Senin altınını istemiyorum.I don't want your gold.
Üçüncü bir alternatif istiyorum.I want a third alternative.
Tom seni alt katta görmek istiyor.Tom wants to see you downstairs.
Hepimizi tekrar aynı çatı altında istiyorum.I want us all under one roof again.
Onun kariyeri risk altında.His career is on the line.
Ben beş yıldır bu organizasyonun bir üyesiyim. Oh bekle, hayır. Altı.I've been a member of this organization for five years. Oh wait, no. Six.
Altı-Gün savaşı kaç gün sürdü?How many days did the Six-Day War last?
Tom'un ayak altında dolaşmamızı istemiyorsan, dolaşmayız.If you don't want us to get in Tom's way, we won't.
O, tüm düşüncelerini ve duygularını kayıt altına aldı.She chained up all his thoughts and feelings.
On yaşındayken, ne zaman on altı yaşımda olacağımı, hayatımın harika olacağını düşünürdüm.When I was 10 years old, I thought that when I would be 16, my life would be cool.
Niçin masanın altındasın?Why are you under the table?
Tom son altı aydır her gece aynı rüyayı görüyor.Tom has been having the same dream every night for the past six months.
Ditatörün devrilmesi siyasi manzarayı alt üst edecek.Dictator's fall will upend political landscape.
Altına ihtiyacım yok. Ben sadece nihai gerçeği arıyorum.I don't need gold, I only seek the ultimate truth.
Ben her zaman altıya kadar evde olurum.I always get home by six o'clock.
Altıncı sınıfta senden hoşlanmadığımı biliyorsun.You know I didn't like you in sixth grade.
Kimse alt katta değil.No one is downstairs.
Altı yaşımdan beri şarkı söylüyorum.I've been singing since I was six.
Ayın üstünde, her şey sonsuz; altında, insanoğlu hariç bir şey yok.Above the moon, everything is eternal; below, there is nothing save mortality.
TV'yi dublajlı mı yoksa altyazılı mı izlemeyi tercih ediyorsun?Do you prefer to watch subbed or dubbed TV?
Birçok ülkede tüm televizyon programlarının altyazılarının olması normaldir.In many countries it is normal for all television programmes to have subtitles.
Tom alt katta.Tom's downstairs.
Onlar alt kattalar.They're downstairs.
Ben alt kattayım.I'm downstairs.
"Kaç yaşındasın?" "On altı yaşındayım"."How old are you?" "Sixteen years old".
Bu oğlanlar on altı yaşındalar.Those boys are sixteen years old.
TV şovlarını altyazılı mı yoksa dublajlı mı tercih ediyorsun?Do you prefer subtitled or dubbed TV shows?
TV şovları alt yazılı veya dublajlı olduğu zaman bunu tercih eder misiniz?Do you prefer it when TV shows are subtitled or dubbed?
Televizyon gösterilerinin alt yazılı veya dublajlı olmasını tercih eder misin?Do you prefer for television shows to be subtitled or dubbed?
Tom her gün çöpü saat altıda dışarı çıkarır.Tom takes out the trash every day at six.
Onlar altı kişiler.They are six people.
Onlar masa altından ayakla birbirlerini taciz ediyorlardı.They were playing footsie under the table.
Polis sorgulama için birçok şüpheliyi göz altına aldı.The police detained several suspects for questioning.
Ben altı haftadır burada yaşıyorum.I have lived here for six weeks.
George altı haftadır orada yaşıyor.George has lived there for six weeks.
Onlar altı aydır burada okuyorlar.They have studied here for six months.
Elbiselerimin altına mayomu giyiyorum.I'm wearing my swimsuit under my clothes.
Yaşamak için sadece altı ayım var.I only have six months to live.
Ben yaklaşık saat altıda geldim.I came at about six.
Gelecek yıl on altı yaşında olacağım.I'll be 16 next year.
Tom orada o ağacın altında yalnız oturuyor.Tom is sitting alone under that tree over there.
Tom son altı aydır burada yalnız yaşıyor.Tom has been living here alone for the past six months.
Seninle altı saat yalnız geçirmeye katlanabileceğimi sanmıyorum.I don't think I could stand to spend six hours alone with you.
Gururunu ayaklar altına alma.You need to swallow your pride.
Neden altı civarında uğramıyorsun?Why don't you come over around six or so?
Onun altından bir kalbi var.He has a heart of gold.
Göz hapsi altındasın.You're on probation.
Sen soruşturma altındasın.You're under investigation.
Dört artı on altı yirmiye eşittir.Four plus sixteen equals twenty.
Devam et. Seni alt katta karşılayacağım.Go ahead. I'll meet you downstairs.
Fare yatağın altına koştu.The mouse ran under the bed.
Bu altın.This is gold.
Risk altında olan nedir?What's at stake?
Tom'u baskı altında tut.Hold Tom down.
Tom alt kata gitti.Tom went downstairs.
Biz soruşturma altındayız.We're under investigation.
Saldırı altındayız.We're under attack.
Onlar alt kata yöneldiler.They headed downstairs.
Akşam yemeği saat altıda.Dinner's at six.
Yemin altında olduğunuzu unutmayın.Remember you are under oath.