Namchul Japonya'nın en iyi go oyuncularından Cho Chikun'un amcasıdır.Namchul est aussi l'oncle de Cho Chikun, l'un des meilleurs joueurs de go au Japon.
John'ın babası Kyle Reese'in ağabeyidir ve biyolojik olarak John'ın amcasıdır.Il est le frère aîné de Kyle Reese et l'oncle biologique de John.
Ölümünden sonra amcasından gelen baskılara rağmen bir daha asla evlenmedi.Après sa mort, bien que pressée par son oncle, elle ne se remaria pas.
41 sonu ya da 42 yılı başlarında amcası tarafından açlığa mahkûm edilerek öldürülmesi emri verildi.Fin 41 ou début 42, son oncle ordonna son exécution, apparemment par la faim.
Büyük amcası aktör Ralph Bellamy'dir.Le grand-oncle de Sam n'était autre que l'acteur Ralph Bellamy.
Cull; Thor bilnmeyen, kayıp amcasıdır.Titre : Tarzan, the lost adventure.
Amcasının oğlu III. Osman'ın ölümü üzerine 1757'de tahta geçmiştir.Il succéda à son cousin Osman III en 1757 à la mort de ce dernier.
Ernesto tek başına sahneye girer ve uzak bir seyahat için ayrılmadan önce amcasına veda etmek niyetindedir.Scène 5 : Entre justement Ernesto qui vient saluer son oncle avant de partir.
Hayalet Üçlü : Casper'in 3 kötü, birbirinden iğrenç amcasıdır.Casper, un gentil fantôme, est le bouc-émissaire de ses trois oncles, les mauvais Teigneux, Bouffi et Crado.
Harold Meadows (Harold Lloyd), terzi olan amcasının yanında çıraklık yapan fakir bir gençtir.Harold Meadows est un timide célibataire qui travaille comme apprenti tailleur auprès de son oncle.
Ardından Bran'in amcası Benjen Stark tarafından kurtarılırlar.Il s’avère que leur sauveur n’est autre que Benjen Stark, l’oncle de Bran.
Aynı yılın 3 Eylül'ünde amcası, dedesi, büyükannesi ve kuzeni Pavlik ile beraber küçük kardeşni öldürdü.Le 3 septembre 1932, son grand-père, sa grand-mère et un cousin l'assassinèrent, lui et son petit frère.
1928'de, Liderliğini, amcası Panayis Çaldaris'in yürüttüğü Halk Partisi'ne üye oldu.En 1928, il rejoignit le Laïkó Kómma, dirigé par son oncle Panagis Tsaldaris.
Amcası çok ünlü bir tenis koçuydu.Elle est restée plus particulièrement célèbre comme joueuse de tennis.
Bazı alimlere göre ise amcasıdır.Peut-être a-t-il été son oncle.
Büyük amcası için Nissim Kamondo maddesine bakınız.Pour les articles homonymes, voir Kammu.
Peter amcasının katilini bulur.Peter trouve le squelette de son grand-père décédé.
Emmy ödülü sahibi Ted Demme'nin amcasıdır.Il est l'oncle du réalisateur Ted Demme.
Amcası Kral olan babasını kıskanmıs ve öldürmüştür.George est rejeté et déshérité par son père.
İstanbul'da amcası İlyas'ın oturduğu evde kalmaktadır.Il s'installe à Laval, où habite son oncle.
Amcası olayın içinde yer alır.Son chef-lieu se situe au Déluge.
İstanbul'a amcasının yanına yollanır.Il monte ensuite à Paris auprès de son oncle.
Amcası ve halası onu büyüttü; kendileri genç yaşta çocuklarını kaybetmişlerdi.Son frère, sa sœur et lui ont été abandonnés par leur père dans leur jeunesse.
Babası ve amcası burada bir bot ve ayakkabı fabrikası işletmekteydi.Son père exploitait un poste de traite de peaux et d'armes.
Büyük amcası Manuel Montt Şili'nin iki kez cumhurbaşkanı olmuştu.Manuel Francisco Antonio Julián Montt Torres a été élu président du Chili deux fois.
Küçük yaşta babasını kaybettiğinden dolayı amcası Giovanni Fogliani tarafından yetiştirilir.Ayant perdu ses parents en bas âge, Oliverotto da Fermo est élevé par son oncle, Giovanni Fogliani.
Ayrıca amcası ve annesinin sakladığı birçok sırrı da öğrenecektir.Jenny découvre un secret que son père et sa mère lui ont caché.
İki yaşında babasını kaybetti ve amcası tarafından yetiştirildi.Il avait perdu son père à deux ans et fut élevé par ses grands-parents.
Çocukluğundan beri çizmeye hevesliydi, ve amcası ona eski eserleri nasıl restore edebileceğini öğretti.Il y a passé son enfance et ses souvenirs imprègnent son œuvre.
Onun bankada çalışan bir amcası var.Ella tiene un tío que trabaja en un banco.
Onun amcası beş yıl önce öldü.Su tío murió hace cinco años.
Tom şimdi amcasıyla yaşıyor.Ahora Tom vive con su tío.
Helen her Pazar amcasını ziyaret eder.Helen visita a su tío cada domingo.
Tom Mary'nin amcasını ziyaret etmesi için Boston'a gitmesini istedi.Tom quería que Mary fuese a Boston a visitar a su tío.
Tom'un üç amcası var.Tom tiene tres tíos.
Tom Mary'nin babası değildir fakat onun amcası.Tom no es el padre de Mary, sino su tío.
Tom'un Boston'da üç amcası var.Tom tiene tres tíos en Boston.
Lord Fermor - Lord Henry'nin amcası.Lord Fermor: Tío de Lord Henry.
Önce kendisine karşı isyan eden amcasının oğlu Mengübars hâdisesini bastırdı.Sin descendencia, le sucedió el hijo de su prima.
John, bacağı kırıldığından babası ve amcasına mezarın açılması sırasında katılamaz.Dado que John tiene una pierna fracturada, no puede acompañar a su padre y tío cuando abren la tumba.
Büyük amcası Manuel Montt Şili'nin iki kez cumhurbaşkanı olmuştu.Su tío abuelo Manuel Montt fue dos veces presidente de Chile.
Ancak bir gece Gandi'nin amcası, kısa bir süreliğine Gandi'nin dinlenmesi için yerine geçti.Sin embargo, una noche, un tío de Gandhi fue a relevarlo durante unas horas.
Amcası olan Fred Upton, ABD, Michigan 6. kongre bölge temsilcisidir.Además su tío es Fred Upton, congresista del 6º distrito del Congreso de Míchigan.
Bir hırsızı durdurabileceği halde durdurmaz ve o hırsız Peter'ın amcası Ben'i öldürür.Una vez, ella no puede detener a cierto ladrón , quien posteriormente asesina al tío de Peter, Ben..
Kör edilmiş amcası Belâş'ın (484-488) yerine asiller tarafından taç giydirildi.Fue coronado por los nobles en el lugar de su tío Balash (484-488), depuesto y cegado.
Aynı yılın 3 Eylül'ünde amcası, dedesi, büyükannesi ve kuzeni Pavlik ile beraber küçük kardeşni öldürdü.El 3 de septiembre de ese año, su tío, abuelo, abuela y un primo lo asesinaron, junto a su hermano menor.
Çocukluğu sırasında ailesini kaybetti ve Almatı'da amcasıyla birlikte yaşamaya başladı.Perdió a sus padres durante la infancia por lo que pasó a vivir con su tío en Almatý.
Amcası olan Salih Ismail tarafından kovalanmaya başlandı.Este último fue destronado por su tío Al-Salih Ismaël.
1928'de, Liderliğini, amcası Panayis Çaldaris'in yürüttüğü Halk Partisi'ne üye oldu.En 1928, entró en el partido político que dirigía su tío, Panagis Tsaldaris.
Amcası V. Giorgi’nin naipliği altında geçen saltanatı kısa sürmüş ve çok genç yaşta 1313 yılında ölmüştür.Reinó bajo la regencia de su tío Jorge V y murió en la minoría de edad en 1313.
Doğu Roma İmparatorluğu amcası Valens'in yönetimindeydi.El Imperio romano de Oriente estaba bajo el dominio de su tío Valente.
Evde yaşayan diğer aile üyeleri büyük annesi ve amcası Boniface Breton idi.En su casa vivían también su abuela materna y su primo Boniface Breton.
Burada annesi, amcası ve teyzesi Livia Drusilla ile birlikte büyüdü.Fue educada por su hermana, su tío y su tía Livia Drusila.
Babası ve amcası Rio'da profesyonel futbolcuydular.Su padre y su tío fueron jugadores profesionales de fútbol sala.
(Diziden ayrıldı) Furkan Keskin (Yusuf Akgün) - Ayşem’in amcasının oğludur.Soy el hijo de aquel que dio zakat (limosna) al pobre.
Hyong-gwon aynı zamanda KDHC kurucusu Kim İl-sung'un amcasıdır.Kim Hyong-gwon era un tío del líder norcoreano Kim Il-sung.
Zülfü’nün başına bir şey gelirse tüm varlığı amcasının olacaktır.Cuál heredará cada hijo, depende del azar.
Bu isim Muhammed'ın amcasına nispeten verilmiştir.Uno de los tíos de Mahoma debería de hacerse cargo de él.
Amcası peşinden gider.Su familia va tras él.
1844-1852'de tanınmış bir ressam olan amcası "Peter von Cornelius" yanında Berlin'de yaşamıştır.Cornelius vivió en Berlín con su tío paterno, el famoso pintor Peter von Cornelius entre 1844 y 1852.