Ana içeriğe geç
Sözlük

alt ile cümle

alt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bankın altındaki köpek sizin mi?Is the dog under the bench yours?
Bankın altındaki köpek sana mı ait?Does the dog under the bench belong to you?
Terlikler yatağın altındadır.The slippers are under the bed.
Beş pizza sipariş ederseniz, altıncıyı ücretsiz alırsınız.Order five pizzas, and you'll get the sixth free.
Onun sünnet derisinin altında beyaz salgı vardı.There was smegma under his foreskin.
Ben her sabah her zaman altıda kalkarım.I always rise at six every morning.
Tom alt katta olabilir.Tom may be downstairs.
Tüm bunlar Tom'un başının altından çıkıyor.Tom is the one that started all this.
Herkesi zekâmızla altettiğimizi sandım.I thought we'd outsmarted everybody.
Tom'un alt katta olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is downstairs.
Çocuklar alt katta.The children are downstairs.
Tom Mary'ye John'un alt katta olduğunu söyledi.Tom told Mary that John was downstairs.
Tom Mary'nin çantasını kanepenin altında buldu.Tom found Mary's purse under the sofa.
Masanın altına baktım.I looked under the table.
Arabanın altına baktım.I looked under the car.
Yatağın altına baktım.I looked under the bed.
Koltuğumun altına baktım.I looked under my seat.
Tom Mary'nin alt katta olduğunu düşünüyordu.Tom thought Mary was downstairs.
Tom yatağının altına saklandı.Tom hid under his bed.
Tom alt kattaydı.Tom was downstairs.
Siyah çizginin altındaki sayıları okuyabilir misin?Can you read out the numbers under the black line?
Altın gümüşten daha değerlidir.Gold is more valuable than silver.
Tom'un hâlâ alt katta olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is still downstairs.
Tom alt katta şu anda ağlıyor.Tom is downstairs crying right now.
Tom'un otuz yaşın altında olduğunu düşündüm.I thought Tom was under thirty.
Tom bana Mary'nin alt katta olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was downstairs.
Tom hâlâ alt katta.Tom is still downstairs.
Sami altı rakamlı bir maaş alıyor.Sami earns a six-figure salary.
Tom, Mary'nin hâlâ alt katta olduğunu söyledi.Tom said that Mary was probably still downstairs.
Tom Mary'nin alt katta olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary was downstairs.
Mary alto söylediğini söylüyor.Mary says she sings alto.
Sami saat altıda camiye girdi.Sami entered the mosque at six.
Sami camiye saat altıda girdi.Sami entered the mosque at six.
Sami altı yıldır Müslüman.Sami has been Muslim for six years.
Sami yaklaşık altı ay önce İslam'ı kabul etti.Sami accepted Islam about six months ago.
Hükümet herkesin altınına el koyuyor.The government is seizing everyone's gold.
Babam ve ben altmış yıldır ayrıyız.Dad and I are sixty years apart.
Hem Tom hem de Mary hâlâ otuz yaşın altında.Both Tom and Mary are still under thirty.
Tom arka bahçesinde bazı altın paralar buldu.Tom found some gold coins in his backyard.
Tom muhtemelen gözetim altında tutulacak.Tom will probably be put on probation.
Sanırım Tom bunu bilinç altında yaptı.I think Tom did that subconsciously.
Sami artık kırk altı yaşında.Sami is now forty-six years old.
Tom çok ıslanmayacağını umarak ağacın altına bir barınak götürdü.Tom took shelter under the tree, hoping he wouldn't get too wet.
Tom sırt çantasını bir yastık olarak kullanarak ağacın altında uyudu.Tom slept under the tree, using his knapsack for a pillow.
Tom ağacın altında sırt çantasını yastık yapıp uyudu.Tom slept under the tree, using his knapsack for a pillow.
Sanırım o ağacın altındaki ceket Tom'un.I think the coat underneath that tree over there is Tom's.
Tom bir ağacın altında çömeldi.Tom squatted down under the tree.
Bir ağacın altında duruyorum.I'm standing under a tree.
Bir ağacın altında dayanıyorum.I'm standing under a tree.
Ağacın altında duruyorum.I'm standing under the tree.
Tom, hediyeleri Noel ağacının altına koydu.Tom put the presents under the Christmas tree.
Anahtarı paspasın altında ve yakındaki saksının içinde aradım.I looked for the key under the welcome mat and in the nearby flower pot.
Çölde, suyun ağırlığı altın değerindedir.In the desert, water is worth its weight in gold.
Buzdolabının altında bir kertenkele var.There's a lizard under the refrigerator.
Tom büyükbabasının ona verdiği altın sikkeleri arka bahçesine gömdü.Tom buried the gold coins his grandfather had given him in his backyard.
Sanırım Tom hala otuz yaşın altında.I think Tom is still under thirty.
Kendimi oldukça tehdit altında hissettim.I felt quite threatened.
Sami altı tane cinayetle suçlandı.Sami was charged with six counts of murder.
Sami alt kata indi.Sami came downstairs.
Sami alt kata geldi.Sami came downstairs.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod