Ve son olarak da Rusya'yı da Britanya'ya karşı ambargo uygulamak için yanına almayı başarıyor. .A teraz ma jeszcze Rosję jako sojusznika, do pomocy w egzekwowaniu jego embarga na Anglię
Ve son olarak da Rusya'yı da Britanya'ya karşı ambargo uygulamak için yanına almayı başarıyor. .E ha la Russia come alleato per aiutare il suo embargo sull'Inghilterra.
Ve son olarak da Rusya'yı da Britanya'ya karşı ambargo uygulamak için yanına almayı başarıyor. .En heeft Rusland nu als bondgenoot om hem te helpen tegen Engeland.
Ve son olarak da Rusya'yı da Britanya'ya karşı ambargo uygulamak için yanına almayı başarıyor. .그리고 이제 그는 러시아를 동맹국으로서 영국에 대한 그의 금수 조치를 돕게 만들었습니다.
Ve son olarak da Rusya'yı da Britanya'ya karşı ambargo uygulamak için yanına almayı başarıyor. .Росія стає його союзником, щоб заборонити торгівлю Великої Британії.
Yani Napolyon'un bu Kıta Ablukası aslında Britanya'ya ambargo uygulamaya dayanıyor. . . . .Door het Continentale Systeem wordt Engeland of Groot-Brittannie uitgesloten.
Yani Napolyon'un bu Kıta Ablukası aslında Britanya'ya ambargo uygulamaya dayanıyor. . . . .그러니까 나폴레옹 생각에는 이 대륙 봉쇄령이라는 것이 그레이트 브리튼의 영국 제국에 대해 금수 조취를 내리는 것 이었습니다. 우리가 그걸 뭐라고 부르든 간에요.
Yani Napolyon'un bu Kıta Ablukası aslında Britanya'ya ambargo uygulamaya dayanıyor. . . . .Два близки града в Германия. Те се намират горе-долу тук.
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş.Giornalisti, questo è oltre il record, c'è l'embargo su questa roba.
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş.Journalisten, das ist nicht für die Öffentlichkeit bestimmt.
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş.기자분들, 공개하시면 안됩니다. 보도금지에요--
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş. Ne olduğuna bakın!Do dziennikarzy, to jest informacja poufna i nieoficjalna - spójrzcie na to!
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş. Ne olduğuna bakın!Journalisten, dit is off the record, het is onder embargo - kijk daar eens goed naar!
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş. Ne olduğuna bakın!Journalister, dette er stadig hemmeligt, i har embargo -- se hvad det er!
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş. Ne olduğuna bakın!Jurnalişti, asta e neoficial -- este sub embargo -- priviţi ce este aceea!
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş. Ne olduğuna bakın!Messieurs les journalistes, ceci est non-officiel -- regardez ce que l'on voit!
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş. Ne olduğuna bakın!Журналистите, това е неофициално, над него има ембарго... погледнете какво е това!
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş.Periodistas, esto es confidencial
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş.Журналисты, это вне протокола, накладываю эмбарго.
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş.עיתונאים, הקטע הזה הוא לא לציטוט, מוטל עליו אמברגו --
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş.أيها الصحفيون، هذا خارج التسجيل، إنه محظور--
Yazarlar, bu kayıt dışı; ambargo edilmiş.見てみてください
Yehoşafat giderek güçlendi. Yahudada kaleler, ambarlı kentler yaptırdı.Also nahm Josaphat zu und ward immer größer; und er baute in Juda Burgen und Kornstädte
Yehoşafat giderek güçlendi. Yahudada kaleler, ambarlı kentler yaptırdı.Assim Jeosafá ia-se tornando cada vez mais poderoso; e edificou fortalezas e cidades-armazéns em Judá;
Yehoşafat giderek güçlendi. Yahudada kaleler, ambarlı kentler yaptırdı.A tak prospieval Jozafat a rástol až vysoko. A vystavil v Judsku zámky a mestá skladíšť.
Yehoşafat giderek güçlendi. Yahudada kaleler, ambarlı kentler yaptırdı.És Jósafát mindig nagyobb és hatalmasabb lõn, és építe Júdában kastélyokat és tárházakat.
Yehoşafat giderek güçlendi. Yahudada kaleler, ambarlı kentler yaptırdı.Giòsafat cresceva sempre in potenza. Egli costruì in Giuda castelli e città di approvvigionamento
Yehoşafat giderek güçlendi. Yahudada kaleler, ambarlı kentler yaptırdı.Iosafat se ridicase la cea mai înaltă treaptă de mărire. A zidit în Iuda cetăţui şi cetăţi pentru merinde.
Yehoşafat giderek güçlendi. Yahudada kaleler, ambarlı kentler yaptırdı.I prospíval Jozafat, a rostl až na nejvyšší, a vystavěl v Judstvu zámky a města k skladům.
Yehoşafat giderek güçlendi. Yahudada kaleler, ambarlı kentler yaptırdı.Josafat se fue engrandeciendo más y más, y edificó en Judá fortalezas y ciudades almacenes
Yehoşafat giderek güçlendi. Yahudada kaleler, ambarlı kentler yaptırdı.여호사밧이 점점 강대하여 유다에 견고한 채와 국고성을 건축하고
Yehoşafat giderek güçlendi. Yahudada kaleler, ambarlı kentler yaptırdı.Op die manier werd koning Josafat erg machtig en hij bouwde forten en voorraadsteden door heel Juda.
Yehoşafat giderek güçlendi. Yahudada kaleler, ambarlı kentler yaptırdı.Tako je Josafat rastel in bil čimdalje večji, in sezidal je na Judovem gradove in mesta za skladišča.
Yehoşafat giderek güçlendi. Yahudada kaleler, ambarlı kentler yaptırdı.Και προεχωρει ο Ιωσαφατ μεγαλυνομενος σφοδρα και ωκοδομησεν εν Ιουδα φρουρια και πολεις αποθηκων.
Yehoşafat giderek güçlendi. Yahudada kaleler, ambarlı kentler yaptırdı.И возвышался Иосафат все более и более и построил в Иудее крепости и города для запасов.
Yehoşafat giderek güçlendi. Yahudada kaleler, ambarlı kentler yaptırdı.И Иосафат продължаваше да се възвеличава твърде много; и съгради в Юда крепости и житници-градове.
Yehoşafat giderek güçlendi. Yahudada kaleler, ambarlı kentler yaptırdı.ויהי יהושפט הלך וגדל עד למעלה ויבן ביהודה בירניות וערי מסכנות׃
Yehoşafat giderek güçlendi. Yahudada kaleler, ambarlı kentler yaptırdı.وكان يهوشافاط يتعظم جدا وبنى في يهوذا حصونا ومدن مخازن.
Yehoşafat giderek güçlendi. Yahudada kaleler, ambarlı kentler yaptırdı.約 沙 法 日 漸 強 大 . 在 猶 大 建 造 營 寨 、 和 積 貨 城
Yehoşafat giderek güçlendi. Yahudada kaleler, ambarlı kentler yaptırdı.約沙法日漸強 大 . 在 猶大 建造 營寨 、 和 積貨城
Yeryüzünün dört bucağından bulutlar yükseltir, Yağmur için şimşek çaktırır, Ambarlarından rüzgar estirir.(134:7) возводит облака от края земли, творит молнии при дожде, изводит ветер из хранилищ Своих.
Yeryüzünün dört bucağından bulutlar yükseltir, Yağmur için şimşek çaktırır, Ambarlarından rüzgar estirir.El ridică norii dela marginile pămîntului, dă naştere la fulgere şi ploaie, şi scoate vîntul din cămările lui.
Yeryüzünün dört bucağından bulutlar yükseltir, Yağmur için şimşek çaktırır, Ambarlarından rüzgar estirir.Felemeli a felhõket a földnek szélérõl; villámlást készít, hogy esõ legyen, s szelet hoz elõ tárházaiból.
Yeryüzünün dört bucağından bulutlar yükseltir, Yağmur için şimşek çaktırır, Ambarlarından rüzgar estirir.hän, joka nostaa pilvet maan ääristä, tekee salamat ja sateen ja tuopi tuulen sen säilytyspaikoista;
Yeryüzünün dört bucağından bulutlar yükseltir, Yağmur için şimşek çaktırır, Ambarlarından rüzgar estirir.han som lar regnskyer stige op fra jordens ende, gjør lyn til regn, fører vind ut av sine forrådshus,
Yeryüzünün dört bucağından bulutlar yükseltir, Yağmur için şimşek çaktırır, Ambarlarından rüzgar estirir.안개를 땅 끝에서 일으키시며 비를 위하여 번개를 만드시며 바람을 그 곳간에서 내시는도다
Yeryüzünün dört bucağından bulutlar yükseltir, Yağmur için şimşek çaktırır, Ambarlarından rüzgar estirir.Który czyni, że występują pary od kończyn ziemi; błyskawice i dżdże przywodzi, wywodzi wiatr z skarbów swoich;
Yeryüzünün dört bucağından bulutlar yükseltir, Yağmur için şimşek çaktırır, Ambarlarından rüzgar estirir.ktorý pôsobí to, aby vystupovaly pary od konca zeme, robí dažďu blesky a vyvodí vietor zo svojich pokladov,
Yeryüzünün dört bucağından bulutlar yükseltir, Yağmur için şimşek çaktırır, Ambarlarından rüzgar estirir.Ngài khiến mây bay lên từ nơi cùng-đầu đất, Làm chớp-nhoáng theo mưa, Khiến gió ra từ các kho tàng của Ngài.
Yeryüzünün dört bucağından bulutlar yükseltir, Yağmur için şimşek çaktırır, Ambarlarından rüzgar estirir.On pripeljava sopare od kraja zemlje, bliske dela za dež, vetrove jemlje iz zakladnic svojih.
Yeryüzünün dört bucağından bulutlar yükseltir, Yağmur için şimşek çaktırır, Ambarlarından rüzgar estirir.Αναβιβαζει νεφελας απο των εσχατων της γης καμνει αστραπας δια βροχην εκβαλλει ανεμους εκ των θησαυρων αυτου.
Yeryüzünün dört bucağından bulutlar yükseltir, Yağmur için şimşek çaktırır, Ambarlarından rüzgar estirir.Повдига пари от краищата на земята, Прави светкавици за дъжда, Изважда ветрове из съкровищниците Си.
Yeryüzünün dört bucağından bulutlar yükseltir, Yağmur için şimşek çaktırır, Ambarlarından rüzgar estirir.מעלה נשאים מקצה הארץ ברקים למטר עשה מוצא רוח מאוצרותיו׃
Yeryüzünün dört bucağından bulutlar yükseltir, Yağmur için şimşek çaktırır, Ambarlarından rüzgar estirir.المصعد السحاب من اقاصي الارض. الصانع بروقا للمطر. المخرج الريح من خزائنه.
Yeryüzünün dört bucağından bulutlar yükseltir, Yağmur için şimşek çaktırır, Ambarlarından rüzgar estirir.他 使 雲 霧 從 地 極 上 騰 、 造 電 隨 雨 而 閃 、 從 府 庫 中 帶 出 風 來
Yeryüzünün dört bucağından bulutlar yükseltir, Yağmur için şimşek çaktırır, Ambarlarından rüzgar estirir.他 使 雲霧從 地 極上騰 、 造電 隨雨而閃 、 從府庫 中 帶出 風來
Yumurta tavuklari ise "batarya kafesleri" denen bir ambara tikistirilmis yasiyorlar.A tyúkok tojásrakó hodályokban élnek, úgynevezett tojóketrecekbe zsúfolva.
Yumurta tavuklari ise "batarya kafesleri" denen bir ambara tikistirilmis yasiyorlar. BATARYA KAFESLERILe galline ovaiole invece vivono in grandi capannoni stipate dentro le cosiddette "gabbie a batteria".
Yumurta tavuklari ise "batarya kafesleri" denen bir ambara tikistirilmis yasiyorlar.Die Hennen leben in einer Legehalle, zusammengepfercht in sog. Legebatterien.
Yumurta tavuklari ise "batarya kafesleri" denen bir ambara tikistirilmis yasiyorlar.Gainile traiesc intr-un depozit cu sine, inghesuite in asa numitele "custi baterie".