Leyla'nın davası altmış beş gün sürdü.Layla's trial lasted sixty-five days.
Leyla olayların altı değişik versiyonunu verdi.Layla gave six different versions of the events.
Leyla'ya altı yıl hapis cezası olan bir anlaşma teklif edildi.Layla was offered a deal of six years in jail.
Leyla alt sınıf bir kasabadan geldi.Layla came from a lower class town.
Leyla, Salima'yi öldürmek için Sami'ye altı bin dolar verdi.Layla gave Sami six thousand dollars to kill Salima.
Leyla hemen alt kata koştu.Layla immediately ran downstairs.
Akrotiri, volkanik kül altına gömülmüş bir Bronz çağı yerleşimidir.Akrotiri is a Bronze age settlement that was buried under volcanic ash.
Çantanı önündeki koltuğun altına koy.Put your bag under the seat in front of you.
Tom baskı altında olduğunu itiraf ediyor.Tom admits he's under pressure.
Kolunun altında ne var?What's that under your arm?
Kolunun altındaki nedir?What's that under your arm?
Dil becerilerim ortalamanın altındadır.My language skills are subpar.
Alanı güvenlik altına al.Secure the area.
Ameliyat altı saat sürdü.The surgery lasted six hours.
Sabah saat altıda kalktım.I got up at six in the morning.
Tom tasarruflarını döşeğinin altında tutar.Tom keeps his savings under his mattress.
Tom tasarruflarını yatağın altındaki bir ayakkabı kutusunda tutuyor.Tom keeps his savings in a shoebox under the bed.
Onlar ayrıldığından beri köprünün altından çok sular aktı.Since they parted, a lot of water has flowed under the bridge.
Tren saat altıda ayrılıyor.The train leaves at six o'clock.
Senin ayaklarının altındaki zemini öpüyorum.I kiss the ground beneath your feet.
Mary otuz altı yaşındadır.Mary is thirty-six years old.
Tom'un babası altmış yedi yaşındadır.Tom's father is sixty-seven years old.
Mary alt dudağını ısırdı.Mary bit her lower lip.
Bu deste kartlarda maça altı eksik.The Ace of Spades is missing from this deck of cards.
Leyla ve Sami aynı çatı altında yaşıyorlardı.Layla and Sami lived under the same roof.
Leyla ve Sami aynı çatı altında yaşadılar.Layla and Sami lived under the same roof.
Hepimiz aynı gökyüzü altında yaşıyoruz ama aynı ufka sahip değiliz.We all live under the same sky, but we do not have the same horizon.
Tom alt dudağını ısırdı.Tom bit his lower lip.
Bu videonun altındaki bağlantıya tıklayın.Click on the link below this video.
Bu videonun altındaki linke tıklayın.Click on the link below this video.
Merdivenlerin altında yürümeyin.Don't walk under ladders.
Merdivenlerin altında yürüme.Don't walk under ladders.
Onları otobüsün altına atacak.He will throw them under the bus.
Tom Mary'yi zekası ile altetti.Tom outsmarted Mary.
Leyla uyuşturucu ve alkol etkisi altındaydı.Layla was under the influence of drugs and alcohol.
Leyla'nın tek alternatifi Sami'yi öldürmekti.Layla's only alternative was to kill Sami.
Normal koşullar altında, Tom oraya gitmeyi asla kabul etmez.Under normal circumstances, Tom would never agree to go there.
Normal koşullar altında, Tom bunu asla kabul etmez.Under normal circumstances, Tom would never agree to do that.
Yüzme havuzu zeminin altında gizlidir.The swimming pool is hidden under the floor.
Sami otuz altı yaşında, bekar ve başarılı bir yönetici idi.Sami was thirty six, single, and a successful executive.
Sami, Leyla'nın cesedini teknenin altına yerleştirdi.Sami placed Layla's body on the bottom of the boat.
İç duvarları altınla kapladı.He overlaid the walls on the inside with gold.
Şehir kuşatma altında.The city is under siege.
Tom bıçağı yatağının altına sakladı.Tom hid the knife under his bed.
Tom arka bahçesinde üç tane altın para buldu.Tom found three gold coins in his backyard.
Mary onu yapmazsa Tom altüst olacak.Tom is going to be upset if Mary doesn't do that.
Sami onun hakkında beş ya da altı paragraf yazdı.Sami wrote five or six paragraphs about that.
Sami o konuda beş ya da altı paragraf yazdı.Sami wrote five or six paragraphs about that.
Sami uyuyakaldı ve uyandığında saat sabah altıydı.Sami fell asleep and when he woke up, it was six AM.
Sami, Leyla'nın cesedini yaklaşık saat altı otuzda buldu.Sami found Layla's body around six thirty.
Altı saat boyunca hiç çikolata yemedim.I haven't eaten any chocolate for six hours.
Şemsiyemin altına gir.Get under my umbrella.
Bu sorunlar halının altına süpürülmemelidir.This problem must not be swept under the carpet.
Ödünç alınmış altın geri talep ettikleri zaman kurşun haline gelir.Borrowed gold becomes lead when they demand it back.
Peynir sabah altın, öğleden gümüş, akşam kurşundur.Cheese is gold in the morning, silver at noon, and lead in the evening.
Onlar hâlâ kurşunu altına dönüştüremiyorlar.They still can not convert lead into gold.
Lambanın altında ne vardı?What was there under the lamp?
Altın bu alanda çıkarılır.Gold is mined in this area.
Sanırım bu bölgedeki bütün altınları kazıp çıkardık.I think we have mined all the gold in this area.
Tom beni saat altıda alacağını söyledi.Tom said he'd pick me up at six.