Amcasına doğru gittiğini ve neredeyse onu öldürdüğünü hatırlarsınız.Depois, recua, e vai novamente atrás dele e quase o mata.
Amcasına doğru gittiğini ve neredeyse onu öldürdüğünü hatırlarsınız.Erinnern Sie sich? Er geht nach oben zu seinem Onkel und tötet ihn fast.
Amcasına doğru gittiğini ve neredeyse onu öldürdüğünü hatırlarsınız.Ha visszaidézítek, folyamatosan odamegy a nagybátyjához és majdnem megöli.
Amcasına doğru gittiğini ve neredeyse onu öldürdüğünü hatırlarsınız.I husker nok, at han bliver ved med at gå hen til sin onkel og næsten dræbe ham.
Amcasına doğru gittiğini ve neredeyse onu öldürdüğünü hatırlarsınız.Il continue de rendre visite à son oncle,
Amcasına doğru gittiğini ve neredeyse onu öldürdüğünü hatırlarsınız.햄릿이 복수를 위해 갔다가 되돌아오기를 반복했던 기억이 있으시죠. 그를 거의 죽일 뻔 했다가, 나오고
Amcasına doğru gittiğini ve neredeyse onu öldürdüğünü hatırlarsınız.Ni kommer ihåg att han gång på gång söker upp sin farbror och nästan dödar honom.
Amcasına doğru gittiğini ve neredeyse onu öldürdüğünü hatırlarsınız.Pamätáte si, že príde ku strýkovi a takmer ho zabije. A potom cúvne.
Amcasına doğru gittiğini ve neredeyse onu öldürdüğünü hatırlarsınız.Recuerdan que después aborda a su tío y casi lo mata.
Amcasına doğru gittiğini ve neredeyse onu öldürdüğünü hatırlarsınız.Se vi ricordate, continua ad affrontare lo zio e quasi lo uccide.
Amcasına doğru gittiğini ve neredeyse onu öldürdüğünü hatırlarsınız.Tôi còn nhớ, Hamlet dần tiến tới chỗ người chú và suýt giết được ông ta.
Amcasına doğru gittiğini ve neredeyse onu öldürdüğünü hatırlarsınız.Vă amintiţi că se tot duce la unchiul său şi aproape că-l omoară.
Amcasına doğru gittiğini ve neredeyse onu öldürdüğünü hatırlarsınız.Θα θυμάστε πως πηγαίνει συνεχώς στο θείο του και σχεδόν τον σκοτώνει.
Amcasına doğru gittiğini ve neredeyse onu öldürdüğünü hatırlarsınız.Пам'ятаєте - він одразу ж іде до дядька і намагається вбити його, але відступає.
Amcasına doğru gittiğini ve neredeyse onu öldürdüğünü hatırlarsınız.Спомняте си, че той отива при чичо си и едва не го убива.
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.Nato de Savlov stric: Povej mi, prosim, kaj vama je povedal Samuel?
Amcasına doğru gittiğini ve neredeyse onu öldürdüğünü hatırlarsınız.הוא מגלה שדודו הרג את אביו. זוכרים שהוא ניגש אל דודו וכמעט הורג אותו,
Amcasına doğru gittiğini ve neredeyse onu öldürdüğünü hatırlarsınız.أتذكرون كيف كان يذهب إلى عمه ويوشك على قتله ثم يتراجع في اللحظة الأخيرة
Amcasına doğru gittiğini ve neredeyse onu öldürdüğünü hatırlarsınız.殺す直前で思いとどまる そしてまた近づき、もう少しで殺すところまで行く
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.Al morir su tío, Manuru heredó la deuda del tío lo que lo fuerza a ser esclavo en las minas.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.Când a murit unchiul său, Manuru i-a moștenit datoria, ceea ce l-a condamnat să rămână sclav în mină.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.Da hans onkel døde, arvede Manuru sin onkels gæld, der tvang ham yderligere til at være slave i minerne.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.Gdy zmarł jego wuj, Manuru odziedziczył jego dług, który zmusił go do dalszej pracy w kopalni.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.Když jeho strýc zemřel, Manuru zdědil strýcův dluh, což ho dále nutilo být zotročený v dolech.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.Khi người chú mất, Manuru kế thừa món nợ của chú, và bị buộc làm nô lệ trong khu mỏ này lâu hơn nữa.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.그의 삼촌이 죽자, 마누르는 삼촌의 빚까지 물려 받아야 했어요. 그것 때문에 광산의 노예제 속으로 더 깊숙히 말려들게 되었죠.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.Ko je umrl še stric, je Manuru podedoval njegov dolg, kar ga je prisililo v suženjstvo v rudnikih.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.Когато чичо му починал, Мануру наследил дълга му, което го принудило да бъде роб в мините.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.Після смерті дядька Мануру успадкував його борги, які далі примушують його залишатися рабом у шахтах.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.После смерти дяди, Мануру унаследовал его долг и по-прежнему является рабом в шахте.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.כשדודו מת, מנורו ירש את חובו של הדוד, מה שהעמיק את שעבודו במכרות.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.عندما توفي عمه، ورث مانورو دَين عمه، الذي اضطره ليكون عبداً في المناجم.
Amcası öldüğünde ,onu madende köle olarak çalışmasına neden olan borcunu miras olarak aldı.そして彼は 鉱山の奴隷労働から 逃れられなくなりました この時 彼は14年も鉱山で働いていました
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.Akkor monda Saulnak a nagybátyja: Ugyan mondd meg nékem, mit mondott néktek Sámuel?
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.A strýc Saulov povedal: Povedz mi, prosím, čo vám riekol Samuel?
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.Chú Sau - lơ tiếp rằng : Xin cháu hãy tỏ cho chú biết_điều Sa-mu-ên đã nói cùng hai ngươi .
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.Chú Sau-lơ tiếp rằng: Xin cháu hãy tỏ cho chú biết điều Sa-mu-ên đã nói cùng hai ngươi.
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi."Dan apa yang dikatakannya kepadamu?" tanya pamannya
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.Då sade Sauls farbroder: »Tala om for mig vad Samuel sade till eder.»
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.Da sagde Sauls Farbroder: "Fortæl mig, hvad Samuel sagde til eder!"
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.Da sa Sauls farbror: Kjære, fortell mig hvad Samuel sa til eder!
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.Da sprach der Vetter Sauls: Sage mir, was sagte euch Samuel?
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.Disse mais o tio de Saul: Declara-me, peço-te, o que vos disse Samuel.
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.El tío de Saúl dijo: --Declárame, por favor, qué os ha dicho Samuel
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.I řekl strýc Saulův: Pověz mi medle, co vám řekl Samuel?
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.I rzekł stryj Saula: Powiedz mi proszę, co wam powiedział Samuel.
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.사울의 숙부가 가로되 청하노니 사무엘이 너희에게 이른 말을 내게 고하라
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.L`oncle de Saül reprit: Raconte-moi donc ce que vous a dit Samuel.
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.Lo zio di Saul soggiunse: «Suvvia, raccontami quello che vi ha detto Samuele»
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.Silloin Saulin setä sanoi: "Kerro minulle, mitä Samuel teille sanoi".
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.Unchiul lui Saul a zis din nou: ,,Istoriseşte-mi dar ce v'a spus Samuel.``
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi."Vertel mij eens wat hij tegen jullie heeft gezegd", zei zijn oom.
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.Και ειπεν ο θειος του Σαουλ, Αναγγειλον μοι, σε παρακαλω, τι σας ειπεν ο Σαμουηλ.
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.И Сауловият стрика рече: Я ми кажи що ви рече Самуил.
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.И сказал дядя Саулов: расскажи мне, что сказалвам Самуил.
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.ויאמר דוד שאול הגידה נא לי מה אמר לכם שמואל׃
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.فقال عم شاول اخبرني ماذا قال لكما صموئيل.
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.掃 羅 的 叔 叔 說 、 請 將 撒 母 耳 向 你 們 所 說 的 話 告 訴 我
Amcası, ‹‹Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat›› dedi.掃羅 的 叔叔 說 、 請將 撒母耳 向 你 們所說 的 話告 訴我
Amca, TeyzeChú à, Dì à