amacın ile cümle

amacın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sonuçta, Guru bir amacın aracıdır, kendisi amaç değildir.Omul constituie astfel valoarea supremă, este un scop în sine și nu un mijloc.
Ayrıca projenin amacının dikkati söz konusu problemlerden uzaklaştırmak olduğu iddia edilmiştir.Procesul verbal caută să ascundă motivele crizei.
Muhammed, bütün bu kesimleri birleştirip bağdaştırmak amacındaydı.Mai mult, Muhammad a ținut și să felicite ritmul compoziției.
Hagen amacına ulaşmıştır.Obiectivele lui Göring nu au fost atinse.
Şimdiye dek yaptığım gibi, hayatımın amacına ulaşmak için kaldığım yerden çalışmaya devam edeceğim.De aceea mă voi strădui până la moarte să ating un scop.
Mişima özel bir ordu kurar ve amacının imparatoru yeniden devletin başına geçirmek olduğunu ilan eder.El a cerut organizarea unei lovituri de stat, care să restituie Împăratului puterea sa inițială.
Komün sınıfsız bir toplum yaratma amacındadır.Scopul concursului este de a crea o comunitate realizatoare de scurtmetraje.
Planın asıl amacını açıkladı.A anunțat scopul principal al planului.
Dolayısıyla bu seferlerde İngiltere, amacına ulaşamadı.A harmadik, hogy Anglia nem jutott a döntőbe.
Amacına ulaşmak için yapmayacağı şey yoktur.Célja elérése érdekében semmitől sem riad vissza.
Amacın olumlu yönde olmasına rağmen deney olumsuz sonuçlandı.A fergeteges szereposztás ellenére a kísérlet nem bizonyult sikeresnek.
Sun, Charles'a ikisinin de amacının Benjamin Linus'u öldürmek olduğunu söyler.Sun mindenféle kertelés nélkül kimondja, hogy mindketten Benjamin Linus halálát kívánják.
Mevcut veri dağılımı ve analizin amacına bağlı olarak farklı sınıf sayısı ve genişlikleri geçerli olabilir.A céltól és az eloszlástól függően különböző osztályszám és szélesség javasolható.
Aldo amacını açıklamak için güvenli bir eve giderler.Renato aggodalmat színlelve próbálja Albint távozásra bírni.
Fakat askerimiz amacına ulaşsada geç kalır.De az útnak indult felmentősereg elkésett.
Komün sınıfsız bir toplum yaratma amacındadır.Arra törekedtek, hogy a Népközösség közösség-teremtő és közösség-nevelő intézmény legyen.
Dört gün sonra, Yeni Kuvvetler Hareketi adlı yeni bir siyasi parti yaratma amacını ilan etti.Ezt követően Mi Hazánk Mozgalom néven új párt alapítását hirdette meg.
Doğumunun gerçekleşmemesinin nedeni babası Siddhartha'nın amacına ulaşamamasıdır.A jóga célja nem a sziddhik elérése.
Yaratılma amacını gerçekleştirmelisin!Toive toteutuukin.
Sıtma hastalığına yakalanmıştır, bu yüzden asıl amacını hiçbir zaman yapamaz.Hän sairastui kuumetautiin, jonka seurauksista hän ei koskaan kokonaan toipunut.
Sonuçta, Guru bir amacın aracıdır, kendisi amaç değildir.Elämyspedagogiikka on väline tavoitteiden saavuttamiseksi, ei koskaan itsessään tavoite.
Hagen amacına ulaşmıştır.Hagenin suunnitelma toteutuu.
Bu dalga ikinci dalganın amacını daha da geliştirmiştir.Märynummesta kehittyi Halikon toiseksi suurin taajama.
Nihai amacın başarılmasından önce, daha kaç adım atılması gerekiyordu?Eteneminen laudalla Montako tanssia arvattiin oikein?
EUROSAI; güçlü, bağımsız ve son derece profesyonel YDK’ların geliştirilmesinin desteklenmesi amacına bağlıdır.Το EUROSAI έχει δεσμευθεί να συμβάλει στην ανάπτυξη ισχυρών, ανεξάρτητων και άκρως επαγγελματικών ΑΟΕ.
Bugünkü anlamda sempozyumların adının ve yapılış amacının kaynağıdır.Εις το εξής συ θέλεις είσαι η αιτία και ο σκοπός των διαλογισμών μου.
Evince'in sloganı projenin amacını özetlemektedir: "Basit bir Belge Görüntüleyici".Το ρητό του Evince συνοψίζεται στον σκοπό του έργου: "Απλά ένας προβολέας εγγράφων".
Sıtma hastalığına yakalanmıştır, bu yüzden asıl amacını hiçbir zaman yapamaz.Υπέφερε από διαβήτη, αλλά ποτέ δεν πρόσεχε την διατροφή του.
Bu muharebede kazanılan zafer üzerine seferin amacına ulaştığına karar verilerek Yunanistan'a geri dönüldü.Η Ελλάδα είχε ανάγκη τη νίκη για να καταφέρει να περάσει στην επόμενη φάση.
Ancak, amacına ulaşmak için, sadece Viyana'da sunulan müzikte yüksek öğretime ihtiyaç duyulacaktı.Men hvis han skulle nå sin drøm, skulle han modtage uddannelse, der kun blev tilbudt i Wien.
Fakat askerimiz amacına ulaşsada geç kalır.Da han nåede tilbage til slagmarken var det for sent.
Yeterli Muhammed çizimleri amacına ulaştı.Lors rasende over Muhammed-tegninger.
Ama Kulturkampf amacına ulaşamadı.Men dermed var dets kulturelle mission ikke slut.
Bu dalga ikinci dalganın amacını daha da geliştirmiştir.Denne sejr førte til oprykning til den næstbedste række.
Hagen amacına ulaşmıştır.Rejsens mål blev nået.
Bazı bileşenler, içeceğin lezzetine ve kullanım amacına göre eklenir.Hvilket slips der benyttes, afhænger af moden og personlig smag.
Üyeler örgütün amacını paylaşmalı.Den primære målgruppe er foreningens medlemmer.
Amacına ulaşmak için yapmayacağı şey yoktur.Hun skyer ingen midler når hendes mål skal nåes.
Fakat bu ittifak ile amacına ulaşamamıştır.Partiet lyktes imidlertid ikke å realisere sine reformistiske målsetninger med denne alliansen.
Dolayısıyla bu seferlerde İngiltere, amacına ulaşamadı.Men nå var England ikke lenger interessert i å la dem gjøre det.
Kuruluş daha çok gençlerin sosyal hizmet yeteneklerini geliştirmek amacını taşır.Det å kunne kommunisere bedre hjelper barn med å utvikle gode sosiale evner.
Ebced'in bir takım amacını aşan uygulamaları eleştiri konusu olmuştur.OPECs markedsinnflytelse har vært gjenstand for kritikk.
Transhümanist Parti'nin amacının mümkün olduğunca çok eyalet oyu almak olduğunu söylemiştir.Han arbeidet for at Tridentinerkonsilet skulle få flest mulig deltakere.
Biyologlar bu benzersiz özelliğin amacını hala keşfedememişlerdir.Ahli biologi belum menemukan tujuan karakteristik yang unik ini.
Ancak, onu yok etme amacından vazgeçmediler, ona bir tuzak kurmaya kara verdiler.Ia pun mengingkarinya, hingga akhirnya mereka (para pengikutnya) meninggalkannya.
Amacın olumlu yönde olmasına rağmen deney olumsuz sonuçlandı.Upaya pengembangan sudah dilakukan, meski hasilnya masih belum optimal.
Ülker bir gün evden kaçarak amacına ulaşmaya çalışır.Suatu malam ia memutuskan kabur dari rumah.
Hem amacına erişmiş, hem de toplumun gözünde tekrar saygınlığını kazanmıştır.Maka pergilah orang itu, ia membasuh dirinya lalu kembali dengan matanya sudah melek.
Her kazanan amacını yıllık ana konferansta açıklamaktadır.Mỗi người chiến thắng công bố điều ước của mình vào hội thảo chính thường niên.
Yeterli Muhammed çizimleri amacına ulaştı.Ông đã cải thiện đáng kể các tiêu chuẩn của vẽ bản đồ.
Mısır'ı da istila etmeye kalkışan Sanherib, askerlerin isteksizliği sonucu bu amacına ulaşamadı.Gió thuận lợi và vì điều này người Ai Cập đã không theo đuổi họ.
Bu amacına kendi hatalarından öğrenerek ve kendisi üzerinde deneyler yaparak ulaşmaya çalıştı.彼は、自分の失敗や自分自身を使った実験などから学ぶことを通して、この目的の達成を試みた。
Amacının savunma olduğu tahmin edilmektedir.亡命が目的と思われる。
Üyeler örgütün amacını paylaşmalı.同庁の職員の養成を目的とする。
Örgüt, Arap ülkeleri arasında ekonomik, kültürel, siyasi ve sosyal ilişkileri düzenlemek amacındadır.2. 共和国は、共和国国民の国外における文化的、経済的、社会的権利に関心を持つ。
Ancak yeni gelişen düzen amacından sapacaktır.今後のいっそうの繁栄を目指すことだけを考えている。
Şirket asıl amacın yanı sıra mal ve köle ticaretiyle de uğraştı.その経済は奴隷労働と奴隷貿易に大きく依存する。
Komün sınıfsız bir toplum yaratma amacındadır.猫組 同好のコミュニティを形成するための機能。
Amacın olumlu yönde olmasına rağmen deney olumsuz sonuçlandı.だがその苦労の甲斐もなく、実験は失敗続き。
Fakat askerimiz amacına ulaşsada geç kalır.しかしサームらは到着があまりに遅過ぎた。
İlgili Sayfalar