amacı ile cümle
amacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama Kulturkampf amacına ulaşamadı.Fine della Kulturkampf.
Ustalık göstermek amacı güdülmediği halde dili sade nesirden ağırdır.Cos'è il pensiero se non linguaggio oggettivato?
Kare alma işlemi istatistikte bir dizi değerin standart sapmasını hesaplamak amacıyla da kullanılmaktadır.La società classifica la capacità di credito usando una scala standardizzata di valutazione.
Kendi içinde özgünlük amacı gütmez.Non ci siamo rinchiusi nel nostro egoismo.
Sonradan gözü zarar görmesini önleyebilmek amacıyla Koruma gözlüğü takmaya başladı.Dopo questo evento inizierà a portare gli occhiali da vista.
Heyetin amacı bir ittifak sağlamaktır.Ingrassini per crearsi un alibi.
Bunun yanı sıra saldırı birimine finansal destek sağlaması amacıyla özel fon oluşturuldu.Veniva anche costituita allo scopo una «Development Authority» per erogare aiuti economici.
Rötuş, bir şey üzerindeki kusurları düzeltmek amacı ile yapılan iyileştirme işlemi.Però ha un'idea su come porre rimedio alla cosa.
Onlara göre söylevin amacı, ikna etmeyi sağlamaktır.Perché, per convincere, bisogna persuadere.
Böylece İspanya’nın Hollanda’yı ortadan kaldırma amacının başarıya ulaşmayacağı belli olacaktır.Tuttavia l'ipotesi di una sua nascita in Spagna non è da scartare.
Amacı intikam değil; aslında dünyayı düzeltmek istiyor.Il loro scopo non è però quello di far del male a delle persone, ma quello di cambiare in meglio il mondo.
Oyunun amacı oyun modlarına göre değişir.Lo scopo del gioco cambia a seconda del gioco scelto.
Binlerce yıldır Çin tıbbında sağlık amacı ile kullanılmaktadır.Nella medicina popolare cinese i medici hanno curato l'insonnia per migliaia di anni.
Mesleğini çok ciddiye alır ve en büyük amacı çocuklara elinden geldiğince çok şey öğretmektir.Il suo unico obiettivo è quello di divertirsi il più possibile al college.
Üretimlik nesne: Amacı diğer nesneleri üretmek olan nesnedir.Oggetto Factory - un oggetto preposto alla creazione di altri oggetti.
1956 yılında tanıtım amacıyla 5 adet yapılmıştır.Per il 1955 il Campionato si articola ancora su sei prove.
Şimdi ise safarinin amacı onları tüfek yerine fotoğraf makinesiyle yakalamak.Il JZ-6, la versione da ricognizione con una fotocamera al posto del cannone in fusoliera.
Titt, buhar makinelerinin pazarlamasını yapmak amacıyla iki yıl süreyle çalıştı.Liu rispose alla chiamata e lavorò per due anni a smantellare munizioni pericolose.
Örgütün başlıca amacı toplum arasında eşcinselliğin kabul edilmesi idi.Lo scopo principale per l'ordine era di essere una società mutualistica.
Grupların genel amacı dinleyenlerin içindeki intihar eğiliminin gerçekleşmesini sağlamaktır.Obiettivo comune di queste composizioni è quello di muovere l'animo di chi ascolta.
Sonunda amacına ulaşarak bu kişiyle de bir evlilik yapar.Lei alla fine lo perdonerà, con conseguente matrimonio.
Amacı Yalnız Dağ'ı geri almaktı.Essi trama di recuperare Città del Monte.
Fakat Sultan Murat tarafından amacı anlaşıldığından kendisine yüz verilmedi.Nell'ascoltare la condanna capitale Murat non si scompose.
Azadeler genellikle ders vermek ya da nükte etmek amacıyla yazılmıştır.I testi hanno in genere lo scopo di informare o istruire gli ascoltatori.
Nadiren anterior vertebralardaki kitlelere ulaşmak amacıyla da kullanılabilir.È anche piuttosto raro trovarle nelle praterie erbose.
Transhümanist Parti'nin amacının mümkün olduğunca çok eyalet oyu almak olduğunu söylemiştir.Secondo Sternhell il principale obiettivo del sionismo socialista era conquistare quanta più terra possibile.
Wyatt Family’nin amacı Cena’ya saldırmaktır.Ecco perché la società segreta di Victor è intenta a berci l'elisir.
Devrimci fikirlerini yayabilmek amacıyla gazete yayınladı.Proibì le pubblicazioni che potevano fomentare idee rivoluzionarie.
Furkan Vakfı'nın Amacı Nedir?«Ma dove ha da cercarsi il criterio dell'unità?
Kesin iyileştirme amacıyla ameliyat hastaların sadece %20'sinde mümkündür.L'intervento chirurgico a scopo curativo è possibile solo in circa un quinto (20%) dei nuovi casi.
Soruna çözüm bulmak amacıyla 1409 yılında Piza konsili toplanır.Nel 1409 prese parte Concilio di Pisa.
Gölü çevreleyen asfalt yol gezinti amacıyla kullanılır.Per la discesa si consiglia la via utilizzata per l'andata.
Amacı, sağlığı için elverişli bir yer bulmaktı.Il problema principale era trovare una sede adatta.
Eğlendirme amacı taşır.Soddisfa la necessità di intrattenimento.
Hearts, 1874 yılında futbol amacıyla kurulmuştur.La sezione calcistica fu ufficialmente fondata nel 1874.
Şiiri sessiz bir şarkı olarak tanımlamışlar ve müziği şiirin amacı durumuna getirmişlerdir.Gli chiedono cosa sia successo a lui e la simpatica spugna intona quindi una canzone per spiegarglielo.
Ancak, onu yok etme amacından vazgeçmediler, ona bir tuzak kurmaya kara verdiler.Ma essi non vennero colpiti, fu la corazzata ad essere colpita da una fregata con alcuni colpi.
1450 yılında 50.000 adet kitabın olduğu söylenir ve bu kitapların basılma amacı büyük ölçüde dindir.I critici ci hanno scritto sopra 500mila volte, dicendo che era stupendo...
Tarım amacıyla yaşam alanlarının temizlenmesi de yokolmanın en önemli sebebidir.La bonifica degli habitat per l'agricoltura è la causa principale della distruzione dell'habitat.
Tarih boyunca eğitimin ana amacı, kültürün tüm nesillere yayılmasını sağlamaktı.La povertà generale avrebbe segnato l'intero Stato per le generazioni a venire.
Numunelerin aralıkları ve sayısı testin amacına göre değişir.La velocità e modalità dei test varia a seconda del test stesso.
Hofacker'ın amacı Hitler'i devirmekti.Valkyrie - Tentativo di uccidere Hitler.
Amaçsal: Katılımcılar konuşmanın amacına yönelir.Commissivi: fanno assumere un impegno al parlante.
Tüm amacı para ve şöhret kazanmaktır.Al centro, i soldi e la fama.
Uyku, vücut zindeliğinin yenilenmesi amacını taşır.Usando i fiammiferi puoi fermare la rigenerazione delle teste.
Çok uluslu ve bağımsız plak şirketlerinin de dahil olduğu kar amacı gütmeyen bir kuruluştur.Si tratta di una organizzazione no-profit integrata da etichette discografiche indipendenti e multinazionali.
Oyunun amacı Maça Kızını ve Kupaları almamaktır.Scopo del gioco è quello di non prendere né la Peppa (donna di picche) né le carte di cuori.
Amacı bütün galaksiyi yok etmektir.Il suo obiettivo è cancellare la vita dall'intero universo.
Amacımız hakaret değildi.Per me non è un'offesa.
11 Mayıs 2009 yılında tanıtılmış ve önceki sürümlerdeki yetersizlikleri doldurmak amacıyla tasarlanmışdır.Nel maggio 2009 esce per Bompiani All'appello mancano anche i presenti.
Pekiştirmeli öğrenme öznesinin amacı mümkün olduğunca fazla ödül toplamaktır.L'obiettivo dell'agente è quello di massimizzare la ricompensa totale.
Filma-Cass, 1981 yılında reklam filmi yapımcılığı amacıyla kurulmuş bir şirkettir.La SD Cinematografica è una società di produzione televisiva nata nel 1981.
Görevin en önemli amacı Mars'ta yaşam için kalıntılar bulmaktı.Questo avrebbe di per sé ostacolato il raggiungimento di Marte.
Her şekil ve desenin bir anlamı ve amacı vardır.Ogni cosa e ogni persona ha il suo posto e il suo scopo.
Daha sonra, kar amacı gütmeyen, Ethereum Kurumu yaratıldı.Vi trovò invece un'acqua salso-bromo-iodica, che non servì al suo scopo.
Amacımız Türkiye'deki demokrasi ayıbını gidermektir." dedi.E cioè portare l'Iran al tavolo negoziale".
Norton: “Bilgi bilimi çeşitli kuruluşların bilgi ihtiyaçlarının karşılanması amacına yönelik olarak doğmuştur.82: "le Commissioni d'inchiesta sono formate in modo da rispecchiare la proporzione tra i vari gruppi".
Asıl amacı, mültecilerin haklarını ve refahını savunmaktır.Si pone come obiettivo la tutela di diritti dei cittadini e dei consumatori.
Jhanalar aynı zamanda Arahantların dinlenmek amacıyla geçtikleri durumlardır.Nelle stesse ore i congiurati sono pronti a passare all'azione.
Para amacı gütmeyen bu projede, birçok sanatçı ilk sahne deneyimlerini yaşadı.In questa passione per l’arte viene incoraggiato da alcuni ufficiali che comperano i suoi primi quadri.
İlgili Sayfalar