amacın ile cümle
amacın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Amacına da ulaştı.AIMも参加。
Yeterli Muhammed çizimleri amacına ulaştı.ゴッド瞑想の強化版。
Aldo amacını açıklamak için güvenli bir eve giderler.祭壇のありかを聞き出そうとヒロに戦いを仕掛ける。
Şeytan, Tanrı'nın amacına karşı koymaya çalıştığı için bu sıfatı almıştır.そのことで悪魔は神様に文句を言いに行った。
Kimi denekler 135 voltta durup deneyin amacını sorgulamaya başlıyordu.許多參與者在到達135伏特時暫停,並質疑這次實驗的目的。
Kullanım senaryoları, bir amacın veya görevin nasıl başarılacağını tanımlamaya odaklanır.每个用例集中于描写如何来完成一个作业目标或任务。
Çılgınca: Şaşkın bir sunumda bulunma amacınız, insanları belirli bir sorun veya durum hakkında düşündürmektir.在眾人審問真咲時,對瘋狂的行徑感到疑慮,只想和平討論。
Biyologlar bu benzersiz özelliğin amacını hala keşfedememişlerdir.目前生物學家們尚未找出這個特殊構造的演化目的。
Ancak, onu yok etme amacından vazgeçmediler, ona bir tuzak kurmaya kara verdiler.但由於牠們的數量並非如想像般接近滅絕,故被降級為瀕危。
İnsanin yaratılış amacına yani özüne (Mutlak Bilinç) dönme çabasına din denir.他們的成員相信失蹤的大剛會重返,並帶來人類的希望。
Komün sınıfsız bir toplum yaratma amacındadır.이런 식으로 해서는 공산주의 사회를 건설할 수 없습니다.
Aldo amacını açıklamak için güvenli bir eve giderler.알도스는 케토스로 이성질화되는 경향이 있다.
Sıtma hastalığına yakalanmıştır, bu yüzden asıl amacını hiçbir zaman yapamaz.원래 결핵 치료약을 목표로 했으나 치료 효과는 없었다.
Komünist Birlik tarafından yetkilendirilen Marx ve Engels, birliğin amacını ve programını da çizer.마르크스와 엥겔스는 공산주의자동맹의 강령과 조직원리 작성에 참여했다.
Halen özgün amacına uygun olarak kullanmakta olan dünyadaki en büyük saraylardan biridir.이는 업무용으로 쓰이는 왕궁 중 단연 최대 면적이다.
HEP ilk kurucularından(Daha sonra amacından saptığı için istifa edip CHP'ye geçmiştir.)"호남에 이문(移文)하여 먼저 재목을 베도록 한 것이 누가 시킨 것인가?
Peki, Tim amacını gerçekleştirirken ona ne olmalı?או כאשר אם רוצה להתקדם בעבודתה?
Biyologlar bu benzersiz özelliğin amacını hala keşfedememişlerdir.החוקרים עדיין לא הסיקו מהי מטרתו של מאפיין ייחודי זה.
Fırçanın tipi kullanım amacını belirler.גודלו של הכד מותאם למטרת השימוש בו.
Kullanım amacına göre bunlar çeşitli biçimlerde olur.חבישה למטרה זו נעשית בכמה צורות.
Aynı şekilde bir söz, bir eylemin yerine getirilmesi amacına da bağlıdır.בנוסף לכך, הוא מבע אשר הבעתו מהווה עשייה של פעולה.
Her kazanan amacını yıllık ana konferansta açıklamaktadır.Всеки победител разкрива желанието си на главната годишна конференция.
EUROSAI; güçlü, bağımsız ve son derece profesyonel YDK’ların geliştirilmesinin desteklenmesi amacına bağlıdır.ЕВРОСАЙ е ангажирана да подпомага развитието на силни, независими и високо професионални ВОИ.
Komün sınıfsız bir toplum yaratma amacındadır.Крайната ѝ цел е изграждането на безкласово комунистическо общество.
Eğitimin amacının çocuğun kendi kabiliyetlerini anlayacak duruma getirmektir.Това означава, че децата имат способността да разпознават собствения си образ.
Araştırmanın amacının ne olduğu açık ve net biçimde tanımlanmalıdır.Отговорът е трябвало да бъде ясно и точно означен.
Ülker bir gün evden kaçarak amacına ulaşmaya çalışır.Един ден решават да избягат от острова.
Sun, Charles'a ikisinin de amacının Benjamin Linus'u öldürmek olduğunu söyler.Сън му казва, че единственият им общ интерес е да убият Бенджамин Лайнъс.
Numunelerin aralıkları ve sayısı testin amacına göre değişir.Броят на вземанията на кръв и интервалите между тях варират в зависимост от целите на изследването.
Şirket asıl amacın yanı sıra mal ve köle ticaretiyle de uğraştı.По-важни причини за нея са търговията с роби и измамите от страна на търговците.
Yapılan bir araştırmada termal turizme katılanların; %32,6'sı sağlık, %28,5'i dinlenme amacındadır.Това се потвърждава от високия процент смъртност: по данни от 25 ноември, 2,3 % от хоспитализираните почиват.
Kuruluş daha çok gençlerin sosyal hizmet yeteneklerini geliştirmek amacını taşır.Да работи за повишаване на социалната ангажираност на младите хора.
Sonuçta, Guru bir amacın aracıdır, kendisi amaç değildir.За него виртуозната техника е изразно средство, не самоцел.
Yeterli Muhammed çizimleri amacına ulaştı.Изготвени са съответните тахиметрически планове.
Daha sonra aynı bıçağı göğsüne saplamayı denedi, fakat bunda da amacına ulaşamadı.По-късно тя твърди, че била прободена по гърдите, въпреки, че не са открити следи.
Bu ülkeyi ziyaret amacınız nedir?Каква е целта ви на посещение на тази страна?
Komün sınıfsız bir toplum yaratma amacındadır.Njegov cilj je bio stvaranje besklasnog društva.
Dört gün sonra, Yeni Kuvvetler Hareketi adlı yeni bir siyasi parti yaratma amacını ilan etti.Tri mjeseca kasnije najavio je osnivanje nove političke stranke.
Fakat askerimiz amacına ulaşsada geç kalır.Ali kada stigne vrijeme za bitku, ona je spremna.
Sıtma hastalığına yakalanmıştır, bu yüzden asıl amacını hiçbir zaman yapamaz.Robija je ostavila traga na njegovu zdravlju i od onda nikad se nije u potpunosti izliječio.
Amacına ulaşmak için işkence etmekten çekinmez.On ne treba biti gurnut prema svojoj sudbini.
Okul binaları okulun amacına göre yapılır.Učenički dom osnovan je istovremeno kao i škola.
Kimi denekler 135 voltta durup deneyin amacını sorgulamaya başlıyordu.Mnoho testovaných subjektov zastavilo na 135 voltoch a začalo sa pýtať na účel pokusu.
ABD sadece dört ay sonra, 1 Şubat 1958 tarihinde, Explorer 1 ile amacına ulaştı.Američania nakoniec úspešne vypustili svoj satelit Explorer 1 až 31. januára 1958.
Birbirini destekleyen bu iki görüş, ressamın asıl amacını belirtlemek için yeterli değildir.Dnes sa takýto jednostranný pohľad na diela dvoch spisovateľov nepovažuje za postačujúci.
Dolayısıyla bu seferlerde İngiltere, amacına ulaşamadı.Britom sa nepodarilo splniť všetky ciele.
Kierkegaard, Tanrı'nın bilinebilir mantıklı bir amacının olmadığına inanır, absürdü Tanrı'da da bulur.Kierkegaard je bil mnenja, da bi bile stvari zadosti slabe že, če Boga ne bi bilo.
Kullanım amacına yöre yükselip alçalarak hızlı ve sarsıntısız hareket edebiilir.V otroku lahko vzbudimo neposreden in posreden interes.
Ama Kulturkampf amacına ulaşamadı.Kulturna ponudba pa s tem vsekakor ni zaključena.
Kurumun amacının dünyanın durumunu düzeltmek, geliştirmek olduğu iddia edilmektedir.Karierne odločitve temeljijo na želji, da bi izboljšal svet.
O artık eski Sindel değil, Shao Kahn'ın kötü amacına hizmet eden birisi olmuştur.Teal'c je bil tu že pred časom, ko je služil hudobnim Goa'uldom.
Şirketin kuruluş amacının yurt dışında çalışan Türk işçilerin tasarruflarını değerlendirmek olduğu açıklandı.Japonska vlada je prepoznala odgovornost podjetij za prekomerno delo njihovih zaposlenih.
Uyku, vücut zindeliğinin yenilenmesi amacını taşır.Cilj zdravljenja je tako ponovna vzpostavitev harmonije v telesu.
ABD sadece dört ay sonra, 1 Şubat 1958 tarihinde, Explorer 1 ile amacına ulaştı.Amerikiečiai savo ruožtu atsakė 1958 m. sausio 31 d. paleisdami Explorer 1.
Ancak ödenek yetersizliği nedeniyle amacına ulaşamadı.Dėl lėšų stokos tikslas nebuvo įvykdytas.
Aldo amacını açıklamak için güvenli bir eve giderler.Skarletė išskuba namo atskleisti savo tikrųjų jausmų Retui.
Mevlidin yazılmasının bir amacının da ehl-i sünnet taraftarlarına destek vermek olduğu ifade edilir.Pagrindinis knygelės išleidimo tikslas – motyvuoti potencialius SIKON rėmėjus.
Saatin amacına bağlı olarak diğer özellikleri ve yetenekleri olabilir.Konkreti savybė ir sugebėjimas parenkami pagal situaciją.
Gerçek amacın nedir?Koks tavo tikrasis tikslas?
Amacın ne?Koks tavo tikslas?
İlgili Sayfalar