Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."Signor Smith, sta suonando, c'è un problema. Abbiamo chiamato l'ambulanza. L'ambulanza sta arrivando.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda.Smith, você está em apuros, tem um problema. "Já chamámos a ambulância. A ambulância vai a caminho.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."Г-н Смит, много сте загазил, имате проблем. Обадихме се на линейката. Линейката е на път.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."Мистер Смит, вы в глубокой передряге, у вас проблема. Мы вызвали скорую. Она уже в пути.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."מר סמית, אתה בצרות צרורות, יש לך בעיה. הזמנו אמבולנס. האמבולנס בדרך.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."سيد سميث، لديك مشكلة. لقد اتصلنا بسيارة الإسعاف. سيارة الإسعاف قادمة على الطريق.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda.救急車を呼びました 今そちらに向かっています あなたを救急車に乗せ あなたがかかっている医者に連絡し、報告します
Beyaz önlüklüler gelip büyükannemi bir ambulansla kaçırdılar. Beyaz önlüklüleri bilirsin!Tipii în alb au venit ºi au luat-o pe bunica mea într-o ambulanþã. ªtii, tipii în alb!
Beyaz önlüklüler gelip büyükannemi bir ambulansla kaçırdılar.Białe postaci zabrały moją babcię do ambulansu.
Beyaz önlüklüler gelip büyükannemi bir ambulansla kaçırdılar.Die Weißkittel kamen im Krankenwagen und holten meine Oma.
Beyaz önlüklüler gelip büyükannemi bir ambulansla kaçırdılar.Le jour où des Blanchots ont embarqué mamie dans leur ambulance.
Beyaz önlüklüler gelip büyükannemi bir ambulansla kaçırdılar.Οι άσπροι ήρθαν και πήραν την γιαγιά μου μακριά με ένα ασθενοφόρο.
Bir ambulansla, bıçaklandığım yerden alınıp저는 길가에서 자상을 당하고 앰뷸런스에 실려 맨하탄에 있는 성 빈센트 병원의
Bir ambulansla, bıçaklandığım yerden alınıpשבו קיבלתי טרמפ מאמבולנס שאסף אותי מהמדרכה שבה דקרו אותי
Bir ambulansla, bıçaklandığım yerden alınıpعندما كنت في سيارة إسعاف من على الرصيف حيث طعنت
Bir ambulansla, bıçaklandığım yerden alınıp私が刺された歩道から マンハッタンにある 聖ヴィンセント病院の治療室まで
Biri ambulans çağırsın!Någon ring ambulancen!
Biri ambulans çağırsın!Ai gọi cấp cứu đi!
Biri ambulans çağırsın!Jemand soll einen Krankenwagen rufen!
Biri ambulans çağırsın!Laat iemand de ambulance bellen.
Biri ambulans çağırsın!Niech ktoś wezwie karetkę!
Biri ambulans çağırsın!Qualcuno chiami un'ambulanza!
Biri ambulans çağırsın!Que quelqu'un appelle l'ambulance!
Biri ambulans çağırsın!Seseorang telpon ambulans!
Biri ambulans çağırsın!Кто-нибудь, вызовите скорую!
Bu amaçla çalıştığım ambulans firmasındaki müdürüme gittim ve ona dedim ki:Am mers așadar la directorul serviciului de ambulanță și i-am spus:
Bu amaçla çalıştığım ambulans firmasındaki müdürüme gittim ve ona dedim ki:Así que me dirigí al director de la compañía de ambulancias y le pedí:
Bu amaçla çalıştığım ambulans firmasındaki müdürüme gittim ve ona dedim ki:Fui até ao gerente da empresa de ambulâncias e disse-lhe:
Bu amaçla çalıştığım ambulans firmasındaki müdürüme gittim ve ona dedim ki:Ich ging zum Leiter der Rettungswagenfirma und sagte:
Bu amaçla çalıştığım ambulans firmasındaki müdürüme gittim ve ona dedim ki:Ik ging naar de directeur van het ambulancebedrijf en ik zei:
Bu amaçla çalıştığım ambulans firmasındaki müdürüme gittim ve ona dedim ki:그래서 저는 구급대의 책임자를 찾아가 말했습니다.
Bu amaçla çalıştığım ambulans firmasındaki müdürüme gittim ve ona dedim ki:Và tôi đã đến gặp quản lý của công ty phụ trách xe cứu thương và bảo với ông ta rằng:
Bu amaçla çalıştığım ambulans firmasındaki müdürüme gittim ve ona dedim ki:Zašel jsem za vedoucím záchranné služby a řekl mu:
Bu amaçla çalıştığım ambulans firmasındaki müdürüme gittim ve ona dedim ki:И я пошёл к менеджеру компании, управлявшей "скорой помощью" и сказал ему:
Bu amaçla çalıştığım ambulans firmasındaki müdürüme gittim ve ona dedim ki:Отидохме при управителя на компанията за линейки и му казахме:
Bu amaçla çalıştığım ambulans firmasındaki müdürüme gittim ve ona dedim ki:Отож я підійшов до керівника швидкої допомоги і сказав:
Bu amaçla çalıştığım ambulans firmasındaki müdürüme gittim ve ona dedim ki:אז הלכתי למנהל של חברה האמבולנס
Bu amaçla çalıştığım ambulans firmasındaki müdürüme gittim ve ona dedim ki:فذهبت إلى مدير حركة سيارات الإسعاف
Bu amaçla çalıştığım ambulans firmasındaki müdürüme gittim ve ona dedim ki:マネージャーに言いました
Bunlar iki tekerlekli ambulanslarımız.Ambucycle ini adalah ambulan 2 roda.
Bunlar iki tekerlekli ambulanslarımız.Ambucykly jsou sanitky na dvou kolech.
Bunlar iki tekerlekli ambulanslarımız.Ces motobulances sont l"équivalent d'une ambulance sur deux roues.
Bunlar iki tekerlekli ambulanslarımız.Dit zijn ambulances op 2 wielen.
Bunlar iki tekerlekli ambulanslarımız.Estas ambumotas são ambulâncias sobre duas rodas.
Bunlar iki tekerlekli ambulanslarımız.Estas motoambulancias son una ambulancia en dos ruedas.
Bunlar iki tekerlekli ambulanslarımız.Ezek a mentő-motorkerékpárok kétkerekű mentők.
Bunlar iki tekerlekli ambulanslarımız.앰뷰사이클은 바퀴가 두개 달린 구급차에요.
Bunlar iki tekerlekli ambulanslarımız.Motoambulansy to karetki na dwóch kołach.
Bunlar iki tekerlekli ambulanslarımız.Những chiếc xe đạp cứu thương là những chiếc xe cứu thương hai bánh.
Bunlar iki tekerlekli ambulanslarımız.Questa ambuciclette sono ambulanze a due ruote.
Bunlar iki tekerlekli ambulanslarımız.Sunt ambulanțe pe două roți.
Bunlar iki tekerlekli ambulanslarımız.Αυτά τ' ασθενοφόρα-μοτοσικλέτες είναι δίτροχα ασθενοφόρα.
Bunlar iki tekerlekli ambulanslarımız.Това са линейки на 2 колела.
Bunlar iki tekerlekli ambulanslarımız.Це швидка на двох колесах.
Bunlar iki tekerlekli ambulanslarımız.Это — двухколёсная "скорая помощь".
Bunlar iki tekerlekli ambulanslarımız.האופנולנסים האלו הם אמבולנס על שני גלגלים.
Bunlar iki tekerlekli ambulanslarımız.دراجة الإسعاف لا تختلف عن سيارة الاسعاف سوى أنها على عجلتين
Bunlar iki tekerlekli ambulanslarımız.人を運んだりはしませんが 容態を安定させ
Çocuğu limonata içerken gören bir güvenlik görevlisi polisi çağırmış, polis ambulans çağırmış.Chlapec ju pil a zbadal to strážnik. Zavolal políciu, ktorá zavolala sanitku.
Çocuğu limonata içerken gören bir güvenlik görevlisi polisi çağırmış, polis ambulans çağırmış.아들은 그것을 마셨습니다. 그런데 그걸 경비원이 봤습니다. 경비원은 경찰을 부르고, 또 누군가는 앰뷸런스를 부르고