Yani Napolyon'un bu Kıta Ablukası aslında Britanya'ya ambargo uygulamaya dayanıyor. . . . .그러니까 나폴레옹 생각에는 이 대륙 봉쇄령이라는 것이 그레이트 브리튼의 영국 제국에 대해 금수 조취를 내리는 것 이었습니다. 우리가 그걸 뭐라고 부르든 간에요.
Yani Napolyon'un bu Kıta Ablukası aslında Britanya'ya ambargo uygulamaya dayanıyor. . . . .Два близки града в Германия. Те се намират горе-долу тук.
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş.Giornalisti, questo è oltre il record, c'è l'embargo su questa roba.
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş.Journalisten, das ist nicht für die Öffentlichkeit bestimmt.
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş.기자분들, 공개하시면 안됩니다. 보도금지에요--
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş. Ne olduğuna bakın!Do dziennikarzy, to jest informacja poufna i nieoficjalna - spójrzcie na to!
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş. Ne olduğuna bakın!Journalisten, dit is off the record, het is onder embargo - kijk daar eens goed naar!
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş. Ne olduğuna bakın!Journalister, dette er stadig hemmeligt, i har embargo -- se hvad det er!
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş. Ne olduğuna bakın!Jurnalişti, asta e neoficial -- este sub embargo -- priviţi ce este aceea!
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş. Ne olduğuna bakın!Messieurs les journalistes, ceci est non-officiel -- regardez ce que l'on voit!
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş. Ne olduğuna bakın!Журналистите, това е неофициално, над него има ембарго... погледнете какво е това!
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş.Periodistas, esto es confidencial
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş.Журналисты, это вне протокола, накладываю эмбарго.
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş.עיתונאים, הקטע הזה הוא לא לציטוט, מוטל עליו אמברגו --
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş.أيها الصحفيون، هذا خارج التسجيل، إنه محظور--
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş.見てみてください