Onu ökse otunun altında öptüm.I kissed him under the mistletoe.
Tom günde üç ve altı arasında kahve içer.Tom drinks between three and six coffees a day.
Ağacın altında bir yığın kozalak vardı.There was a pile of pinecones under the tree.
Onlar yağmurdan kaçınmak için mağazanın önündeki gölgeliğin altında durdular.They stood under the canopy in front of the store, so as to avoid the rain.
O, altın bir üç bacaklı zıpkınla onu bıçakladı.She stabbed him with a golden trident.
Tom kolunun altında kar kaykayını taşıyordu.Tom was carrying his snowboard under his arm.
Tom'un uzun altın sarısı saçı var.Mary has long golden hair.
Lahit içinde bir sürü altın vardı.There was lots of gold inside the sarcophagus.
Anahtarı paspasın altına koy.Put the key under the mat.
Onlardan altısı geri dönüyor.Six of them are returning.
Onlardan altısı yanıyor.Six of them are burning.
Mükemmelin altında hiçbir şey ummuyorum.I expect nothing less than perfection.
Altıncı katta oturuyoruz.We live on the sixth floor.
Mary ağacın altında oturdu, on dokuzuncu yüzyıldan kalan eski bir kitap okudu.Mary sat under the tree, reading an old book from the nineteenth century.
O, boynuna altın bir kolye takıyor.She is wearing a gold necklace around her neck.
Tom hindistan cevizi ağacının altında çimlerde oturdu.Tom sat on the grass under a coconut tree.
Akşam altıdan gece yarısına kadar çalıştım.I worked from six PM until midnight.
Bugün de hava sıcaklığı sıfırın altında.The temperature is below zero today, too.
Gururunu ayaklar altına alma!Swallow your pride!
Altı buçuğa kadar evde ol.Be home by half past six.
Dışarısı eksi altı derece ve ısıtma sistemi de sizlere ömür.It's minus six outside and the heating's on the blink.
Kraliçelik için altı aday vardı.There were six candidates for queen.
Benim altıncı karım güzel bir yüzü var. Onun yeşil gözleri var.My sixth wife has a pretty face. She has green eyes.
Tüm böceklerin altı bacağı vardır.All insects have six legs.
Ben altmışıncı boşanma krizim sırasında Vancouver'da yaşadım.I lived in Vancouver during my sixty divorce crisis.
Bugün akşam saat altıda onu karşılarım.I'll be meeting him today at 6 o'clock this evening.
O bugün akşam saat altıda beni karşılar.He meets me today evening at six o'clock.
Baldır kası alt bacağın arkasında yer alır.The calf muscle is located on the back of the lower leg.
Yetişkin Amerikalıların yüzde altmış dokuzu ya aşırı kilolu veya obezdir.Sixty-nine percent of adult Americans are either overweight or obese.
Tom kitabı yastığının altına gizledi.Tom hid the book under his pillow.
Çocuklar ıhlamur ağacının altında oynuyorlar.The children are playing under the lime tree.
Çocuklar limon ağacının altında oynuyorlar.The children are playing under the lime tree.
Aniden zemin ayaklarımın altından kayboluyor gibi görünüyordu.Suddenly the ground seemed to disappear from beneath my feet.
Altmış öğrencili bir sınıfı mükemmel şekilde idare edebilirim.I can perfectly handle a class of sixty students.
Senin burnunun hemen altında.It's right under your nose.
Yetişkin Amerikalıların yüzde altmış dokuzu fazla kiloludur.Sixty-nine percent of adult Americans are overweight.
Ben altıda uyanırım ama yediye kadar yataktan çıkmam.I wake up at six, but I don't get out of bed until seven.
Ceset üst geçidin altında bulundu.The body was found under the overpass.
18 yaşın altındaki kişilere alkollü içki ve sigara satışı yapmıyoruz.We do not sell alcoholic drinks or cigarettes to people under the age of eighteen.
Senin altıncı hissin nedir?What's your sixth sense?
Saat altıya beş var.It's five to six.
Onun kalbi altın kadar iyidir.Her heart is as good as gold.
Kaleniz saldırı altında.Your castle is under attack.
Kalen saldırı altında.Your castle is under attack.
Eşeğe altın semer de vursan eşek yine eşektir.A fool with a tool is still a fool.
Hangi taşın altında saklanıyorsun?What rock have you been hiding under?
O altın madalya aldı.She took the gold medal.
O, eteğin altına külotlu çorap giyiyordu.She was wearing pink panties under the skirt.
İngilizce altyazılı Fransızca bir film izledim.I watched a movie in French with English subtitles.
Onlar tam sokağın alt tarafında yaşıyor.They live just down the street.
Altın yumurtayı yakala.Grab the golden egg.
Hukuk işkence altında itirafı kabul etmiyor.The law does not accept confession under torture.
Sabahleyin saat altıda uyanamayacak kadar tembelim.I'm too lazy to wake up at six o'clock in the morning.
"Pansexual" terimi son zamanlarda "biseksüel"'in popüler bir alternatifi olmuştur.The term "pansexual" has recently become a popular alternative to "bisexual."
Mürettebat takıp çıkartılabilen modül kullanarak su altı aracına girebilir.The crew can enter the underwater vehicle using a plug-in module.
Yatağımın altında bir canavar var. Bundan eminim.There’s a monster under my bed, I’m certain of that.
Benim koltuk altım terledi.I perspired under my armpits.
Bu kazlar altın yumurta yumurtlar.These geese lay golden eggs.
Dalgıçlar Florida sahili açıklarında binlerce İspanyol altın sikkesi buldu.Divers have found hundreds of Spanish gold coins off the coast of Florida.
Altmışında emekli oldu.At the age of sixty, he retired.