Pek çok insan amaçsızca hayatın içinde sürükleniyor.Many people drift through life without a purpose.
Caddede amaçsızca gezindim.I walked about aimlessly on the street.
Alışveriş bölgesinde amaçsızca dolaştık.We wandered aimlessly around the shopping district.
O kız arkadaşından ayrıldıktan sonra evin etrafında amaçsızca dolaştı.After breaking up with his girlfriend he moped around the house for a whole month.
O, kız arkadaşıyla ilişkiyi bitirdikten sonra evin etrafında amaçsızca dolaştı.After breaking up with his girlfriend he moped around the house for a whole month.
Yapacak eğlenceli bir şey bulmayı amaçsızca merak ediyorum.I wondered aimlessly to find something fun to do.
Amaçsızca dolaştım.I walked around aimlessly.
Ben zihnimin amaçsızca dolaştığını tahmin ederim.I guess my mind wandered.
O zamandan beri, gözlerindeki sonsuz gecede amaçsızca dolaştım.Ever since, I've wandered aimlessly in the everlasting night of your eyes.
Amaçsızca yürümekten hoşlanırım.I like to walk aimlessly.
Sen amaçsızca dolaşıyorsun.You are wandering.
Sokaklarda deli gibi amaçsızca dolaşıyor.He walks aimlessly in the street as a madman.
Rolling Stone piyano parçalarını "amaçsızca sevimli" olarak tanımladı.Rolling Stone described the piano pieces as "aimlessly pretty".
Ve hepsini okudum, ama amaçsızca; keyif aldım.And I have read all of them, but with no purpose; I enjoyed it.
Gittikçe daha yakın ve yakın oluyor, amaçsızca asimptota yaklaşıyor. .It just gets closer and closer and closer, arbitrarily close to the asymptote.
Yani gördüğünüz gibi her şey yüzey üstüne amaçsızca dağıtılmış.I mean, you see, everything seems to have been scattered aimlessly around the space.
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.I therefore run like that, as not uncertainly. I fight like that, as not beating the air,
Sonraki yıllarını da Özgür Şehirlerde amaçsızca dolaşarak harcamışlardır..[7]They spent the following years wandering the Free Cities.[7]
Ardından amaçsızca trafikte gezerken görüldü ve Tucson, Arizona'da tutuklandı.[7]Bardo was later arrested in Tucson, Arizona, when he was observed walking aimlessly in traffic.[7]
Bunlar olmaksızın yapılan karanlık bir labirentte amaçsızca dolaşmaktır."Ha sido durante mucho tiempo un oscuro laberinto sin destino.
Vali, hayatta kalmayı başaran bir aile ile karşılaşana kadar amaçsızca dolaşan biri haline gelmiştir.Se ha convertido en un vagabundo sin rumbo hasta que conoce a una pequeña familia de supervivientes.
Bunlar: Tümörler amaçsızca ürerler.ものおき моно-оки): для невостребованных вещей.
O bir süre amaçsızca gezdi.Zij heeft een tijd gedoold.
Rolling Stone piyano parçalarını "amaçsızca sevimli" olarak tanımladı.Rolling Stone kuvaili kappaletta "club-pop leikkaukseksi Ne-Yon haikealla kertosäkeellä".
Bazen komedi yayınlarının daha komik olması için de amaçsızca kullanılır.Най-често комедийното се постига чрез изобличаване в абсурда.
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.Daarom loop ik niet zomaar wat in het wilde weg en ik sta ook niet in de lucht te boksen.
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.Én azért úgy futok, mint nem bizonytalanra; úgy viaskodom, mint a ki nem levegõt vagdos;
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.Ich laufe aber also, nicht als aufs Ungewisse; ich fechte also, nicht als der in die Luft streicht;
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.Io dunque corro, ma non come chi è senza mèta; faccio il pugilato, ma non come chi batte l'aria
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.Ja tedy tak bieżę, nie jako na niepewne; tak szermuję, nie jako wiatr bijąc.
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.Jeg løber derfor ikke som på det uvisse jeg fægter som en, der ikke slår i Luften;
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.Jeg løper da ikke som på det uvisse; jeg fekter ikke som en som slår i været;
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.그러므로 내가 달음질하기를 향방 없는것 같이 아니하고 싸우기를 허공을 치는 것 같이 아니하여
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.Minä en siis juokse umpimähkään, en taistele niinkuin ilmaan hosuen,
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.Moi donc, je cours, non pas comme à l`aventure; je frappe, non pas comme battant l`air.
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.Pois eu assim corro, não como indeciso; assim combato, não como batendo no ar.
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.Por eso yo corro así, no como a la ventura; peleo así, no como quien golpea al aire
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.Protož já tak běžím, ne jako v nejistotu, tak bojuji, ne jako vítr rozrážeje,
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.Vậy thì, tôi chạy, chẳng phải là chạy bá vơ; tôi đánh, chẳng phải là đánh gió;
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.Vậy_thì , tôi chạy , chẳng phải là chạy bá_vơ ; tôi đánh , chẳng phải là đánh_gió ;
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.Εγω λοιπον ουτω τρεχω, ουχι ως αβεβαιως, ουτω πυγμαχω, ουχι ως κτυπων τον αερα,
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.бючи.
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.И потому я бегу не так, как на неверное, бьюсь не так, чтобы только бить воздух;
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.לכן הנני רץ לא כמו בחשכה הנני נלחם לא כהולם רוח׃
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.اذا انا اركض هكذا كانه ليس عن غير يقين. هكذا اضارب كاني لا اضرب الهواء.
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.所 以 我 奔 跑 、 不 像 無 定 向 的 . 我 鬥 拳 、 不 像 打 空 氣 的
Bunun içindir ki, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum. Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum.所以 我 奔跑 、 不像無 定向 的 . 我 鬥拳 、 不 像 打 空氣的
Gittikçe daha yakın ve yakın oluyor, amaçsızca asimptota yaklaşıyor. .Będą się zbliżać do siebie, będą dowolnie blisko siebie.
Gittikçe daha yakın ve yakın oluyor, amaçsızca asimptota yaklaşıyor. .Ti ci avvicini sempre di piu', sempre piu' vicino all'asintoto.
Gittikçe daha yakın ve yakın oluyor, amaçsızca asimptota yaklaşıyor. .Тя просто се приближава по-близо и по-близо, и по-близо, условно близо до асимптотата.
Gittikçe daha yakın ve yakın oluyor, amaçsızca asimptota yaklaşıyor. .بل انه يقترب اكثر فأكثر اي اقرب الى الخط المتقارب
Gittikçe daha yakın ve yakın oluyor, amaçsızca asimptota yaklaşıyor. .漸近線に近づきます。 このように、
Ne denebilir ki? Tam bir karmaşa. Yani gördüğünüz gibi her şey yüzey üstüne amaçsızca dağıtılmış.Chodzi o to, że, widzicie, wszystko jest jakby porozrzucane wkoło bez ładu i składu.
Şöyle düşünelim; Birisi aracınıza ulaşıyor amaçsızca takılıyor ve sonra bırakıyor.Dus: iemand krijgt toegang tot je auto, rommelt er wat mee en vertrekt dan weer.
Şöyle düşünelim; Birisi aracınıza ulaşıyor amaçsızca takılıyor ve sonra bırakıyor.Gândiți-vă că cineva ar avea acces la mașină, și-ar face de cap cu ea, apoi ar pleca.
Şöyle düşünelim; Birisi aracınıza ulaşıyor amaçsızca takılıyor ve sonra bırakıyor.Imaginez : quelqu'un s'introduit dans votre voiture, y bidouille quelque chose, puis s'en va.
Şöyle düşünelim; Birisi aracınıza ulaşıyor amaçsızca takılıyor ve sonra bırakıyor.좋아요, 이렇게 생각해보세요. 어떤 사람이 여러분의 자동차에 접근해서 차에 어떤 짓을 해놓고 가버리는 거죠.
Şöyle düşünelim; Birisi aracınıza ulaşıyor amaçsızca takılıyor ve sonra bırakıyor.Predstavte si to tak, že sa niekto dostane do vášho auta, všetko tam rozhádže a odíde.
Şöyle düşünelim; Birisi aracınıza ulaşıyor amaçsızca takılıyor ve sonra bırakıyor.חישוב על זה כך: מישהו מצליח להגיע לרכב שלכם, מתעסק איתו, ומסתלק,
Şöyle düşünelim; Birisi aracınıza ulaşıyor amaçsızca takılıyor ve sonra bırakıyor.حسناً، يمكنكم التفكير في ذلك على ان، شخص يمكنه الذهاب لسيارتك، ويمكنه العبث بها، وبعد ذلك يرحل،