Ana içeriğe geç
Sözlük

alt ile cümle

alt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sadece yarın sabah altıda burada olmak zorundasın.You only have to be here at six tomorrow morning.
Bir zamanlar Japonya'da altın gümüşten daha az değerliydi.Once gold was less valuable than silver in Japan.
Masanın altında bir sepet vardır.There is a basket under the table.
Carl bana altın madalya gösterdi.Carl showed me the gold medal.
Keçi yavrusunun altına bir ateş yakmalısın.You should build a fire under the kid.
Oğlağın altına bir ateş yakmalısın.You should build a fire under the kid.
Evans ailesinde altı çocuk vardı.There were six children in the Evans family.
Ben hep baskı altındayım.I'm always under pressure.
Bu sözlüğü her zaman el altında tut.Always keep this dictionary handy.
Her zaman stres altındayım.I'm always under stress.
Sandalyenin altında bir çift eldiven buldum.I found a pair of gloves under the chair.
Ann alt kata geldi.Ann came downstairs.
Amerikan kültüründe konuşma altındır.In American culture, speech is golden.
Şu ağacın altındaki genç kadın üzgün görünüyor.The young woman under that tree looks sad.
Onu kurnazlıkla altettim.I outwitted him.
Yazar bir kazada öldüğünden beri altı ay geçti.Six months have passed since the author was killed in an accident.
O takım her zaman alt sıralarda.That team is always in the cellar.
Bir sonraki seçimde onu alt edeceksin.You will get the better of him in the next election.
Altıda kalkmalısın.You must get up at six.
Altı ve yedi arasında başlamalısın.You should start between six and seven.
Sanırım mektubun o kitabın altında.I think your letter is under that book.
Galiba mektubun şu kitabın altında.I think your letter is under that book.
Ben altı gün okulu kaçırdım.I missed school for six days.
Altı kişi için kalacak yere ihtiyacımız var.We need accommodation for six.
Altı profesör komiteyi oluşturur.Six professors constitute the committee.
Altı üyenin üçte biri kadındı.One-third of the six members were women.
Saat altıda New York'a giden trene yetişmek istiyorum.I want to catch the six o'clock train to New York.
Altıdan önce eve gelmelisin.You should come home before six.
Altı kalktım, ve yedide evden ayrıldım.Got up at six, and left home at seven.
Altı saatlik tırmanıştan sonra, nihayet dağın zirvesine ulaşmayı başardık.After six hours' climbing, we finally succeeded in reaching the top of the mountain.
İlaç her altı saatte bir alınmalıdır.The medicine has to be taken every six hours.
Her altı saatte bu ilâcı için.Take this medicine every six hours.
Bu ilacı her altı saatte bir al.Take this medicine every six hours.
Her altı saatte bu ilacı iç.Take this medicine every six hours.
Altıdan sonra olmak şartıyla herhangi bir zamanda olur.Any time will do so long as it is after six.
Saat altıya kadar bekleyelim.Let's wait until six o'clock.
Altıya kadar bekleyin.Wait till six.
Saat altıya kadar bir şekilde onu yaptırmalıyım.I must have it done somehow by six.
Ben saat altıya kadar Tom'u bekliyor olacağım.I'll be waiting for Tom until 6 o'clock.
Altıya kadar Tom'u bekliyor olacağım.I'll be waiting for Tom until 6 o'clock.
Benim havaalanı servis otobüsü, saat altıda hareket eder.My airport shuttle bus leaves at six o'clock.
Biz altıda orada olacaksak, şimdi hareket etmek zorundayız.If we are to be there at six, we will have to start now.
Saat altıda gitmemin sakıncası yok.I don't mind leaving at six o'clock.
Altıda Shibuya İstasyonunda buluşalım.Let's meet at Shibuya Station at six.
Lütfen altıda beni uyandır.Please wake me at six.
Altıda kalkmamın sakıncası yok.I don't mind getting up at six.
Altıdan önce eve gel.Come home before six.
Lütfen saat altıda beni otelden alın.Please pick me up at the hotel at six o'clock.
Altıda onunla bir randevum var.I have an appointment with him at six.
Saat altıda dört kişilik bir masa ayırtmak istiyorum.I'd like to reserve a table for four at six.
Saat altı size uyar mı?Will six o'clock suit you?
Altı civarında seni alacağım.I will pick you up around six.
Ben yaklaşık altıda kalktım.I got up at about six.
Yaklaşık saat altıda uyandım.I got up at about six.
Saat altıdan beri bekliyordum ve yine de sıram gelmedi.I've been waiting since six o'clock and still my turn hasn't come.
Altı yaş ve üstü çocukların okula gitmeleri gerekir.Children of six and above should attend school.
Ben altı fit boyundayım.I am six feet tall.
Altı ay sonra evlendik.Six months later we were married.
Altı aylık bir dönemden sonra bacağı iyileşti ve tekrar normale döndü.After a six month period, his leg was healed and is normal again.
Altı ay beklemek için uzun bir süredir.Six months is a long time to wait.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod