sonra bacağından ameliyat oldu.Cette opération doit le tenir à l’écart du jeu pendant 4 semaines après la chirurgie.
Fakat çocuklarda böyle bir durum söz konusu ise ameliyat edilmesi gerekir.Une jeune femme doit se faire opérer.
Sonraki hafta Strowman'ın kolundan ameliyat geçireceği ve altı ay ringlerden uzak kalacağı açıklandı.Il a été annoncé plus tard que Strowman souffre d'une blessure au bras qui l'écarte du ring pendant 6 mois.
Gelişmekte olan mine %30 proteinden oluşur ve bu proteinlerin % 90'ı amelogenindir.L'émail en développement contient environ 30 % de protéines et 90 % d'entre elles sont cette amélogénine.
Summerslam'de Stephen Amell ve Neville, Stardust ve King Barrett ile karşılaştı ve kazanan taraf oldular.Lors de SummerSlam, Neville et lui battent Stardust et King Barrett.
Aralık ayının sonunda Amelle Berrabah gruba katıldı.À la fin de 1999, Forrest rejoint le groupe.
Labiyoplasti: Kadın dış genital organının (labium minusların) yeniden şekillendirilmesi ameliyatıdır.Propagule : tout organe de reproduction asexuée.
Derhal ameliyatı ve radyoterapi'yi tamamladı.Radiolyse et radiostérilisation des médicaments.
Drake'in dizi ameliyat edildi.Le son du doc a été coupé.
Bu arada Jack'in ameliyatı başlar.C'est à partir de ce moment-là que la vie de Jack commence à changer de rythme.
WWE kariyerine başlamadan önce omuz ameliyatı olmaya karar vermiştir.Elle a exercé le métier de couturière avant de créer son association.
Atlas Okyanusu'nu uçakla tek başına geçen ilk kadın pilot Amelia Earhart'tır.Connu pour être le premier avion qu'acheta Amelia Earhart.
İnsandan insana ilk başarılı kalp nakli ameliyatını gerçekleştirdi.Il a réalisé la première réanimation cardiaque par massage transpariétal avec succès.
Usta ise Doktor'u ameliyat eden Grace Holloway'in sevgilisinin bedenine yerleşir.Il est accompagné brièvement par Grace Holloway, la chirurgienne responsable de sa régénération.
6 Haziran 2013 tarihinde Amell, eşinin ilk çocuklarına hamile olduğunu açıklamıştır.En novembre 2015, Jasmine annonce qu'elle est enceinte de six mois de leur premier enfant.
Ameliyatlarda, özellikle trepanasyon ameliyatlarında ileri oldukları görülmektedir.Ce phénomène se voit particulièrement dans les opérations de chirurgie esthétique.
Amelia ağlamaktadır ve Boccanegra bunun nedenini sorar.Nathan rencontre donc Granpapéti et lui demande pourquoi envoûte-t-il cette supérette.
Doktor, haftada iki kez ameliyat yapar.El médico opera dos días a la semana.
Ameliyattan başka çare kalmadı.No queda otro remedio que operar.
Einstein ameliyatı şu sözlerle reddetti, “İstediğim zaman gitmek istiyorum.Einstein rechazó la cirugía, diciendo: «Quiero irme cuando quiero.
Fransa'ya döndükten sonra bir filmde rol aldı, La Parisienne ve ameliyat eğitimi aldı.Después de regresar a Francia, apareció en una película, La Parisienne, y recibió formación operística.
Hershel, Dale'in yaralarının çok derin olduğunu ve ameliyatın bile Dale'i iyileştirmeye yetmeyeceğini söyler.Hershel descubre que las lesiones de Dale son demasiado severas y que no sobrevivirá.
Yardımcı (adjuvan) kemoterapi, ameliyat sonrasında uygulanan kemoterapidir.La quimioterapia adyuvante es la que se administra después de la cirugía.
Gelişmekte olan mine %30 proteinden oluşur ve bu proteinlerin % 90'ı amelogenindir.El esmalte desarrollado contiene alrededor de 30% de proteína, y el 90% de este son amelogeninas.
Açık veya laparoskopik ameliyatla tedavi edilebilir.Puede realizarse mediante cirugía abierta o con laparoscopia.
Ameliyat sonrasında kısa bir süre halsizlik yaşasa da, peritonit bulguları kayboldu.Después de un breve período de debilidad posoperatoria, los signos de peritonitis desaparecieron.
Adanın hiçbir ekonomik işlevi yoktur ve genellikle Amelia Earhart'ın ulaşamadığı ada olarak bilinir.Por este motivo la isla también se conoce como "la isla que Amelia Earhart nunca alcanzó".
19 Şubatta ilk denizaltılar savaş ameliyatlarına başladı.El 1 de mayo la Escuadrilla comenzó las operaciones antisubmarinas.
Amelia Earhart'ın çocukluğu Amelia Earhart MüzesiAmelia, película sobre Amelia Earhart.
Gastrektomi midenin kısmen veya tamamen ameliyatla alınmasıdır.La gastrectomía es la intervención quirúrgica que consiste en la remoción parcial o total del estómago.
Hemen ameliyat edilmesi gerekmez.De inmediato se decidió operar.
2000 yılının Ocak ayında Schuldiner tümörden arta kalanların alınması için ameliyata girer.En enero de 2000, Schuldiner requirió cirugía para extirpar los restos del tumor.
Amelie Fried (6 Eylül 1958) Alman yazar ve televizyon sunucusu.Amelie Fried (Ulm, 6 de septiembre de 1958) es una escritora y presentadora de Alemania.
Paolo bunu kabul etmez ve Pietro ile Amelia’yı kaçırmaya karar verir.Paolo, furioso, planea con Pietro secuestrar a Amelia.
Ameliyat gerekebilir.No requiere cirugía.
1959 yılında Burgess'a ameliyat edilemez bir beyin tümörü tanısı kondu ve bir yıldan az ömür biçildi.En junio de 1955 Laurel sufrió un leve derrame cerebral que le imposibilitó un tiempo.
Ayrica bu ameliyet onun çocuksuz olmasına neden olduğu da iddia edilmektedir.Aquí, tal vez, encontramos la razón por la que es acusada de ser poco artística.
Rinoplasti: Burun estetiği ameliyatıdır.Rinoplastia: tiene la finalidad de mejorar estéticamente la nariz.
Minede bulunan diğer önemli proteinler ameloblastinler, enamelinler ve tuftelinlerdir.Otras proteínas significativas en el esmalte son ameloblastinas, enamelinas, y tuftelinas.
1928 - Havacı Amelia Earhart, bir uçak ile Atlantik Okyanusu'nu geçen ilk kadın oldu.1928: Amelia Earhart se convierte en la primera mujer que cruza el Océano Atlántico.
2 Ocak 2009′da bir saat süren bir apandist ameliyatı geçirdi.El 2 de enero del 2009, fue operado de urgencias de apendicitis.
Yalnızca %10 kadarı ameliyatla çıkarılmayı gerektirecek abseslere yolaçar.Menos del 1% requirieron cirugía para corregirlos.
Derhal ameliyatı ve radyoterapi'yi tamamladı.Fue tratado con cirugía y radioterapia.
Kar nedeniyle kulaklarından birden fazla ameliyat geçirmiş ve bu nedenle işitme sorunları bulunmaktadır.Tiene un problema auditivo, lo que le llevó a tener múltiples cirugías de oído, que a su vez le causaron tics.
6 Haziran 2013 tarihinde Amell, eşinin ilk çocuklarına hamile olduğunu açıklamıştır.El 30 de mayo de 2011 Stevens anunció que estaba embarazada de su primer hijo.