amacın ile cümle
amacın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir grup Galyalı doğu yakasında toplandı, ordunun karşıya geçmesini önlemek amacındaydılar.تجمعت مجموعة من قبيلة "فولكاي" الغاليّة على الضفة الشرقية، عازمة على منع الجيش من العبور.
Ancak yeni gelişen düzen amacından sapacaktır.فالنظام فيها ينتصر على التقدم.
Bu şekilde düşük olasılıklı bir kural bulma amacını ima edilmesinden kaçınılmıştır.هذه الحقيقة يحظر مفهوم انخفاض محتمل أحادي الاتجاه.
Kullanım senaryoları, bir amacın veya görevin nasıl başarılacağını tanımlamaya odaklanır.كل حالة استخدام تركزعلى وصف كيفية تحقيق هدف أو مهمة.
Goyer filmin amacının izleyiciye Bruce Wayne ve Batman'i önemsetmesi olacağını açıkladı.Goyer disse que o objetivo do filme era fazer com que o público se importasse com Bruce Wayne e Batman.
“Amacına ulaşmış” demektir.Terá atingido o seu objectivo.»"
Whedon "Şovdaki asıl amacın kadın gücü: sahip ol, kullan, paylaş" olduğunu belirtti.Ele explicou: " A primeira missão do show foi a alegria de poder feminino: tê-lo, usá-lo, compartilhá-lo. "
Biyologlar bu benzersiz özelliğin amacını hala keşfedememişlerdir.O segundo (leviatã) ainda não descobriu-se algum animal parecido.
Eğitimin amacının çocuğun kendi kabiliyetlerini anlayacak duruma getirmektir.Numéria dá à criança a capacidade de contar.
İkna edici: İkna edici bir sunumda amacınız, dinleyicilerinizi teklifimizi kabul etmeye ikna etmektir. ^Um texto argumentativo tem como objetivo convencer alguém das nossas ideias.
Bu aşamadan sonraki işlemler ise kullanım amacına göre şekil değiştirebilir.No fim, o sistema vai produzir certas ações por conta dessa mudança direcionada pelo homem.
Komün sınıfsız bir toplum yaratma amacındadır.Iniciativas grassroots levaram à formação de redes de comunidades sem fio.
Kimi denekler 135 voltta durup deneyin amacını sorgulamaya başlıyordu.De eerste deelnemers hielden bij 135 volt op en begonnen het doel van het experiment na te vragen.
Komün sınıfsız bir toplum yaratma amacındadır.De gemeenschap streeft ernaar om eenheid te creëren tussen mensen.
Eylemleri daima “özgürlük” amacında olmalıydı.De praktijk werd altijd verondersteld op "vrijwilligheid" te berusten.
Amacın olumlu yönde olmasına rağmen deney olumsuz sonuçlandı.Ondanks de idealistische start mislukte het experiment volledig.
Çizgilerin amacının kamuflaj olduğu sanılmaktadır.Enkelen denken dat de strepen dienen als camouflage.
Aldo amacını açıklamak için güvenli bir eve giderler.Aldo benutte daarop de kans om een directe rematch aan te gaan.
Ülker bir gün evden kaçarak amacına ulaşmaya çalışır.Al vanaf dag één probeert ze hem uit huis te krijgen.
Şirket asıl amacın yanı sıra mal ve köle ticaretiyle de uğraştı.Hij hield zich bovendien bezig met zaken als slavenhandel en smokkelen.
Kullanım senaryoları, bir amacın veya görevin nasıl başarılacağını tanımlamaya odaklanır.Elke usecase focust op de beschrijving hoe een doel kan worden bereikt, of een taak kan worden uitgevoerd.
Senin sorunun amacını anlamıyorum.Ik begrijp het doel van uw vraag niet.
Bu amacına kendi hatalarından öğrenerek ve kendisi üzerinde deneyler yaparak ulaşmaya çalıştı.Próbował ten cel osiągnąć poprzez uczenie się na własnych błędach i eksperymentowanie na samym sobie.
Aldo amacını açıklamak için güvenli bir eve giderler.Zabierają ich do bezpiecznego domu, gdzie Aldo wyjaśnia im całą sytuację.
Amacına ulaşmak için yapmayacağı şey yoktur.Nie zatrzyma się przed niczym, by osiągnąć swój cel.
Komün sınıfsız bir toplum yaratma amacındadır.Ma na celu integrację wewnętrzną społeczności.
Fakat askerimiz amacına ulaşsada geç kalır.Jednak wojska sojusznicze spóźniały się.
Eylemleri daima “özgürlük” amacında olmalıydı.W istocie wymagają oni czegoś więcej od "wolnej woli".
Düşman amacına tümüyle ulaşmıştır.Naprzód, aż do zupełnego zniszczenia wroga!
Bir kötü amaçlı yazılım sisteme bulaştıktan sonra amacına gerçekleştirmek üzere çalışır.Przełamując poczucie strachu, osiągają swój cel.
Ayrıca Setsuna'nın da bir geliş amacı vardır ve o amacını gerçekleştirmeden ikisi de rahat edemeyecektir.Wkrótce przybywa Godzilla, który nie daje obojgu rady.
Ama Kulturkampf amacına ulaşamadı.Obiekt nie przetrwał rewolucji kulturalnej.
Ülker bir gün evden kaçarak amacına ulaşmaya çalışır.Od samego początku chłopak ma jeden cel – uciec z ośrodka.
Amacına başkanı öldürterek ulaşır.Potem próbuje zabić panią prezydent.
Bu amacına kendi hatalarından öğrenerek ve kendisi üzerinde deneyler yaparak ulaşmaya çalıştı.Han försökte åstadkomma detta genom att lära sig av sina egna misstag och utföra experiment på sig själv.
Sonuçta, Guru bir amacın aracıdır, kendisi amaç değildir.För honom är pengar ett medel, inte ett mål.
Komün sınıfsız bir toplum yaratma amacındadır.Sällskapet hade då till syfte att verka för en allmän folkbildning.
Ve bu amacını gerçekleştirerek Go Gur Yeo adlı güçlü bir ülke kurar.Detta fungerar bra tills hon träffar en fascinerande ung man vid namn Nino.
Şirket asıl amacın yanı sıra mal ve köle ticaretiyle de uğraştı.Det var kompaniet som bedrev handeln med slavar och andra varor.
Kuruluş daha çok gençlerin sosyal hizmet yeteneklerini geliştirmek amacını taşır.Organisationen fokuserar på att förbättra livet för världens ungdomar.
Hadrianus’un bu amacının isabeti tartışılabilir.Buckinghams motiv till dessa händelser är omdiskuterade.
Bu olaydan çok etkilendi ve mesleğinin asıl amacının bu tür sahenleri resimlemek olduğuna karar verdi.Händelsen gjorde så starkt intryck på honom att han bestämde sig för att måla av den.
Kimi denekler 135 voltta durup deneyin amacını sorgulamaya başlıyordu.Деякі піддослідні зупинилися на 135 вольт і починали сумніватися в меті експерименту.
Amacına da ulaştı.Він досяг своєї мети.
Kullanım senaryoları, bir amacın veya görevin nasıl başarılacağını tanımlamaya odaklanır."Кожен різновид використання зосереджується на описі того, як досягти мети або завдання.
“Amacına ulaşmış” demektir.Мети своєї вона досягла“.
Babasının amacını yerine getirmek için çalışıyordur ve Go Gur Yeo adında yeni bir ülke kurar.Вона готується зустріти Новий рік зі своїм нареченим Іпполітом.
Bu şekilde düşük olasılıklı bir kural bulma amacını ima edilmesinden kaçınılmıştır.Це дозволило уникнути припущення, що метою є знайти правило з низькою ймовірністю.
Sıtma hastalığına yakalanmıştır, bu yüzden asıl amacını hiçbir zaman yapamaz.Вона є навколополюсним об'єктом, тобто вона ніколи не заходить за обрій.
Görev, merkezi hükümetin edilgenleşmesi sonucunda bozulan düzenin yeniden sağlanması amacını gütmekteydi.Тепер завдання людини полягало запобігти падінню світ назад в хаос.
Önsöz araştırmanın tanıtımı, amacın belirtilmesidir.Репортер та пошук інформації — ось головна ціль.
DayZ'da amacınız bir zombi salgını şartları altında sağlıklı bir şekilde hayatta kalmaktır.Перед гравцем в DayZ ставиться мета вижити у ворожому світі, охопленому зомбі-апокаліпсисом.
Ama Kulturkampf amacına ulaşamadı.V kultuře se mu však prosadit nepodařilo.
Amacına erişmiş ve kendi halkını yavaşlatmayı başarmıştır.Skupina dosáhla svého cíle a načase její existenci ukončit.
Sonuçta, Guru bir amacın aracıdır, kendisi amaç değildir.Lidé zapomínají, že peníze jsou jen cestou k nějakému cíli, nikoli cílem samotným.
Komün sınıfsız bir toplum yaratma amacındadır.To vyústilo ve snahu o vytvoření etnicky čisté beztřídní společnosti.
Amacına erişmesinde kendisine iş yerinden üç samimi arkadaşı yardımcı olmaya çalışırlar.Jenže pro splnění svého úkolu musí navštívit tři cizí světy, kde jsou ukryta.
Okul binaları okulun amacına göre yapılır.Školní budovu zabraly pro své účely úřady.
ABD sadece dört ay sonra, 1 Şubat 1958 tarihinde, Explorer 1 ile amacına ulaştı.Američanům se podařilo úspěšně vypustit vlastní satelit Explorer 1 až 31. ledna 1958.
Bu amacına kendi hatalarından öğrenerek ve kendisi üzerinde deneyler yaparak ulaşmaya çalıştı.A încercat să obțină aceasta prin învățarea din propriile greșeli și experimentând pe el însuși.
İlgili Sayfalar