alt ile cümle
alt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar onu kontrol altına aldı.They restrained him.
Onlarla alt katta buluşacağım.I'll meet them downstairs.
Onunla alt katta buluşacağım.I'll meet him downstairs.
Biz seni nezaret altına aldık.We had you under surveillance.
Biz onları nezaret altına aldık.We had them under surveillance.
Biz onu nezaret altına aldık.We had him under surveillance.
Onu gözetim altında tuttuk.We had her under surveillance.
Tom yaklaşık altı fit boyunda.Tom is almost six feet tall.
Tom altıda kalkar.Tom gets up at six.
Tom Mary'den onu saat altıda uyandırmasını istedi.Tom asked Mary to wake him up at six.
6 yıldan fazladır ilk defa, işsizlik oranı % 6'nın altındadır.For the first time in more than 6 years, the unemployment rate is below 6%.
Tom büyük bir kayanın altına saklandı.Tom hid under a huge rock.
Dan bilimsel makalelerini yayımlamak için baskı altındaydı.Dan was under pressure to publish his scientific articles.
Dan'in hayatı risk altında.Dan's life is at risk.
Bu zırhlı kamyon altın taşıyor.That armored truck is carrying gold.
Altınla dolu olan kamyon vardı.The truck arrived, loaded with gold.
Dan hareket eden bir trenin altına itildi.Dan was pushed under a moving train.
Dan en az altı kişiyi katleden bir seri katildi.Dan was a serial killer who had murdered at least six people.
Dan kaçırıldığı zaman sadece altı yaşındaydı.Dan was only six years old when he was abducted.
Dan'ın altı yüz bin dolar değerinde hayat sigortası poliçesi vardı.Dan had a life insurance policy worth six hundred thousand dollars.
Benim iki köpek, üç kedi ve altı tavuğum var.I have two dogs, three cats, and six chickens.
Altı ay içinde yurtdışına gidecek.She will go abroad in six months.
Altı ay Çin'de yaşadım.I lived in China for six months.
Dünyalılar yabancı gözetim altına girdi ve büyük bir savaşı engelledi.Earthlings became under alien surveillance that prevented a major war.
Kadınların altıncı hissinin olduğuna inanıyor musunuz?Do you believe that women have a sixth sense?
Altıncı hisse inanıyor musun?Do you believe in the sixth sense?
Altı ay sonra Dan hapse geri döndü.Six months later, Dan was back in jail.
Dan altı kez tutuklandı.Dan has been arrested six times.
Dan altı dil konuşabilip en az diğer on ikisini de anlayabiliyor.Dan can speak six languages and understand at least another dozen.
Böceklerin altı bacağı vardır.Insects have six legs.
Aşağıdaki altı tane matematik problemini çözünüz.Solve the following six math problems.
Dan'in altı yıldan fazladır aynı işi olmuştur.Dan has had the same job for more than six years.
Caroline Herschel 1750 yılında Almanya'da doğdu. O altı çocuktan biriydi.Caroline Herschel was born in Germany in 1750. She was one of six children.
O, Birleşmiş Milletler altın barış madalyası aldı.She received the United Nations Gold Medal of Peace.
Mevcut koşullar altında, bu yolculuğu yaparken rahat hissetmedim.Under the current conditions, I didn't feel comfortable making this trip.
Yukarı veya alt kata yürürken Tom'un dizi acıyor.Tom's knee hurts when he walks up or down stairs.
Köprünün altı çok karanlıktı.It was pretty dark under the bridge.
Tom'un köpeği fırtına sırasında mutfak masasının altına büzüldü.Tom's dog cowered under the kitchen table during the storm.
Tom'un köpeği fırtına sırasında mutfak masasının altına sindi.Tom's dog cowered under the kitchen table during the storm.
Benim çatımın altında yaşamadığın sürece!Not as long as you live under my roof!
Çatımın altında yaşadığın sürece benim kurallarıma göre yaşayacaksın.As long as you live under my roof you will live by my rules.
Biz sürekli gözetim altında idik.We were under constant surveillance.
Hükümet yasayı değiştirme baskısı altında geliyor.The government is coming under pressure to change the law.
Onlar ay ışığı altında öpüştüler.They kissed under the moonlight.
1990'da, Dan hala Matt Smith'in altında bir çaylak memurdu.In 1990, Dan was still a rookie officer under Matt Smith.
Dan alt katta kanepede televizyon izliyordu.Dan was downstairs watching TV on the sofa.
Babam kışın bile genelde saat altıda kalkıyordu.My dad usually got up at six, even in the winter.
Dan'in hiç alternatifi yoktu.Dan had no alternative.
O, alt rafta.It's on the bottom shelf.
Neden alternatif enerji önemlidir?Why is alternative energy important?
Tom silahını garajdaki bir demet yağlı paçavranın altına sakladı.Tom hid the gun under a bunch of oily rags in his garage.
Tom alt kata geri geldi.Tom came back downstairs.
Her şey kontrol altında mı?Is it all under control?
Tom ceketinin altında bir kazak giyiyor.Tom is wearing a sweater under his coat.
Battaniyenin altındaki ne?What's under the blanket?
Yatağın altında hiç yer yok.There's no room under the bed.
O yol kenarına uzandı ve bir ağacın altında biraz kestirdi.He laid down by the wayside and took a nap under a tree.
Olimpiyat altın madalyası muhtemelen en imrenilecek spor ödülüdür.An Olympic gold medal is probably the most coveted sporting prize.
Bazıları söz gümüşse sükut altındır diyorlar.Some say that speech is worth silver, but silence is worth gold.
Bugün dünyamızda konuşulan dillerin yarıdan fazlası tehlike altındadır..More than half of the languages spoken in our world today are endangered.