Bunlar aslında inşa etmek için alternatiflerinden daha ucuza geliyor.وهذه الامور هي أقل كلفة من بناء البدائل النظيفة
Bunlar aslında inşa etmek için alternatiflerinden daha ucuza geliyor.炉が必要な時よりも少額です ここで物の使用削減
Bunlar çok daha uygun alternatifler olabilirdi.Byłyby to bardziej opłacalne alternatywy.
Bunlar çok daha uygun alternatifler olabilirdi.Die alternatieven zouden veel beter doenlijk geweest zijn.
Bunlar çok daha uygun alternatifler olabilirdi.이러한 것들은 훨씬 현실성 있는 대안들일 것입니다.
Bunlar çok daha uygun alternatifler olabilirdi.Länder in Not vom Druck der Märkte befreit hätten, das wären alles tragfähigere Alternativen gewesen.
Bunlar çok daha uygun alternatifler olabilirdi.Queste sarebbero state alternative molto più valide.
Bunlar çok daha uygun alternatifler olabilirdi.Teriam sido alternativas muito mais viáveis.
Bunlar çok daha uygun alternatifler olabilirdi.Все эти решения представляются более жизнеспособными вариантами действий.
Bunlar çok daha uygun alternatifler olabilirdi.Това щяха да бъдат много по-надеждни алтернативи.
Bunlar çok daha uygun alternatifler olabilirdi.אלו יכלו להיות אלטרנטיביות יותר ברות השגה.
Bunlar çok daha uygun alternatifler olabilirdi.كل هذه كانت ستكون حلول و بدائل أكثر حيوية
Bunlar çok daha uygun alternatifler olabilirdi.でも私はこう考えるようになりました
Bunlar üzerinde çalışıyoruz çünkü bunları antibiyotiklere alternatif olarak sunabiliriz. .A my jsme studovat to nejvíc, protože to může být dobrý alternativou k antibiotikům.
Bunlar üzerinde çalışıyoruz çünkü bunları antibiyotiklere alternatif olarak sunabiliriz. .E iremos estudar isto porque pode ser uma coisa boa e uma alternativa aos antibióticos.
Bunlar üzerinde çalışıyoruz çünkü bunları antibiyotiklere alternatif olarak sunabiliriz. .Ten proces jest intensywnie badany, ponieważ może stanowić alternatywę dla antybiotyków.
Bunlar üzerinde çalışıyoruz çünkü bunları antibiyotiklere alternatif olarak sunabiliriz. .Y estudiamos estos más porque esto podría ser un buen alternativa a los antibióticos.
Bunlar üzerinde çalışıyoruz çünkü bunları antibiyotiklere alternatif olarak sunabiliriz. .І це те, що ми, в основному, вивчаємо, так як це може бути підходящою альтернативою антибіотикам.
Bunlar üzerinde çalışıyoruz çünkü bunları antibiyotiklere alternatif olarak sunabiliriz. .والذي غالبا ما تفعله وعندما ندرسها أكثر ربما يكون هذا شئ جيد
Bunlar üzerinde çalışıyoruz çünkü bunları antibiyotiklere alternatif olarak sunabiliriz. .抗生物質への代わり。 ウイルス細菌を攻撃する可能性があります--時々 ので、
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri."Astaga!" Kata Mr Bunting, ragu-ragu antara dua mengerikan alternatif.
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri."Bonté divine!", A déclaré M. Bunting, hésitant entre deux horribles alternatives.
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri."Boże!" Powiedział Pan Bunting, wahając się pomiędzy dwoma straszne alternatywy.
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri."Buon Dio!", Ha dichiarato Bunting, esitando tra due orribili alternative.
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri."Deus do céu!", Disse o Sr. Bunting, hesitando entre dois horrível alternativas.
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri."¡Dios mío!", Dijo Bunting, dudando entre dos horribles alternativas.
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri."Du lieber Himmel!", Sagte Bunting, schwankend zwischen zwei schrecklichen Alternativen.
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri."Dumnezeule!", A spus domnul Bunting, ezită între două oribil alternative.
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri."Goede hemel!" Aldus de heer Bunting, aarzelend tussen twee verschrikkelijke alternatieven.
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri."Herregud!", Sa Mr Bunting, tvekar mellan två fruktansvärda alternativ.
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri."Jó ég!" Mondta Mr. sármány, habozás két szörnyű alternatívák.
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri."이럴 수가!"씨 깃발천 두 끔찍 사이에 주저했다 대안.
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri."Preboha!" Povedal pán Bunting, váhanie medzi dvoma hrozné alternatívy.
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri."Proboha!" Řekl pan Bunting, váhání mezi dvěma hrozné alternativy.
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri."Sveta nebesa!" Je rekel gospod strnad, omahoval med dvema grozno alternative.
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri."Tốt trời!" Ông Bunting, do dự giữa hai khủng khiếp lựa chọn thay thế.
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri."Voi hyvänen aika!", Sanoi Mr. lippukankaat epäröi kahden kamala vaihtoehtoja.
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri."Καλή ουρανούς!", Είπε ο κ. Bunting, διστάζοντας ανάμεσα σε δύο φρικτό εναλλακτικές λύσεις.
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri."Боже мій!", Сказав пан Бантінг, коливаючись між двома жахливий альтернатив.
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri."Боже мой!", Сказал г-н Бантинг, колеблясь между двумя ужасный альтернатив.
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri."Добър небесата!", Каза г-н овесарка, се колебае между две ужасни алтернативи.
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri."يا الهي!" ، قال السيد الرايات ، مترددة بين اثنين الرهيبة البدائل.
Bunting, iki korkunç arasında tereddüt dedi. alternatifleri.選択肢。 彼は、宿屋の通過で恐ろしい闘争を聞いて、彼の決断だった
Bunu sevmemin bir diğer nedeni de bilimin karmaşıklığına alternatif bir giriş noktası öneriyor olması.A outra razão de eu gostar mesmo disto é porque oferece uma introdução alternativa à complexidade da ciência.
Bunu sevmemin bir diğer nedeni de bilimin karmaşıklığına alternatif bir giriş noktası öneriyor olması.Další důvod, proč se mi to líbí je ten, že nabízí alternativní vstupní bránu do komplexního světa vědy.
Bunu sevmemin bir diğer nedeni de bilimin karmaşıklığına alternatif bir giriş noktası öneriyor olması.Ďalším dôvodom, prečo sa mi to páči, je, že to ponúka alternatívny vstup do komplexnosti vedy.
Bunu sevmemin bir diğer nedeni de bilimin karmaşıklığına alternatif bir giriş noktası öneriyor olması.Drug razlog, zaradi česar mi je všeč, pa je, da ponuja alternativni pristop k znanstveni kompleksnosti.
Bunu sevmemin bir diğer nedeni de bilimin karmaşıklığına alternatif bir giriş noktası öneriyor olması.또 다른 이유는 이것이 과학의 복잡성에 또 다른 접근 방식을 제공한다는 점입니다.
Bunu sevmemin bir diğer nedeni de bilimin karmaşıklığına alternatif bir giriş noktası öneriyor olması.Lubię to również dlatego, że oferuje alternatywne punkty patrzenia na kompleksowość nauki.
Bunu sevmemin bir diğer nedeni de bilimin karmaşıklığına alternatif bir giriş noktası öneriyor olması.Інша причина чому мені це так подобається - через альтернативний шлях входження у складні науки.
Bunu sevmemin bir diğer nedeni de bilimin karmaşıklığına alternatif bir giriş noktası öneriyor olması.הסיבה האחרת למדוע אני אוהבת את זה היא מפני שזה מציע נקודת כניסה חליפית למורכבות של המדע.
Bunu sevmemin bir diğer nedeni de bilimin karmaşıklığına alternatif bir giriş noktası öneriyor olması.السبب الآخر الذي جعل ذلك يعجبني حقا هو أنه يعطي نقطة دخول بديلة لتعقيد العلوم.
Bunu sevmemin bir diğer nedeni de bilimin karmaşıklığına alternatif bir giriş noktası öneriyor olması.我中意呢个嘅另一个原因, 就系佢提供佐另外一种 接近呢地复杂嘅科学嘅方法。
Bunu sevmemin bir diğer nedeni de bilimin karmaşıklığına alternatif bir giriş noktası öneriyor olması.複雑な科学への別の導入口を与えてくれるからです 科学分野の博士号を 誰もが持っているわけではありません
Bunu yapmak için birim boyutları kısıtlı olan cam dışında bir alternatif bulmamız gerekiyordu.Để làm điều đó, chúng ta phải tìm ra một thứ thay thế cho thủy tinh, với kích cỡ đơn vị rất rất nhỏ.
Bunu yapmak için birim boyutları kısıtlı olan cam dışında bir alternatif bulmamız gerekiyordu.Hogy ezt megtehessük, alternatívát kellett találnunk az üvegre, mert annak igencsak korlátozott a mérete.
Bunu yapmak için birim boyutları kısıtlı olan cam dışında bir alternatif bulmamız gerekiyordu.그러기 위해서 단위 크기가 무척 한정되어 있는 유리의 대체품을 찾아야만 했습니다.
Bunu yapmak için birim boyutları kısıtlı olan cam dışında bir alternatif bulmamız gerekiyordu.Pentru asta trebuia să găsim o alternativă sticlei, aceasta fiind foarte limitată datorită dimensiunii sale.
Bunu yapmak için birim boyutları kısıtlı olan cam dışında bir alternatif bulmamız gerekiyordu.Untuk melakukannya kami harus mencari alternatif dari kaca, yang ukuran satuannya sangat terbatas.
Bunu yapmak için birim boyutları kısıtlı olan cam dışında bir alternatif bulmamız gerekiyordu.Для этого нам нужно было найти альтернативу стеклу, т.к. оно сильно ограничивает размер отдельных частей.