Amcası Donald III, İskoçya tahtını ele geçirerek bir veraset çatışmasını tetikledi.Her uncle Donald III seized the throne of Scotland, triggering a messy succession conflict.
Amcası Jōe, okumak için Çin'e giden bir keşişti. [1]Her uncle, Jōe, was a monk who traveled to China to study.[6]
Ancak film, Kreon'un Eteokles'in amcası olduğunu kabul etmemektedir.The film however, omits any acknowledgement of Creon being the uncle of Eteocles.
Ölümünden sonra Eteokles'in yerine amcası Kreon geçti.Upon his death, Eteocles was succeeded by his uncle, Creon.
Bu versiyonda Jane'in amcası Julius Hersheimer'ı Clarke Peters canlandırıyor.Julius Hersheimer, Jane's uncle in this version, is played by Clarke Peters.
1578'de amcasının daveti üzerine Polonya'ya gitti ve Pułtusk'taki Cizvit kolejinde okudu.He went to Poland at his uncle's invitation in 1578 and studied at the Jesuit college in Pułtusk.
Platzer, amcasıyla birlikte Passau'da saray ressamı olarak çalıştı.Platzer worked with his uncle as a court painter in Passau.
Ali sürgün sırasında kardeşleriyle birlikte amcası ve üvey babası Kamil Paşa tarafından eğitildi.During the exile, Ali was educated along with his siblings by his uncle, and stepfather Kamil Pasha.
Saltuk, amcası Ziyaeddin'in 1132'de ölümünden sonra bey oldu.Saltuk became the bey after the death of his uncle Ziyaeddin in 1132.
Maloney'nin amcası Barbados'taki Bushy Park Pisti'ni yönetiyor.Maloney's uncle manages the Bushy Park Circuit in Barbados.[11]
Walter Benjamin'in büyük amcasıdır.[1]He was the great-uncle of Walter Benjamin.[1]
Altı yıl sonra amcasının ölümünden sonra Kalisz Dükalığı'nı da himayesi altına aldı.[4]Six years later, after the death of his uncle, he also obtained the Duchy of Kalisz.[4]
Kinzel, Günther Lützow'un amcasıydıKinzel was the uncle of Günther Lützow.
Hanedana adını veren oğlu Zuray, amcası Mes'ûd ile birlikte hükümdarlığı sürdürmüştür.His son Zuray, who gave the dynasty its name, proceeded to rule together with his uncle al-Mas'ūd.
Oymacı ve yayıncı Johann Theodor de Bry (1561–1623) onun üvey amcası olmuştur.[1]Johann Theodor de Bry (1561–1623) was his step uncle.[2]
1846'da Edwards Brezilya'ya seyahat etti ve amcası Armory Edwards ile Amazon Nehri'ne gitti.In 1846 Edwards traveled to Brazil and journeyed up the Amazon River with his uncle, Armory Edwards.
Yunan Bağımsızlık Savaşı'nın kahramanı Manto Mavrogenous'un büyük amcasıydı.He was the great-uncle of Manto Mavrogenous, a heroine of the Greek War of Independence.
Amcası aktör Wilfred Lawson'du.Sein Onkel war der Schauspieler Wilfrid Lawson.
Amcası ona Yenice (Giannitsa)de terzilik öğretti.Er war wie seine Mutter Nin’insina eine Heilgottheit.
İslam dininin peygamberi olan Muhammed'in amcasıdır.Muhammad – Prophet des Islam.
1928'de, Liderliğini, amcası Panayis Çaldaris'in yürüttüğü Halk Partisi'ne üye oldu.Bereits 1928 wurde er jedoch Mitglied der von seinem Onkel Panagis Tsaldaris geführten Volkspartei (LK).
Ayrıca amcası Walter Renneisen, Alman bir aktördür.Ihr Onkel ist der deutsche Schauspieler Walter Renneisen.
Bunu daha sonra amcasının oğlundan (konuk oyuncu Erkan Can) öğrenir.Dieser belehnte nun seine Söhne mit dem Herzogtum.
Birinci Dünya Savaşı döneminde, babası ile birlikte üç amcası yaşamlarını yitirdiler.1914 fielen zu Beginn des Ersten Weltkrieges sowohl ihr Vater als auch drei ihrer Onkel.
Geçimini temin etmek için, amcasından meslek öğrendi.Ihrem Onkel haben sie eine Nachricht hinterlassen.
Amcası İkinci Dünya Savaşı'ndan önce Berlin'deki İran büyükelçiliğinde konsolostu.Ihr Großvater arbeitete während des Zweiten Weltkrieges in der italienischen Botschaft in Berlin.
Bleda ve Attila'nın amcasıdır.Er war der Vater Bledas und Attilas.
Babası ve amcası Rio'da profesyonel futbolcuydular.Bereits sein Vater und einer seiner Onkel spielten professionell Fußball.
Halil Kut, Enver Paşa'nın amcasıdır.Halil Kut war ein Onkel Enver Paschas väterlicherseits.
Zuko için amcası çok önemlidir.An Jakob sei etwas Bedeutendes.
Babası elinden tutarak amcasına teslim eder.Sie erzählt es gleich ihrem Onkel.
Peter amcasının katilini bulur.Charlie weiß jedoch von der Schuld ihres Onkels.
Zülfü’nün başına bir şey gelirse tüm varlığı amcasının olacaktır.Hepp, Fred: Wenn der Vater fehlt, kommen die Onkels.
Babasını Balkan Savaşlarında diğer üç amcasıyla birlikte kaybetti.Er verlor seine drei Geschwister im Krieg.
5 yaşında piyano çalmaya başladı ve amcası ona 9 yaşında gitar aldı.Eric Bazilian fing mit fünf Jahren an, Klavier zu spielen, mit neun brachte ihm ein Onkel Gitarre spielen bei.
Jacen, amcası Luke Skywalker'ın çocuklarına yol göstericilik yaptı.Die Jawas verkaufen die beiden Droiden an Luke Skywalkers Onkel.
Amcası The Beach Boys grubunun üyesi Mike Love'dur.Kevin Love ist ein Neffe des Beach-Boys-Mitglieds Mike Love, der Stans Bruder ist.
Amcası ona Berlin'deki Reichskreditbank'ta bir iş buldu.Sein Vater verschaffte ihm einen Job in einer Bank an der Wallstreet.
Bir amcası 1960'larda Ayub Khan kabinesinde bir bakanı olarak görev yapmıştır.1963 erhielt er eine Anstellung als Assistant District Officer in Kunak.
Amcası olan Salih Ismail tarafından kovalanmaya başlandı.Daher wurde er von der Hamas als Nachfolger Ismail Haniyyas ins Gespräch gebracht.
Deniz'in amcası.Der Onkel vom Mars.
Bu sırada sürgünde yaşayan amcası Ebu Salim ile gizlice anlaştı.Gegen diesen verschwor sich Ibn Chaldūn mit dessen im Exil lebenden Onkel, Abu Salim.
Stanley Pines : Dipper ve Mabel'ın sinsi amcası Stan, Gizemli Kulübe'nin yöneticisidir.Stanley „Gronkel Stan“ Pines Stan ist der ruppige Großonkel von Dipper und Mabel.
Sembolik olarak iki yaşında, 15 Mayıs 908 günü babası ve amcası tarafından tac giydirilmiştir.Als Thronfolger ausgerufen wurde er von seinem Vater und seinem Onkel Alexander am 15. Mai 908.
Vahdettin'in üçüncü eşi Meveddet kadınefendinin amcasının kızıdır.Das Zimmermädchen Neals ist die Enkelin der Frau vom Heiligen Berg.
Babası ve amcası burada bir bot ve ayakkabı fabrikası işletmekteydi.Sein Vater betrieb ein Kaufhaus für Bekleidung und Schuhe.
Amcası Hüseyin Fehmi Fırat üç dönem milletvekilliği ve Demokrat Parti Genel İdare Kurulu Üyeliği yapmıştır.Sein Onkel Hüseyin Fehmi Fırat war dreimal Abgeordneter und Mitglied der Führung der Demokrat Parti.
Çocukluğunda Katolik rahip olan amcası de Sade’nin yanında eğitim gördü.Ein Onkel von ihm, katholischer Priester, nahm sich seiner an.
Aynı zamanda amcası Rajesh Roshan müzik direktörüdür.Sein Bruder Joachim Roller ist ebenfalls Kirchenmusiker.
Büyük amcası için Nissim Kamondo maddesine bakınız.Blicke in das Familienleben des großen Tonmeisters.
Büyük amcası aktör Ralph Bellamy'dir.Verantwortlicher Konstrukteur war Ralph Bellamy.
Savaşta eniştesini ve amcasını kaybeder.Im Krieg hatte sie ihren Mann und ihren Bruder verloren.
O’na I. Dünya Savaşı’nda ölen amcasının adını verdiler.Er erhielt seinen Namen nach einem im Ersten Weltkrieg gefallenen Verwandten.
"Şerif" adı, kendisi doğmadan önce ölen amcasının adına ithafen verilmiştir.Er wurde nach seinem älteren Bruder, der noch vor seiner Geburt verstarb, benannt.
Amcasıyla birlikte deniz ticareti ile uğraşırdı.Dort betrieb er mit seinem Onkel ein Ladengeschäft.
Babası ve amcası Rio'da profesyonel futbolcuydular.Son père et son oncle sont des footballeurs professionnels à Rio.
1921 yılında amcası Aleksandr Svanidze, Yakov'u Moskova'ya gidip eğitim alması konusunda teşvik etti.En 1921, son oncle, Alexander Svanidzé, lui conseille d'aller à Moscou pour y faire des études supérieures.
Amcası aktör ve şarkıcı Frank Stallone ve büyükannesi Jackie Stallone idi.Son oncle est l'acteur et chanteur Frank Stallone, sa grand-mère est Jackie Stallone.
Babası, üç amcası ve büyükbabası Derbyshire CCC kriket takımında oynamışlardır.Son père, ses trois oncles et son grand-père jouaient au cricket pour le Derbyshire County Cricket Club.
Aynı zamanda Fransız aktris Lea Seydoux büyük amcasıdır.Il est aussi le grand-oncle de l'actrice française Léa Seydoux.