Ancak, siyahın birincil amacı 4...d6 ile merkezi güçlü tutmak olmalıdır.Au lieu de cela, les Noirs devraient se contenter de tenir le centre 4...d6.
Amacı Aang'e toprak bükmeyi öğretmektir.Elle enseigne à Aang la Maîtrise de la Terre.
Arjantin pasaportu Arjantin vatandaşlarına ülke dışı seyahat edebilmeleri amacıyla verilmektedir.Le Passeport argentin est utilisé par les citoyens argentins pour voyager à l'étranger.
Bu yapının temel amacı Güney Avustralya için bir anayasa hazırlamaktı.Le principal rôle de ce conseil fut de choisir une constitution pour l'Australie méridionale.
En büyük amacı dünyanın tüm bir haritasını çizmektir.Elle rêve de dessiner une carte complète du monde.
Bunların temel amacı hücreye enerji sağlamaktır.Leur utilité principale est de fournir l'énergie à la cellule.
Organizasyonun birçok amacı vardır.Cette organisation a plusieurs buts.
Amacı, hayatta kalmaktır.Le but est de survivre.
PNAC'ın amacı "Amerika'nın global liderliğini desteklemek" olarak beyan edilmişti."L'objectif affiché du PNAC est de promouvoir le leadership mondial des États-Unis.
Gaius Gracchus'un en büyük amacı Senato'yu zayıflatmak ve demokratik erkleri güçlendirmekti.Le principal objectif de Caius Sempronius Gracchus est d’affaiblir le Sénat et de renforcer la démocratie.
Devrimci fikirlerini yayabilmek amacıyla gazete yayınladı.Il utilisa la presse pour diffuser ses idées révolutionnaires.
Madonna, albümün tanıtımı amacıyla Eylül 2015'te Rebel Heart Tour adlı turneye çıktı.Madonna Madonna pendant sa tournée Rebel Heart Tour en septembre 2015.
Kazak pasaportu Kazakistan vatandaşlarının yurtdışına seyahat edebilmeleri amacıyla verilmektedir.Le passeport kazakh est un document délivré aux citoyens du Kazakhstan pour voyager en dehors de leur pays.
Jide, tüm Android cihazlarında herkes için tutarlı bir deneyim sağlamak amacıyla yaptığını iddia etti.Jide a "prétendu vouloir assurer une expérience Android cohérente pour tous les appareils".
Bu yöntem beyne uygulanan radyoterapi yöntemlerinden biridir, metastaz riskini azaltmak amacıyla kullanılır.C'est un type de radiothérapie du cerveau utilisé pour réduire les risques de métastase.
PADH'ın ana amacı kapitalist sistemine karşı kitlesel taban hareketi oluşturmaktır.Le but principal de DSPA est d'initier un mouvement de résistance de masse contre le système capitaliste.
Von Luschan'ın skalası insanların cilt rengini sınıflandırmak amacıyla kullanılan bir ölçektir.L'échelle chromatique de Von Luschan est une méthode de classification des différentes carnations humaines.
Mezopotamyalıların görüşüne göre insanoğlu tanrılarına hizmet etmek amacıyla yaratılmıştır.Les Anciens mésopotamiens croyaient que l'être humain avait été créé par les dieux pour le servir.
Fransızların birincil amacı Ath kentiydi.Le principal objectif français de l'année dans les Pays-Bas espagnols était Ath.
Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.L’expression d’une pensée à visée critique ne constitue pas un délit.
Amacı şehri yok etmektir.Il entreprend alors de détruire la ville.
Oyunun amacı yaratıkları öldürmektir.La sauvegarde du jeu prend en compte le fait que des créatures ont été tuées.
Ama Kulturkampf amacına ulaşamadı.Le Kulturkampf ne remplit toutefois pas ses objectifs.
İki amacı vardır, saldırma ve savunma.Il y a deux phases de jeux, l’attaque et la défense.
Golan’ın asıl amacı taşımakta olduğu mürettebat ve yolculara en iyi korumayı sağlamaktır.La mission du Golan est de fournir un maximum de protection à son équipage.
Val daha sonra Jack'la birlikte adayı daha iyi araştırmak amacıyla adayı bölüşmeyi öne sürüyor.Elle propose alors à Jack de se séparer pour mieux parcourir l'île.
Hagen amacına ulaşmıştır.Mais la tentative de Hagen a échoué.
Aynı alan hastalığın zamanla yayılmasını nitelendirmek amacı ile tekrar tekrar ziyaret edilmektedir.Le même secteur est ensuite périodiquement visité pour caractériser la propagation de la maladie.
Kalabalık Mouzalon kardeşleri öldürmek amacı ile kiliseye doğru hareketlendiler.Rejoints par la foule, les soldats se précipitent dans l'église avec pour objectif de tuer les frères Muzalon.
Amacı dünyanın en performanslı otomobillerini üretmekti.Il voulait construire la voiture la plus rapide au monde.
Genç kuşak, iş bulmak amacıyla Merkez ilçeye göç etmektedir.Les plus humbles émigrent pour trouver du travail.
Projenin temel amacı dünya genelinde mümkün olduğunca fazla sayıda ülkeyi kapsamaktı ve hala da öyle.Le projet initial était et reste de couvrir le plus de pays dans le monde possible.
Amacım zamanı satın almak.Le temps s’achète.
Amacı Yalnız Dağ'ı geri almaktı.Il est à l'origine de la reconquête de la Montagne Solitaire.
Bunun amacı yanlış alarmları önlemektir.Ce procédé permet de prévenir les erreurs de transmission.
Çalışmanın amacı 1988 yılında yapılan MRI taramalarıyla karşılaştırma yapmaktır.Ils souhaitaient comparer l'évolution de son cerveau depuis les derniers tests faits en 1988.
Tek çocuk politikası 1979 yılında aşırı nüfus artışının önlenmesi amacıyla uygulanmaya koyuldu.La politique de l'enfant unique en vigueur depuis 1979 a aggravé la situation de déficit de femmes.
Ödülün ana amacı, gençleri okumaya teşvik etmektir.Cette dernière a pour principal objectif la promotion de la lecture pour les enfants.
Amacım yeni yeni gençler yetiştirmek olacaktır"".Il sera important d'intégrer les jeunes ».
Amacı bir gün Lefter gibi Avrupa'da oynamaktı.Quelques-uns jouent en Europe comme Finau Maka.
Bu projenin amacı, yenilenebilir enerjilerin üretilmesini ve kullanımını teşvik etmektir.L’objectif de cette agence est de promouvoir et d’accélérer le développement des énergies renouvelables,.
Bunun amacı Kur'an okumasını ve ezberlemesini kolaylaştırmaktı.Il a pour but de rendre claire la lecture et plus facile la conception.
Sanayi parkı veya sanayi sitesi, endüstriyel kalkınma amacıyla imar edilen ve planlanan bir alandır.Un parc industriel ou zone industrielle est une zone d'activité prévue pour un usage industriel.
Koasürans, genellikle büyük risklerin bölüşülmesi amacıyla yapılır.Il a régulièrement l'occasion de travailler avec la division des crimes majeurs.
1992'de, White'ın annesi, kar amacı gütmeyen Ulusal Ryan White Vakfını kurdu.En 1992, la mère de Ryan White a fondé la Ryan White Foundation.
Tek amacı ise ölümdür.La seule issue semble la mort.
Ayrıca Papa X. Leo'nun Osmanlılara karşı sefer yapılması amacıyla çalışmaları olduğu da bilinmektedir.Le pape Léon X est en outre habitué à côtoyer des animaux rares.
Amacı dünyanın en büyük kılıç ustası olabilmektir.Le monument est destiné à devenir la plus grande sculpture au monde.
Haberci ise onları uyarmak amacıyla ara vermeden harar diye bağırır.Elles jouent avec l'ours jusqu'à ce qu'il les avertisse de le laisser tranquille.
TCMB'nin temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır.La priorité du GMC est d'assurer la sécurité des patients.
Kaba kesimin amacı en iyi sahneyi seçmek ve düzenlemektir.Le but de cette étape est de sélectionner et d'ordonner les meilleures prises.
(Bu tartışmaların asıl amacı da budur zaten.)(Et a causé en cela pour une large part le conflit).
Uzayda, itki sisteminin amacı bir uzay aracının hızını (v) değiştirmektir.L'objectif d'un système de propulsion spatiale est d'accroitre la vitesse v d'un engin spatial.
Bullaların kullanım amacı, tahıl küplerinin mühürlenmesidir.La fonction du stigmate est de capturer les grains de pollen.
Sun, Charles'a ikisinin de amacının Benjamin Linus'u öldürmek olduğunu söyler.Sun l'informe alors qu'ils souhaitent tous les deux la mort de Benjamin Linus.
Bağımsız olmayan bazı yönetim birimleri de bu listeye bilgilendirmek amacıyla dahil edilmiştir.Plusieurs entités non-souveraines ont également été intégrées à la liste à des fins comparatives.
Agamemnon'un asıl amacı Ege denizini ele geçirmektir.Antigone a pour objectif la maîtrise complète des mers.
Kickstarter, ABD merkezli bir kâr amacı gütmeyen bağış şirketi.Kickstarter est une entreprise américaine de financement participatif .
Mayın tarama gemisi, mayın temizlemek amacıyla tasarlanmış küçük bir savaş gemisidir.Un mouilleur de mines est un navire de guerre des mines spécialisé dans le minage maritime.
Bu toplantının amacı her iki taraf içinde tatminkar olabilecek bir uzlaşmaya varmaktı.Ces réunions de travail en équipe visent à permettre de parvenir à un accord mutuellement satisfaisant.