Ne altın ne de büyüklük bizi mutlu eder.Neither gold nor greatness make us happy.
Altı-otuz için bir rezervasyonumuz var.We have a reservation for six-thirty.
Mary doksan altmış doksan ölçülere sahip.Mary has an hourglass figure.
Latince fiil'in altı tane mastarı vardır.The Latin verb has six infinitives.
Tom ve Mary bir çiftlikte yaşıyor ve on altı çocukları var.Tom and Mary live on a farm and have 16 children.
Biz işkence altında bile bir şey söylemeyiz.We wouldn't say anything even under torture.
Onun hastalığı altı hafta boyunca onu hastanede tuttu.Her illness kept her in the hospital for six weeks.
O hasta olduğu için altı haftadır hastanedeydi.She was in the hospital for six weeks because she was sick.
Hastalığı nedeniyle altı haftadır hastanedeydi.She was in the hospital for six weeks because of her illness.
Dört kere altı kaç yapar?How much is four times six?
Keşke daha iyi şartlar altında görüşebilseydik.I wish we could have met under better circumstances.
Buz senin ağırlığın altında çatlar.The ice will crack under your weight.
Altıda eve gel.Come home at six.
Kitaplar benim alternatif gerçekliğimdir.Books are my alternate reality.
Hayvan hücrelerindeki karbonhidrat oranı yaklaşık yüzde altıdır.The percentage of carbohydrates in animal cells is approximately 6 percent.
O, benden altı yaş daha büyüktür.She's six years older than me.
Benden altı yaş daha büyüktür.She's six years older than I am.
Yatağın altında bir şey var.There's something under the bed.
Bir artık yılın üç yüz altmış altı yılı vardır.A leap year has three hundred and sixty-six days.
Tom Mary'yi merdivenlerin altına itti.Tom pushed Mary down the stairs.
O altı yıldır Ankara'da yaşıyor.He has been living in Ankara for six years.
Ankara'da altı yıl yaşadı.He lived in Ankara for six years.
Bu şartlar altında birlikte çalışamayız.Under these conditions we can not work together.
On altı yaşında veya daha küçükler tiyatroya giremezler.Children who are sixteen years old or younger may not enter the theater.
Beş veya altı Nisan'da bizimle bir toplantı düzenlemek mümkün müdür?Would it be possible to set up a meeting with us on April fifth or sixth?
Tom, maratonu beş saatin altında koştu.Tom ran the marathon in under five hours.
Yamada ailesi buranın altındaki dairede yaşıyor.The Yamada family lives in the apartment below this one.
Bir denizaltı, su yüzünde ve su altında yolculuk edebilir.A submarine can travel over and under the water.
Yıl boyunca sabah ondan akşam altıya kadar açıktır.It's open year-round from 10 a.m. to 6 p.m.
Başparmak altında.He's under the thumb.
Sağ ol, altı dosyanın tamamını indirdim.Thanks, I downloaded all six files.
Bar sabah altıya kadar açık.The bar is open until six in the morning.
Dükkan dokuzdan altıya kadar açık.The store is open from nine to six.
O altı yaşındaki bir çocuk gibi ağladı.He cried like a six-year-old.
O her zaman eve akşam altıda gelir.He always gets home at six o'clock in the evening.
Son otobüsü kaçırdım ve eve yağmur altında yürüyerek gitmek zorunda kaldım.I missed the last bus and had to walk home in the rain.
Soruşturma altında yalnızca bir kişi var.There's only one person under investigation.
Saat altı veya yedide mi geliyorsun?Are you coming at six or at seven?
Tom bana on altı yaşından beri hava dalışı yaptığını söyledi.Tom told me that he had been skydiving since he was sixteen.
Şu anda iyi uyumuyorum ve artık gözler altında halkalarım var.I'm not sleeping well currently and now have rings under the eyes.
Karın altında çalışıyordu.He was working under the snow.
Bu filmin altyazısını nereden bulabilirim?Where can I find the subtitle for this movie?
Tom yıldızların altında uyumak istedi.Tom wanted to sleep under the stars.
Bu işin altında bir iş var.There's something fishy going on.
Altı yıl önce İngilizce öğrenmeye başladım.I started learning English six years ago.
O başka bir isim altında seyahat etti.He traveled under another name.
İki aile tek bir çatı altında yaşıyor.The two families live under one roof.
Brezilya dünyanın en büyük altıncı ekonomisi oldu.Brazil became the sixth largest economy in the world.
Altımızda bir dedektif var.There is a sleuth under us.
Şehir, benim altı yıl önce bıraktığım şehir değil.The city isn't the one I left six years ago.
Battaniyenin altında sıcaktır.It's warm under the blanket.
Onun arabasının altında saklanan iki kedi var.There are two cats hiding under her car.
Neden kedilerin battaniyenin altına saklandılar?Why did your cats hide under the blanket?
Kedilerim artık yatağın altında uyumuyorlar.My cats aren't sleeping under the bed any more.
Alternatif soruları seçin.Choose alternative questions.
Bütün ülke karın altında gömülüydü.The whole country was buried under snow.
Dünya ekonomisi büyük tehlike altında.The world economy is in grave danger.
Altyazılı versiyonu var mı?Is there the subtitled version?
Tom altından yapılmış bir kol saati takıyor.Tom wears a gold wristwatch.
Bu kitap bel altı fıkralarla dolu.This book is full of dirty jokes.