Ana içeriğe geç
Sözlük

alt ile cümle

alt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Altın bulmak kolay değildi.It was not easy to find gold.
Altmış delege seçildi.Sixty delegates were elected.
Okulda altı yıl İngilizce okumama rağmen onu konuşmada iyi değilim.Even though I studied English for 6 years in school, I'm not good at speaking it.
Altı yıl okulda İngilizce eğitimi almama rağmen, çok iyi İngilizce konuşmam.I don't speak English well even though I took it for six years at school.
O bir köpeğe ve altı kediye sahiptir.He has a dog and six cats.
Bir ağacın altında okuyan bir kız var.There is a girl reading under a tree.
Masanın altından dışarı çık!Come out from under the table!
Lütfen yarın sabah altıda beni uyandır.Please wake me up at 6 tomorrow morning.
Altıda olduğun baskıyı anladığımı düşünüyorum.I think I understand the pressures you are under.
Sıcaklık artık pek çok gün boyunca sıfırın altında oldu.The temperature has been below zero for many days now.
Tom bu soruna bir çözüm bulmak için baskı altında.Tom is under pressure to find a solution to this problem.
Tom pastayı altı parçaya böldü.Tom cut the pie into six pieces.
Tom on altı yaşında tek başına yaşamaya başladı.Tom began living by himself at the age of sixteen.
Tom altı aydır sadece Mary ile flört ediyor.Tom has been going steady with Mary for six months.
Tom ve Mary aynı çatı altında yaşıyor.Tom and Mary live under the same roof.
Tom, Mary'nin onun büyükbabasının altın saatini çaldığından oldukça emindi.Tom was reasonably certain that Mary had stolen his grandfather's gold watch.
Altına hücûm burada başladı.The gold rush began here.
İşte altın bir sikke.Here's a gold coin.
Hiçbir şey güneşin altında yeni değildir.Nothing is new under the sun.
Tom Mary'ye John'un gerçekten gerilim altında olduğunu söyledi.Tom told Mary that he thought John was really stressed out.
Tom İngilizce filmler izlerken İngilizce altyazıları okumayı sever.Tom likes to read English subtitles while watching movies in English.
Tom kolunun altında keman taşıyor.Tom is carrying a violin under his arm.
Tom kendini yatağın altına sakladı.Tom hid himself under the bed.
Köpek, masanın altındaki bir kutunun içindeydi.The dog was in a box under the table.
Her şeyim denetim altında.I have everything under control.
Senin saçın altın gibi parlıyor.Your hair shines like gold.
Sandalyenin altındaki eldivenleri buldum.I found the gloves that were under the chair.
O, koltuk altını tıraş etti.She shaved her armpits.
Yatağımın altında bir hilkat garibesi var.There is a monster under my bed.
Altmış dakika bir saat eder ve bir dakika altmış saniyeden oluşur.Sixty minutes make an hour, and a minute is made up of sixty seconds.
Altın silahlar seni kurşunlardan korumaz.Golden guns don't protect you from bullets.
Bu masanın altında küçük kahverengi bir köpek var.There's a small brown dog under this table.
Masanın altında küçük kahverengi bir köpek var.There's a small brown dog under the table.
Altı aydır Çin'de yaşamaktayım.I've lived in China for six months.
Çok baskı altındayım sadece ağlamak istiyorum.I'm under so much pressure, I just want to cry.
Bin iki yüz elli altı tane asker Alamut kalesini yıktı.One thousand two hundred and fifty-six soldiers destroyed the fortress of Alamut.
Uzmanımızdan işleri nasıl kontrol altında tutacağını öğren.Learn how to keep things in control from our expert.
Bir kurabiye masanın altındadır.A cookie is under the table.
Kurabiyeler masanın altındalar.The cookies are under the table.
Güneşin altında okumak için ne güzel bir Pazar.What a beautiful Sunday to read in the sun.
Bizim ilerleme kontrol altına alındı.Our progress was put in check.
Garson alt kattaydı.The waiter was downstairs.
Henry'nin azami altı doları var.At most, Henry has six dollars.
En çok, Henry'nin sadece altı doları var.At most, Henry has only six dollars.
Altı Facebook hesabımdan biri, Facebook tarafından askıya alındı.One of my six Facebook accounts was suspended.
Tom ve Mary bir çiftlikte yaşıyor ve on altı çocukları var.Tom and Mary live on a farm and have 16 children.
Onun hastalığı altı hafta boyunca onu hastanede tuttu.Her illness kept her in the hospital for six weeks.
O hasta olduğu için altı haftadır hastanedeydi.She was in the hospital for six weeks because she was sick.
Hastalığı nedeniyle altı haftadır hastanedeydi.She was in the hospital for six weeks because of her illness.
Altıda eve gel.Come home at six.
Kitaplar benim alternatif gerçekliğimdir.Books are my alternate reality.
Yatağın altında bir şey var.There's something under the bed.
Bu şartlar altında birlikte çalışamayız.Under these conditions we can not work together.
Tom, maratonu beş saatin altında koştu.Tom ran the marathon in under five hours.
Başparmak altında.He's under the thumb.
Dükkan dokuzdan altıya kadar açık.The store is open from nine to six.
O altı yaşındaki bir çocuk gibi ağladı.He cried like a six-year-old.
Karın altında çalışıyordu.He was working under the snow.
Altı yıl önce İngilizce öğrenmeye başladım.I started learning English six years ago.
Alternatif soruları seçin.Choose alternative questions.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod