Köy halkı, yardımda bulunmak amacıyla basmalara bahşişlerini takarlar.Die Bewohner sollen den Ort zum Dank für die Hilfe Pomuk genannt haben.
Amacı, Anadolu’da kaybedilen toprakları geri almaktı.Sie sollen daraufhin die Kontrolle über die verlorenen Gebiete in Mesopotamien zurückerlangt haben.
Bu müşteri koşullarından en önemlileri, Ürün fonksiyonu ve kullanış amacı Ürün veya hizmetin satış fiyatıdır.Hauptelemente sind der Unternehmensname und die angebotene Leistung oder das angebotene Produkt.
Ancak 2010'daki bütçe bu amacı gerçekleştirmek için yetersizdi.Bis zum Jahr 2010 gelang es auch dort nicht, die nötigen Mittel zusammenzubringen.
Bu kalelerin yapılma amacı haçlıların saldırılarından korunmak olmuştur.Die Festung sollte zum Schutz vor Angriffen der Berber dienen.
Amacına erişmesi için ona bir direnişçi olan erkek kardeşi (Orestes) yardımcı olacaktır.Er befreit sie mit der Hilfe seines Bruders.
Devam eden yıllarda Avrupa’da devlet borçlarını finanse etmek amacıyla diğer merkez bankaları kuruldu.Später entstanden in Europa weitere Zentralbanken, vorrangig mit der Aufgabe, Staatsschulden zu finanzieren.
Ama Kulturkampf amacına ulaşamadı.Durch den Kulturkampf zerschlugen sich diese jedoch.
Britanya'nın amacı Danimarka-Norveç, İsveç ve Rusya arasındaki ittifakı dağıtmaktı.Dabei wurde die BJ Teil der Eisenbahnverbindung zwischen Dänemark, Schweden und Norwegen.
Üyeler örgütün amacını paylaşmalı.Darin werden die Zwecke des Vereins festgeschrieben.
Bu yüzden Slyvester hiçbir zaman amacına ulaşamaz.An diesem Tag sollte Jakki seinen Bestimmungsort nie erreichen.
Çünkü amacı darbe yapmak değildi.Es war keine Absicht, es war ein Unfall.
O dönemde en baştaki amacı, geniş halk kitlelerinin sanatla bağ kurmasını sağlamaktı.Er erkannte als einer der ersten, dass man die Massen für diese Kunst begeistern kann.
Santralin ana amacı, Pyongyang'a (bölgenin 175 km güneydoğusu) istikrarlı bir şekilde elektrik sağlamaktır.Es soll zur Stromversorgung von Pjöngjang, 175 km südöstlich gelegen, beitragen.
Translatum amacıyla tutarlı olmalıdır.Ketzerisches zu Transkriptionen.
1964 yılında iç tehditlere karşı başkenti korumak amacıyla kurulmuştur.Diese wurde 1964 in Großbritannien gegründet um Jagden durch direkte Aktionen zu verhindern.
Saldırının amacı Deyrizor Havaalanı ile şehir arasındaki yolu kesmekti.Er sollte die Verkehrsstauungen zwischen Innenstadt und Flughafen vermindern.
Binlerce makalenin hepsinin aramanın amacına yönelik olması beklenemez.Nicht auf etwaige 100 Punkte fürs Austeilen vergessen.
Firmanın üretimi öncelikle sivil kullanım amacı taşımaktadır.Das zeigt den Einsatz der Fahrzeuge vorrangig für den zivilen Bereich.
1988'de Su Çi, hasta olan annesinin yanında bulunman amacıyla Burma'ya geri döndü.1988 kehrte Aung San Suu Kyi auf Grund eines Schlaganfalles ihrer Mutter wieder nach Birma zurück.
Amacı yepyeni bir canlı meydana getirmektir.Ein neuer lebendiger Zweckbau.
Buna ek olarak amacına ulaşabilmesi için neredeyse en doğru açıdan bakılması gerekemektedir.Sie müsse alles unternehmen, um diesem Ziel nahezukommen.
Tek amacı, ne pahasına olursa olsun Kira'yı bulmak.Kim hat nur ein Ziel: Karriere zu machen um jeden Preis.
Oyunun amacı, bir sonraki seviyeye geçmek için altın bardaklar toplamaktır.Ziel des Spiels ist es, in allen Cups den Goldpokal zu erringen.
Amacı, kızının yaptığı gibi Ayten'e yardım etmektir.Damit schlägt er auch die Hilfe seiner Tochter Maxi aus.
Tek amacı robotunu geri almak ve dünyayı yok etmektir.Ziel der Sendung ist die Eroberung und Zerstörung des Planeten.
Aldo amacını açıklamak için güvenli bir eve giderler.Immerhin distanziert sich Temple in einer Erklärung von seinem Essay.
İlk kurulduğunda devlet yetkililerini korumak amacı vardı.Das erste Mal behaupteten sie, das Wort Amt sei geschützt.
Bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır.Das hauptsächliche Ziel der Bank ist es, Preisstabilität zu garantieren.
Telekom alanındaki teorik çalışmaları pratikte test etmek ve uygulamaya dökmek amacıyla yola çıkılmıştır.Die Ergebnisse der Teamarbeit werden im konkreten Arbeitsumfeld dokumentiert und sofort umgesetzt.
Polis arabası, polisler tarafından resmi görevlerini yerine getirmek amacıyla kullanılan taşıttır.Militärfahrzeuge sind alle Fahrzeuge, die von Streitkräften zur Erfüllung ihrer Aufgaben verwendet werden.
Geleneksel dramyinlerde telleri desteklemek amacıyla bir geçiş bölümü bulunmaktadır.Es gibt Bestrebungen, auf diesem Abschnitt Draisinenfahrten anzubieten.
Şimdi ise safarinin amacı onları tüfek yerine fotoğraf makinesiyle yakalamak.Sie verglich sich mit einem Soldaten, der statt mit einem Maschinengewehr sich mit der Kamera ins Feuer wagt.
Tek amacımız önümüze gelen düşmanları öldürmek.Erneut besteht Gelegenheit die getöteten Feinde auszurufen.
Hükümetin genel amacı, bunu mümkün olan her fırsatta tekrarlamaktı.Dabei achtete man darauf, den Originalzustand wo immer möglich wiederherzustellen.
Rezervuar, tuvaletlerde işlem bittikten sonra temizleme amacıyla kullanılan tanktır.Bei neueren Geräten dienen Reinigungsdüsen im Tank der besseren Säuberung nach Beendigung des Einsatzes.
İkinci sebebinin limanı korumak amacı olduğunu sanılmaktadır.Sie hoffen, dass es sicher den Hafen erreicht.
Amacı, kız arkadaşı Catalina’yı bulup yaptıklarını ödetmektir.Schließlich erwacht ihre Mutter, was sie Lilly zu verdanken hat.
Eylemleri daima “özgürlük” amacında olmalıydı.Beide Länder sollten in ihren Zonen „volle Aktionsfreiheit“ erhalten.
Rusların amacı Polonya üzerinde hakimiyet kurmaktır.Die Pläne zielten auf die Abhängigkeit Russlands von Polen.
İlk kadın derneği ise savaş yaralılarına yardımcı olmak amacıyla 1867 yılında kuruldu.Dort begründete er 1866 den Verein zur Pflege der Verwundeten im Kriege mit.
Fakat Dulcamara karnını yiyecek ve içecekle doldurmak amacıyla dışarıda kalmıştır.Das Gelege wird nur zur Nahrungsaufnahme und zum Trinken verlassen.
Bu kodların bir diğer yayınlanma amacı ise pazarlanan ürün hakkında daha ayrıntılı bilgi vermeyi amaçlamaktır.Der Fließtext soll zusätzliche Informationen zum beworbenen Produkt bieten.
Amacımız Janet'ın özüne dönüp esas müzik tarzında şarkılar yapmaktı.Maria möchte gerne Karriere an der Oper machen und endlich ernsthafte Musik singen.
Ortak bir menfaat amacıyla hareket etmezler; aksine, daima kendi dar çıkarlarını göz önünde bulundururlar.Nicht immer hat er seine Schutzbefohlenen im Griff, vielmehr führen die Schatten ein Eigenleben!
Stalin'in Berlin Taarruzu'nu geciktirmekteki amacı muhtemelen politikti.Ein weiterer Grund für ein baldiges Ende des Berlin-Dada mag das politisch-destruktive Chaos gewesen sein.
Amacına ulaşmak için çok çalışıyor.Il travaille dur pour atteindre son but.
Amacını gerçekleştirmek istiyor.Il veut incarner son idéal.
Yaşamdaki amacı para biriktirmektir.Son but dans la vie est d'accumuler de l'argent.
Amacına ulaştı.Il finit par atteindre son but.
Diğer yolcularla tanışmak amacıyla yolculuk yapıyor.Il voyage dans le but de rencontrer d'autres voyageurs.
Amacıma yaklaşıyorum.Je me rapproche de ma destination.
Street Spirit'in amacı yok.Street Spirit n'a pas d’espoir.
Şirketin yeni bir çalışanı olmasına rağmen, Lee'nin projeye katılması amacıyla Tayland'a gönderildi.Malgré son statut de nouvel employé, Lee est envoyé en Thaïlande pour participer à ce projet.
Bu amacına kendi hatalarından öğrenerek ve kendisi üzerinde deneyler yaparak ulaşmaya çalıştı.Il essaya de l'atteindre en apprenant de ses propres erreurs et en pratiquant des expériences sur lui-même.
Lanza del Vasto 1936 yılında Gandi ile yaşamak amacıyla Hindistan'a gitti.Lanza del Vasto alla en Inde en 1936 dans le but de vivre avec Gandhi.
Amacı insan yaşamını kolaylaştırmak.L'objectif étant de simplifier la vie des personnes.
Edis, ilk şarkısını "muhtemelen ilgi çekmek amacıyla" 10 yaşındayken yazdı.Edis a écrit sa première chanson à l'âge de dix ans "juste pour attirer l'intérêt".
Bunun yerine, hayır amacıyla birkaç milyon Alman markı bağışladı.Au lieu de cela, il a fait don de plusieurs millions de marks allemands à des causes charitables.
Liderliği altında Kongre amacı Swaraj olan yeni bir anayasa altında örgütlendi.Sous sa direction, le congrès est réorganisé avec une nouvelle constitution, mentionnant le but de la swaraj.