Ana içeriğe geç
Sözlük

alt ile cümle

alt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir alternatifin var.You have an alternative.
Bu ada Manhattan'dan altı kat daha büyüktür.This island is six times bigger than Manhattan.
Onlar deniz seviyesinin on iki metre altına kadar kazdı.They dug down up to twelve meters under sea level.
Dan en az altı kişiyi katleden bir seri katildi.Dan was a serial killer who had murdered at least six people.
Altı ay Çin'de yaşadım.I lived in China for six months.
Dünyalılar yabancı gözetim altına girdi ve büyük bir savaşı engelledi.Earthlings became under alien surveillance that prevented a major war.
Kadınların altıncı hissinin olduğuna inanıyor musunuz?Do you believe that women have a sixth sense?
Altıncı hisse inanıyor musun?Do you believe in the sixth sense?
Mevcut koşullar altında, bu yolculuğu yaparken rahat hissetmedim.Under the current conditions, I didn't feel comfortable making this trip.
Benim çatımın altında yaşamadığın sürece!Not as long as you live under my roof!
Çatımın altında yaşadığın sürece benim kurallarıma göre yaşayacaksın.As long as you live under my roof you will live by my rules.
Biz sürekli gözetim altında idik.We were under constant surveillance.
O, alt rafta.It's on the bottom shelf.
Her şey kontrol altında mı?Is it all under control?
Bugün dünyamızda konuşulan dillerin yarıdan fazlası tehlike altındadır..More than half of the languages spoken in our world today are endangered.
Onlar yağmurdan kaçınmak için mağazanın önündeki gölgeliğin altında durdular.They stood under the canopy in front of the store, so as to avoid the rain.
Gururunu ayaklar altına alma!Swallow your pride!
Bugün akşam saat altıda onu karşılarım.I'll be meeting him today at 6 o'clock this evening.
O bugün akşam saat altıda beni karşılar.He meets me today evening at six o'clock.
Ben altıda uyanırım ama yediye kadar yataktan çıkmam.I wake up at six, but I don't get out of bed until seven.
O, eteğin altına külotlu çorap giyiyordu.She was wearing pink panties under the skirt.
Sabahleyin saat altıda uyanamayacak kadar tembelim.I'm too lazy to wake up at six o'clock in the morning.
Benim koltuk altım terledi.I perspired under my armpits.
Altı okunmamış mesajın var.You have six unread messages.
Alternatifler neydi?What were the alternatives?
Altının karesi otuz altıdır.Six squared is thirty-six.
Facebook benim altı hesabımdan birini askıya aldı.Facebook suspended one of my six accounts.
Tom, Mary'nin evini altüst etti.Tom ransacked Mary's house.
Tom bir ağacın altında kitap okudu.Tom read a book under a tree.
Onlar her şeyi kontrol altına aldı.They've got everything under control.
Bunu kimin yaptığını bulmak için her taşın altına bakacağım.I'll leave no stone unturned to find out who did this.
O bana altından yapılmış lüks bir saat erdi.He gave me a golden luxury watch.
O bana altın bir lüks saat verdi.She gave me a golden luxury watch.
Altın bir dağ görüyor musun?Do you see a mountain of gold?
Tom ve Meryem'e tek maaşla altı çocuk büyütmek zor geliyordu.Tom and Mary found it difficult raising six kids on one income.
Suyun altında ağlamak mümkün mü?Is it possible to cry underwater?
Altıdan sekize kadar çalışır mısın?Do you work from six until eight?
İngiltere'de altı gebelikten birisi plansızdır.One in six pregnancies in Britain are unplanned.
Hava sıcaklığı bugün bile sıfırın altında.Even today the temperature is below zero.
Ruslar asla Obama yönetiminin altındaki kadar kötü yaşamadı.The Russians have never lived as bad as under the Obama administration.
Kurbanların bilinmeyen sayısı moloz altında kalmış olabilir.An unknown number of victims may be trapped beneath the rubble.
Bebeğin altını değiştirdikten sonra ellerinizi güzelce yıkamanız çok önemlidir.It is very important that you wash your hands thoroughly after changing a baby's diaper.
Fare yatağın altında oradan oraya koşturuyordu.The mouse was running around under the bed.
Can yelekleri sizin koltukların altında bulunmaktadır.Life vests are located under your seats.
Yatağın altında yer var.There is space under the bed.
Prenses altından yapılmış bir arabaya bindi.The princess rode in a golden carriage.
Altmış gram rendelenmiş peynir ilave et.Add sixty grams of grated cheese.
Açlık ve hastalık en alt sınıflar arasında yaygındır.Starvation and disease were rampant among the lowest classes.
Altına bakılmadık taş kalmadı.We left no stone unturned.
Mary altın küpelerini taktı.Mary put on her gold earrings.
Tom baskı altında sakindi.Tom was calm under pressure.
Tom yoğun bir baskı altında.Tom is under extreme pressure.
Sanırım Tom otuzun altında.I think Tom is under thirty.
Bir alçak basınç alanı rüzgar ve yağmur alternatifi ile İskandinavya'nın tümünü kapsar.A low pressure area covers all of Scandinavia with alternating wind and rain.
Altı gün Moskova'da kalacağım.I'll stay in Moscow for six days.
Gazete masanın altında.The paper is under the table.
Altı yaşından beri okuyabiliyorum.I've been able to read since I was six years old.
O saat beş ve altı arasında her zaman buradadır.He's always here between five and six o'clock.
Ben kapının altına bir not bıraktım.I left a note under the door.
Tom yaklaşık olarak altı ayak boyunda.Tom is approximately six feet tall.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod