Avrupa’da ambargonun etkisinden çok fiyat artışları yıkıcı olur.Di bagian gagang Parang Nabur banyak mendapat pengaruh dari eropa.
Müttefikler, sevkiyatın durdurulmaması halinde ambargo uygulayacaklarını belirtmişlerdi.Tama minta agar Ambar jangan bertindak kalau tidak diminta.
1973 Yom Kippur Savaşı sırasında petrol ambargosuna dahil olundu.Năm 1973 ông đưa tin về chiến tranh Yom Kippur.
"Yabancılar ambargo koydu".「双子陥没孔」。
Bu dönemde ABD'nin silah ambargosunun etkisi oldukça derin oldu.これによりアメリカの朝食の形態は大きく変化した。
Ancak daha sonra Salih; " “O fotoğraf ambargolu bir haberdi.至於後者,桑切斯指出這是“婉轉伏筆”。
Ambargo tüm Japon İmparatorluğun askerî operasyonlarını besleyen petrol için yapılmıştı.以亞多拉爆裂為動力供給全東京皇國全部能量。
Dönemin İngiltere Başbakanı Tony Blair savaşın bir yararının da ambargonun sona ermesi olacağını söylemişti.Изненадващо британският министър-председател Тони Блеър също обещава провеждането на референдум.
1962 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba mallarına ambargo koydu.1963 г. – САЩ налагат финансово и икономическо ембарго на Куба.
Bu endüstrinin gelişimindeki itici güç Six Day War süresince İsrail’e silah satışında uygulanan ambargodur.Тази атака е най-важният елемент който води до израелската победа във Шестдневната война.
10 Mart - Amerika Birleşik Devletleri, terörizme destek olduğu gerekçesiyle Libya'ya petrol ambargosu koydu.1982 г. – САЩ налагат ембарго на вноса на нефт от Либия, заради подкрепата ѝ за терористични групи.
1993'te Türkiye de Ermenistan'a karşı ambargoya katıldı.1993. aastal liitus Armeenia-vastase blokaadiga Türgi, toetades Aserbaidžaani.
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması,1973년에, 석유 금수조치와 금의 창이 닫혔을 때(브레튼우즈 체제가 붕괴하였을 때)
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması, Amerika'nın sonu olarak yorumlandı. 1980'lerdeIn 1973, met het olie-embargo en het afschaffen van de gouden standaard, was dat het einde van Amerika.
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması, Amerika'nın sonu olarak yorumlandı.Di tahun 1973, saat terjadi embargo minyak dan ditutupnya jendela emas, itu adalah akhir dari Amerika.
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması, Amerika'nın sonu olarak yorumlandı.Em 1973, com o embargo do petróleo e o encerramento da janela do ouro, era o fim da América
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması, Amerika'nın sonu olarak yorumlandı.En 1958, après que les Soviétiques aient mis le Spoutnik en orbite, c'était " C'est la fin de l'Amérique. ".
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması, Amerika'nın sonu olarak yorumlandı.En 1973, con el embargo petrolero y el cierre de la ventana del oro, era el fin de Estados Unidos.
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması, Amerika'nın sonu olarak yorumlandı.În 1973, odată cu embargoul de petrol și închiderea oportunității aurului, ăsta a fost sfârșitul Americii.
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması, Amerika'nın sonu olarak yorumlandı.Nel 1973, con l'embargo petrolifero e la chiusura della "gold window" -- ecco la fine dell'America.
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması, Amerika'nın sonu olarak yorumlandı.V roce 1973, embargo na ropu a zrušení výkupu dolarů ze zahraničí za zlato, to byl konec Ameriky.
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması, Amerika'nın sonu olarak yorumlandı.W 1973, kryzys naftowy i schyłek złotego wieku również oznaczał koniec Ameryki.
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması, Amerika'nın sonu olarak yorumlandı.Το 1973, με το εμπάργκο πετρελαίου και την εγκατάλειψη του κανόνα του χρυσού, τότε ήταν το τέλος της Αμερικής.
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması, Amerika'nın sonu olarak yorumlandı.В 1973, в условиях нефтяного эмбарго и закрытия "золотого окна", заговорили о конце Америки.
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması,Im Jahre 1973 waren die Ölkrise und das Ende des Breton-Wood-Systems das Ende Amerikas.
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması,ב-1973, משבר האנרגיה העולמי וסגירת "חלון הזהב" ע"י ניקסון,
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması,في 1973، مع أزمة حظر الدول العربية للنفط وإنهاء ارتباط الدولار بالذهب،
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması,金ドル交換停止は 「アメリカの終焉」を意味しました
Bir çeşit acil durum veya bir ambargodan kaynaklanabilir.Syynä voisi olla jonkinlainen hätätilanne tai se saattaisi johtua kauppasulusta.
Bir çeşit acil durum veya bir ambargodan kaynaklanabilir.To může nastat například z důvodu mimořádných událostí nebo uvalením embarga.
Bir çeşit acil durum veya bir ambargodan kaynaklanabilir.كحصول طارئ ما، حظر أو حصار مع أحد المصدّرين للنفط
Bir çeşit acil durum veya bir ambargodan kaynaklanabilir.これが他の部分にどのように影響するか考えましょう。
"Bu Amerika'nın sonu." denmişti. 1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması,През 1958 година, след като Съветският Съюз изстреля Спутник, се твърдеше, че "Това е краят на Америка".
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.Das Wissenschaftsembargo -- wenn eine Arbeit bei "Nature" eingereicht wurde, wird sie hoffentlich akzeptiert.
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.Det vetenskalpliga embargot - om det någonsin blir inskickat till Nature förhoppningsvis blir det accepterat.
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.El embargo científico... si es que se presenta en la revista Nature, esperemos que sea aceptado;
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.Embargo ilmiah -- bila itu pernah diserahkan pada "Alam", semoga, itu bisa diterima.
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.만약 엠바고가 "네이쳐"지에 주어진다면 받아들여지길 바랍니다. *엠바고(embargo): 과학자가 연구결과를 신뢰도 있는 저널을 통해 발표함에 있어 해당저널에 우선발표권을 주는 제도
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.Embargoul științific - dacă a fost vreodată supus naturii, să sperăm că va fi acceptat.
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.Il tributo alla scienza ... se mai sarà presentato alla natura, certamente, sarà accettato.
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.Naukowe embargo - jeśli kiedyś było przedłożone Naturze o ile szczęście dopisze, będzie zaakceptowane.
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.O embargo científico — se alguma vez for submetido à "Nature", espero que seja aceite.
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.Tieteelliset julkaisuesteet -- jos tutkimus koskaan lähetetään Nature-lehteen, toivottavasti se hyväksytään.
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.Tudományos embargót -- ha ezt valaha is benyújtjuk a Nature folyóiratnak, remélhetőleg átmegy.
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.Vedecké embargo - ak sa vôbec kedysi predložilo "Prírode", dúfajme, že to bude akceptované.
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.Vùng cấm trong khoa học -- đã từng chịu sự quy định của "Tự nhiên," hy vọng rằng nó sẽ được chấp nhận.
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.Το επιστημονικό εμπάργκο -- εάν ποτέ κατατεθεί στο Nature (επιστημονικό περιοδικό) ευελπιστώ θα γίνει δεκτό.
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.Ако това изследване кандидатства за Nature (Нейчър), надявам се, ще бъде прието.
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.Наукове ембарго - якщо колись воно підкориться "Природі", я надіюся, буде схвалене.
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.Раз уж это представлено в журнал Nature, будем надеяться, что примут.
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.החרם המדעי -- אם אי פעם היה ניגש ל-טבע, כולי תקווה, שהוא היה מתקבל.
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.الحظر العلمى -- لابد له من أن يخضع " للطبيعة " آملين , أنه سيكون مقبول .
Eğer doğa üzerine bilimsel bir ambargo konulmuşsa, umarım, bu kabul edilir.いずれネイチャーに掲載されることを期待します この研究では無条件の慈悲について調べました
Ve son olarak da Rusya'yı da Britanya'ya karşı ambargo uygulamak için yanına almayı başarıyor. .A nyní má jako spojence Rusko, které mu pomůže s blokádou Anglie.
Ve son olarak da Rusya'yı da Britanya'ya karşı ambargo uygulamak için yanına almayı başarıyor. .A teraz ma jeszcze Rosję jako sojusznika, do pomocy w egzekwowaniu jego embarga na Anglię
Ve son olarak da Rusya'yı da Britanya'ya karşı ambargo uygulamak için yanına almayı başarıyor. .E ha la Russia come alleato per aiutare il suo embargo sull'Inghilterra.
Ve son olarak da Rusya'yı da Britanya'ya karşı ambargo uygulamak için yanına almayı başarıyor. .En heeft Rusland nu als bondgenoot om hem te helpen tegen Engeland.
Ve son olarak da Rusya'yı da Britanya'ya karşı ambargo uygulamak için yanına almayı başarıyor. .그리고 이제 그는 러시아를 동맹국으로서 영국에 대한 그의 금수 조치를 돕게 만들었습니다.
Ve son olarak da Rusya'yı da Britanya'ya karşı ambargo uygulamak için yanına almayı başarıyor. .Росія стає його союзником, щоб заборонити торгівлю Великої Британії.
Yani Napolyon'un bu Kıta Ablukası aslında Britanya'ya ambargo uygulamaya dayanıyor. . . . .Door het Continentale Systeem wordt Engeland of Groot-Brittannie uitgesloten.