alt ile cümle
alt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Çok stres altında bulunuyorum.I've been under a lot of stress.
Tom çok stres altında.Tom is under a lot of stress.
Ben stres altında iyi performans vermiyorum.I don't perform well under stress.
Alt katta seni soran bir adam var.There's a guy downstairs asking for you.
Seni tam gözetim altına almaya çalışacağız.We're going to try to get you full custody.
Tom sadece otuz yaşın altında veya altmış yaşın üzerindeki kadınları sever.Tom only likes women under thirty or over sixty.
Burada şüphe altında mıyım?Am I under suspicion here?
Ben şüphe altında mıyım?Am I under suspicion?
Zan altında mıyım?Am I under suspicion?
Şimdi soruşturma altında mıyım?Am I under investigation now?
Şimdi gözlem altında mıyım?Am I under investigation now?
Çitin altından süründüm.I crawled under the fence.
Tom genellikle yaklaşık saat altıda eve varır.Tom usually gets home at about six o'clock.
Bu Tom'un altın parayı bulduğunu söylediği yer.This is where Tom said he found the gold coin.
Beni alt katta bekle.Wait for me downstairs.
Alt kata gel.Come downstairs.
Altın kural nedir?What's the golden rule?
Alternatif yok mu?Is there no alternative?
Alt çekmeceye baktın mı?Have you looked in the bottom drawer?
Tom sana altınları nereye sakladığını hiç söyledi mi?Did Tom ever tell you where he hid the diamonds?
Bardağını bir bardak altlığına koyar mısın?Could you put your cup on a coaster?
Kuşun tüyleri tamamen saf altındı.The bird's feathers were all of pure gold.
Altı ay sonra evlendiler.Six months later, they were married.
Tom, kanepenin altında bulduğum şeye bak.Tom, look what I found under the sofa.
Mary'nin gözlerinin altında mor halkalar vardı.Mary had dark circles under her eyes.
Tom'un gözlerinin altında koyu renkli halkalar vardır.Tom has dark circles under his eyes.
Mutfak alt katta.The kitchen is downstairs.
Onlar sabah altıya kadar dans ettiler.They danced until six in the morning.
Alternatif olmayacak.There won't be an alternative.
Altı katlı bir apartmanın en üst katında yaşıyorum.I live on the top floor of a six storey apartment block.
Sikke, altından yapılmıştır.The coin is made out of gold.
Bu alan basınç altındadır.This area is pressurized.
Yeni Zelanda'ya ilk kez tam olarak altı yıl önce geldim.Exactly six years ago I first came to New Zealand.
Alt yazılara ihtiyacım var.I need subtitles.
Herhangi bir stres altında mısın?Are you under any stress?
Bak kanepenin altında ne buldum?Look what I found under the sofa.
Saat altıda orada olacağım.I'll be there at six.
Tom dün gece bir köprünün altında uyudu.Tom slept under a bridge last night.
Yatağın altına bak.Look under the bed.
Diğer alternatifleri dikkate aldın mı?Did you consider other alternatives?
Hiçbir alternatif yok.There's no alternative.
Bir alternatifin var.You have an alternative.
Mandallı kağıt altlığını kim icat etti?Who invented the clipboard?
Depremden sonra Tom'un dünyası altüst oldu.After the earthquake, Tom's world turned upside down.
Yirmi altı asker, firar nedeniyle idam edildi.Twenty six soldiers were executed for desertion.
Bir üçgenin üç açısı ve altıgenin altı açısı vardır.A triangle has three angles, and a hexagon has six angles.
Dünyanın ayaklarımın altında sarsıldığını hissettim.I felt the earth shake under my feet.
O siyasi bir tutuklu olarak Güney Afrika'da altı yıl geçirdi.He spent six years as a political prisoner in South Africa.
Kral John için, rakiplerinin tümünü kontrol altında tutmak çok zordu.It was difficult for King John to keep control over all of his rivals.
Tom yirmi altı yaşındayken hayat arkadaşı Mary'yle tanıştı.Tom met his life mate, Mary, at the age of twenty six.
Ben geri dönene kadar çocukları kontrol altında tutmaya çalışın.Try to keep the kids under control until I get back.
Bu ada Manhattan'dan altı kat daha büyüktür.This island is six times bigger than Manhattan.
Onlar deniz seviyesinin on iki metre altına kadar kazdı.They dug down up to twelve meters under sea level.
Ada Manhattan'ın altı katı büyüklüğünde.The island is six times the size of Manhattan.
Bu küçük otomobilin şanzımanı motorun altındadır.This small car's gearbox is underneath the engine.
Altıya kadar evde kal.Stay home until six.
Böyle sert koşullar altında hiç kimse çalışamaz.No one can work under such brutal conditions.
Pilot sadece yirmi altı yaşında.The pilot is only twenty-six years old.
Kamp Teğmen Jackson'ın komutası altındaydı.The camp was under the command of Lieutenant Jackson.
Onun altında kalmayacağım.I'll make it up to her.