Bunu yapmak için birim boyutları kısıtlı olan cam dışında bir alternatif bulmamız gerekiyordu.וכדי לעשות זאת היינו צרכים למצוא תחליפים לזכוכית, שהיא למעשה מאוד מוגבלת במונחים של גודל יחידה.
Bunu yapmak için birim boyutları kısıtlı olan cam dışında bir alternatif bulmamız gerekiyordu.それはサイズの面でかなり限りがありました 自然界には沢山の例があります
Burada gerçekten bir alternatif yok.Aici nu prea există o altă opţiune.
Burada gerçekten bir alternatif yok.Aqui, não existe de facto outra opção.
Burada gerçekten bir alternatif yok.Aquí, no hay realmente una opción.
Burada gerçekten bir alternatif yok.Disini, sama sekali tidak ada pilihan
Burada gerçekten bir alternatif yok.Hier gibt es nicht wirklich eine Wahl.
Burada gerçekten bir alternatif yok.Hier is er niet echt keuze.
Burada gerçekten bir alternatif yok.Ici, ce n'est pas vraiment une option.
Burada gerçekten bir alternatif yok.Itt nincs választás.
Burada gerçekten bir alternatif yok.선택의 여지가 없습니다.
Burada gerçekten bir alternatif yok.Ở đây, đó không phải là một sự lựa chọn.
Burada gerçekten bir alternatif yok.Qui non c'è davvero scelta.
Burada gerçekten bir alternatif yok.Tady ale není na výběr.
Burada gerçekten bir alternatif yok.Tu skutočne niet inej možnosti.
Burada gerçekten bir alternatif yok.Tutaj nie ma innego wyboru.
Burada gerçekten bir alternatif yok.Εδώ, δεν υπάρχει άλλη επιλογή.
Burada gerçekten bir alternatif yok.Здесь же вариантов нет.
Burada gerçekten bir alternatif yok.Тук, наистина няма избор.
Burada gerçekten bir alternatif yok.כאן, אין באמת ברירה.
Burada gerçekten bir alternatif yok.ولكن في بيئات كتلك هذا الامر ليس خيار انما هو حتمي
Burada gerçekten bir alternatif yok.学習は生産的であるべきです
Bu şirket, sürfaktanlar için biyolojik temelli bir alternatif... ...geliştirmeye çalışıyordu.Esta era una empresa que de hecho estaba tratando de desarrollar un sustituto ecológico de los surfactantes.
Bu şirket, sürfaktanlar için biyolojik temelli bir alternatif... ...geliştirmeye çalışıyordu.이 기업은 계면활성제를 대체할 수 있는 친환경 제품의 개발을 시도한 경우입니다
Bu şirket, sürfaktanlar için biyolojik temelli bir alternatif... ...geliştirmeye çalışıyordu.هنا شركة كانت تحاول تطوير بديل بيولوجي للمواد المفعلة للسطوح.
Bu şirket, sürfaktanlar için biyolojik temelli bir alternatif... ...geliştirmeye çalışıyordu.開発しようとした会社の例です 実際に外に出て問題を理解し
Bu tamamen alternatif bir akademik program.É um programa académico totalmente alternativo.
Bu tamamen alternatif bir akademik program.Het is een compleet alternatief programma.
Bu tamamen alternatif bir akademik program.Ini sepenuhnya adalah program akademis alternatif.
Bu tamamen alternatif bir akademik program.Είναι ένα εντελώς εναλλακτικό ακαδημαϊκό πρόγραμμα.
Bu tamamen alternatif bir akademik program.За седмица бях извън училище, на урок по летене и си построих макетен самолет.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.A cały świat dostarcza dowodów, że gdyby je zastosować, niepotrzebne byłyby alternatywy.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.A přitom veškerá zkušenost ze světa ukazuje, že kdybychom to dělali takto, nebyla by alternativa potřeba.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.Avem dovezi în toată lumea că dacă am face toți asta n-ar mai fi nevoie de alternativă.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.E as provas que vêm de todo o mundo mostram que se todos fizéssemos isto, não seria preciso uma alternativa.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.In vsi dokazi iz celega sveta kažejo, da če bi vsi to naredili, ne bi bilo nobene potrebe za alternativo.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.전세계에서 모든 증거들은 우리가 바른 교육을 실시했다면, 아마 대안은 필요가 없었을 것 이라고 말합니다.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.Ogni evidenza ci dice che se tutti facessimo così non ci sarebbe bisogno di alternativa.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.Toda evidencia alrededor del mundo indica que, si solo hiciésemos eso, no haría falta una alternativa.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.Wereldwijd zien we het bewijs dat er, als we dat allemaal deden, geen behoefte zou zijn aan het alternatief.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.А усі свідчення по всьому світу доводять, що якби ми усі так робили, то не було б потреби в альтернативі.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.Всички доказателства от цял свят сочат, че ако всички правехме това, нямаше да има нужда за алтернативи.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.И данные со всего мира говорят о том, что если везде сделать так, никакая альтернатива будет не нужна.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.ולפי כל ההוכחות מכל העולם אם כולנו ננהג כך, לא יהיה צורך בחלופות.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.وكل الأدلة من جميع أنحاء العالم هي أنه، إن قمنا بكل ذلك، فلن يكون هناك داع للبديل.
Bütün dünyadaki tüm bu kanıtlar gösteriyor ki eğer bunların hepsini yaparsak alternatife ihtiyaç olmayacak.これが普通になれば 代替の必要はないのです (拍手)
Bu yüzden, bu görüşe karşılık bir alternatife ihtiyacımız var.Par conséquent il nous faut une autre explication.
Bu yüzden, bu görüşe karşılık bir alternatife ihtiyacımız var.Por ello necesitamos una visión alternativa.
Bu yüzden, bu görüşe karşılık bir alternatife ihtiyacımız var.そこで ご提案したいのは
Bu yüzden, bunun alternatifini ele aldım. Bu da Sitopia'dır.Also bin ich mit einer Alternative gekommen, und die ist Sitopia, aus dem Altgriechischen,
Bu yüzden, bunun alternatifini ele aldım. Bu da Sitopia'dır.Aşa că am venit cu o altenativă, numită Sitopia, din vechea greacă,
Bu yüzden, bunun alternatifini ele aldım. Bu da Sitopia'dır.Così sono arrivata ad un'alternativa, che è "Sitopia": dal greco antico
Bu yüzden, bunun alternatifini ele aldım. Bu da Sitopia'dır.Daarom heb ik een alternatief bedacht, namelijk Sitopia, vanuit het klassieke Grieks,
Bu yüzden, bunun alternatifini ele aldım. Bu da Sitopia'dır.Derfor har jeg fundet på et alternativ, det hedder Sitopia, fra de oldgræske ord
Bu yüzden, bunun alternatifini ele aldım. Bu da Sitopia'dır.Então arranjei uma alternativa, que é "sitopia", do grego antigo,
Bu yüzden, bunun alternatifini ele aldım. Bu da Sitopia'dır.Jadi aku memiliki alternatif, yaitu Sitopia, dari bahasa Yunani kuno,
Bu yüzden, bunun alternatifini ele aldım. Bu da Sitopia'dır.J'ai donc trouvé une alternative, qui est Sitopia, du grec ancien,
Bu yüzden, bunun alternatifini ele aldım. Bu da Sitopia'dır.Stąd też wymyśliłam alternatywę, którą nazwałam Sitopia.
Bu yüzden, bunun alternatifini ele aldım. Bu da Sitopia'dır.Tehát kitaláltam egy alternatívát, ami a Sitopia, az ókori görögből,
Bu yüzden, bunun alternatifini ele aldım. Bu da Sitopia'dır.Επινόησα λοιπόν μία εναλλακτική λύση που ονόμασα Σιτοπία, από τις αρχαίες ελληνικές λέξεις