Şu anda ATP'de profesyonel tenisçi olan Rafael Nadal'ın amcasıdır.Nadal is de oom van tennisser Rafael Nadal.
Amca Jimeno Garcés'in ölümünden (29 Mayıs 931) sonra García gerçek kral oldu.Jimeno Garcés van Navarra (overleden op 29 mei 931) was van 925 tot aan zijn dood koning van Navarra.
Ebu Talip - Ali'nin babası, Muhammed'in amcası.Zijn vader, Aboe Talib, was een oom van Mohammed.
Böylece, tahta Mezyedilerin amcazadesi olan Derbendiler geçti.Maar iemand heeft het gemunt op de tuinkabouters van nonkel Vital...
Amcası Kemaleddin Abdüllah Kazaruni de onunla birlikte olmuştur.Daarmee verminkte hij zijn vader Ouranos en nam hij de heerschappij van hem over.
Ondan sonra tahta amcası Berke geçecektir.Daarna moest de viool van zijn oom Barney het ontgelden.
Amcasını çok sever.Hij houdt veel van z'n vader.
Ancak çok sevdiği amcası tüm varlığını ona bıraktı.Haar liefhebbend hart heeft U allen omvat.
Amcası Charles Willson Peale'dir.Op Beautiful wordt hij Uncle Charlie Wilson genoemd.
Amcası gibi Marie de Sadi Carnot olarak bilinirdi.Hij werd Sadi genoemd naar zijn oom, de wiskundige Sadi Carnot.
Zuko için amcası çok önemlidir.Azen zijn daarom belangrijk.
Babası elinden tutarak amcasına teslim eder.Zij verbergt inderdaad haar oom.
Babası ve amcası Rio'da profesyonel futbolcuydular.Zijn vader en zijn oom waren American-footballspelers.
Sonradan adının Tahsin olduğunu öğrendiğim Tahsin Amca çok soğukkanlı, 'yazzık,' dedi."Aan wie doet de koude zich het vroegst gevoelen," schreef hij.
Halası aktris Anjelica Huston, amcası Danny Huston'dır.John Huston is de vader van acteurs Anjelica Huston en Danny Huston.
Çocukken amcasından gitar çalmayı öğrendi ve daha sonra şarkıları kendisi yazmaya başladı.Al in zijn vroege jeugd leerde hij gitaar spelen en begon hij met het schrijven van liedjes.
William amcasının yanında büyüdü ancak tam bir işkence görüyordu.Thomas ervoer de opvolging van zijn vader door zijn ooms als een grote onrechtvaardigheid.
Amcası olan Salih Ismail tarafından kovalanmaya başlandı.Hij werd opgevolgd door zijn naaste medestander Ismet Inönü.
Ama amca-yeğen savaşa girmeyi göze alamadılar.De keizer had echter niet de intentie om te vechten.
Patrik Berger'in amcası Jan Berger de futbolculuk yapmıştır.Zijn vader Henrik Bernburg speelde eveneens betaald voetbal.
Bay Mortimer - Jack'in yaşlı amcası.Het was de zoon van Jacks oude vriend.
Çocukluğundan beri çizmeye hevesliydi, ve amcası ona eski eserleri nasıl restore edebileceğini öğretti.Hij was op jonge leeftijd wees geworden en werd nu opgevoed door zijn oom, die hem piano leerde spelen.
Annesi, amcası ve yengesi Livia Drusilla ile birlikte yaşadı.Daar werd zij door haar moeder, haar oom en haar tante Livia Drusilla opgevoed.
Amca Quentin ve Teyze Fanny bir yere gittiğin kurgulanan son derece iyi yürekli bir kadındır.Oom Quentin en tante Fanny vertrekken naar Spanje.
Amcanız bana karşı çok yakın davrandı.Uw oom bejegende mij zeer vriendelijk.
Büyük amcası aktör Ralph Bellamy'dir.Jego wujkiem był aktor Ralph Bellamy.
Ayrıca amcası Walter Renneisen, Alman bir aktördür.Jej wujek od strony matki, Walter Renneisen jest niemieckim aktorem.
Bjørgen : Gunther'in amcasıdır.Bjorgen – wujek Gunthera.
Komik drama konusunda amcası Alexis'ten etkilenmiş olması muhtemeldir.Duży wpływ na jego zainteresowanie teatrem miał znany komediopisarz Aleksis.
Anneannesi sinema oyuncusu Judy Campbell, amcası da senaryo yazarı Andrew Birkin’dir.Jej babką ze strony matki była aktorka Judy Campbell, a wujem jest scenarzysta Andrew Birkin.
Flosi, Höskuldur’ün karısının amcası, güçlü reislerden de yardım alarak katillerden intikamını alır.Flosi, wujek żony Höskuldra, chcąc zemścić się na zabójcach, szuka pomoc u wpływowych wodzów.
Ted amca : Bobby'nin dayısı ve Martha'nın abisi.Wujek Ted – wujek Bobbiego i brat Marthy.
Babası, üç amcası ve büyükbabası Derbyshire CCC kriket takımında oynamışlardır.Jego ojciec, wujkowie i dziadek grali w zespole pierwszej ligi krykieta Derbyshire CCC.
Amcazade: Amca çocuğu.Kopp – chłopiec.
Tom Amca'nın Kulübesi dahil 20'den fazla kitap yazmıştır.Spisał ponad dwadzieścia tomów historii Żydów.
Melikşah amcasını affedip onu Umman'a emir olarak göndermeye razı olur gibi idi.Po drodze anioł Boga zatrzymał jego oślicę i nakazał mu powiedzieć tylko to, co kazał Bóg.
Yenge, bir kimsenin dayısının veya amcasının eşi.Mężem cioci jest wujek lub wuj.
Amca, başardık! anlamına gelir.O Niepojęty, Ty dałeś się pojąć!
Zuko için amcası çok önemlidir.Ważna jest właściwa motywacja przy Jukai.
Amca Tyrone, Dayton, Ohio'da yaşayan alaycı bir Simpson büyüğü.Wujek Tyrone, stary i żałosny wujek Homera mieszkający w Dayton w Ohio.
Rahatsız mı oldun amca?Błaszczak ma kłopoty?
Amcası Oğulcak Kadır Han'ı öldürdü.Była świadkiem zabójstwa Hana przez jego syna.
Adını, babası ve de amcasının adlarından almıştır.Wstydzi się swoich rodziców oraz imienia.
Amcası başta bunu bilmemektedir ancak zamanla kendisinden kuşkulanmaya başlar.Na początku nie znosi Mokony, ale z czasem zaczyna coś do niej/niego czuć.
Cristof Colomb'un amcası olan Antonio Columbo 1449 yılında meşhur Cenova fenerinin bakıcısı idi.W 1449 roku funkcję latarnika pełnił Antonio Colombo, wuj Krzysztofa Kolumba.
Fakat amcası Garrow çiftliği de yakıldıktan sonra öldürülür.Niszczą farmę Garrowa i zabijają go.
Amcası çok ünlü bir tenis koçuydu.Był znanym tenisistą.
Hüseyin bin Ali dedi ki: Amca, Allah'tan sabır ve galibiyet dile.Ben Gurion powiedział wówczas: „To jest nasza ojczyzna; to nie jest pasaż ptaków, do którego się wraca.
İskender, Büyük İskender'in amcasıdır.Długoletnim kierownikiem sekcji był Włodzimierz Wujec.
Simon'ın amcası daha önceden Simon'ın babasını da öldürmüştür.Po stronie Jacquesa walczył między innymi jego stryj Simon.
Amcası ona gerçek bir baba gibi davranır.Mimo tego szczury traktują go jak prawdziwego ojca.
Richard’ın büyük amcası Friedrich Adolf Sorge, Karl Marx ve Friedrich Engels’in dostudur.Stryjeczny dziadek Richarda Sorge, Friedrich Adolf Sorge, był sekretarzem Karola Marksa.
Peter amcasının katilini bulur.Podąża za śladem swojego wujka.
Onun için Elcezire Emiri olan amcası Adil'den yardım istedi.Wtem na pomoc przybył jej Maui, któremu hak jednak wciąż działał.
Casper'ın amcaları onu sevmektedir.Kocha się w niej Kacper.
Kendisi aynı zamanda İbrahim Tatlıses'in amcasının oğludur. ^ "Serdar Tatlı".Był również atrybutem syna Ahuramazdy – Sraoszy.
Sam Sheenin amcası.Był wujem Hansa Antonssona.
Henüz çocukken anne ve babası öldü, amcası onu yetiştirmeye başladı.Bardzo wcześnie zmarł jej ojciec, od tego czasu zajmował się nią wujek.
Erken yaşta yetim kalan La Boétie, amcasının yanında yaşadı.Emanuel Nguyễn Văn Triệu został osierocony przez ojca w młodym wieku i mieszkał z matką w Huế.
Halen Kardeşi Ersin, amcası ve yengesiyle yaşamaktadır.Poluje na brata i stryja, również na Awatara.