Ana içeriğe geç
Sözlük

alt ile cümle

alt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kanada'da 20 yaşın altındaki insanların içki içmesi yasal değildir.It's not legal for people under 20 to drink in Canada.
Bu metinde tüm gelecek fiillerinin altını çiz.Underline all the verbs in the future tense in this text.
Çaydanlık masanın altındadır.The teapot is under the table.
Bir fare altlığına ihtiyacım var.I need a mouse pad.
Tom ve Mary alt katta çalışıyorlar.Tom and Mary are working downstairs.
Tom'un alternatifi yok.Tom has no alternative.
O, sorumsuz kahkahasıyle beni altüst etti.She discombobulated me with her feckless laughter.
Dün gece, sıcaklık sıfırın altında on dereceye indi.Last night, the temperature went down to ten degrees below zero.
Grup altı kız ve dört adamdan yapıldı.The group was made up of six girls and four guys.
Orada olanlar onun saf altın olduğunu düşündü.Those who were there thought it was pure gold.
Yatağın altında.It's under the bed.
Saat altı.It's six o'clock.
Beyaz kedi ağacın altında.The white cat is under the tree.
Ağacın altındayım.I'm under the tree.
Burada bir çukur kazın ve içine altın parçaları koyun.Dig a hole here and put the gold pieces into it.
O, yaklaşık akşam altıda binadan ayrıldı.He left the building at about 6 p.m.
Mary yaklaşık olarak akşam altıda binayı terk etti.Mary left the building at about 6 p.m.
Biz akşam yaklaşık altıda binadan ayrıldık.We left the building at about 6 p.m.
Uygar bir insanın derisinin altına bakın ve bir barbar bulacaksınız.Look under the skin of a civilized man and you will find a barbarian.
Biz onu masanın altında uyurken bulduk.We found him sleeping under the desk.
O ya deli ya da uyuşturucu etkisi altında.He's either crazy or on drugs.
Bu asansör sadece altıncı kata kadar gider.This elevator only goes up to the sixth floor.
Her biri kendi altın buzağı için.For each his own golden calf.
Genellikle saat altıda kalkarım ama bugün saat sekizde kalktım.Usually I get up at six, but today I got up at eight.
Tom sınıfın genel seviyesinin altındadır.Tom is below the general level of the class.
Sel, altı bin hektar ekili alanı tahrip etti.Flooding has destroyed six thousand hectares of cropland.
Dipnotlar sayfanın alt kısmındadır.The footnotes are at the bottom of the page.
İngiliz hukuku 16 yaşın altındaki çocukların sigara satın almasını yasaklar.English law prohibits children under 16 from buying cigarettes.
Bir günde altı dersimiz var.We have six lessons a day.
O, sandalyenin altında.It is under the chair.
Öfkemi daha fazla kontrol altına alabileceğimi sanmıyorum.I don't think I'll be able to hold in my anger any longer.
Yönteminizin bir alternatifi var mı?Is there no alternative to your method?
Arabanın altından bir kedi çıktı.A cat got out from under the car.
Her öğrenci saat altıya kadar okuldan ayrılmak zorundadır.Every student has to leave school by six.
Onu 1,000 yenin altında alamazsın.You can't buy it under 1,000 yen.
Annenin altı dil konuşması ne kadar şaşırtıcı.How amazing that your mother speaks six languages!
Bu saf altın mı?Is it fine gold?
Adam altmış'ın üzerinde olmalı, zira saçı beyazlamış.The man must be over sixty, for his hair is gray.
Plan, kamuoyunun baskısı altında terk edildi.The plan was given up under the pressure of public opinion.
Plan için hiç alternatifiniz var mı?Do you have any alternatives to the plan?
Sayfanın altındaki notu okuyun.Read the note at the bottom of the page.
Biz bu yeni ürünleri liste fiyatının % 20 altında sunabiliriz.We can offer these new products at 20% below list price.
Bu yiyeceği on derecenin altında tutsan iyi olur.You had better keep this food under ten degrees.
Gary gelecek ay altı yıldır Japonya'da bulunuyor olacak.Gary will have been in Japan for six years next month.
Sanırım mektubun o kitabın altında.I think your letter is under that book.
Galiba mektubun şu kitabın altında.I think your letter is under that book.
18 yaşın altındaki çocuklar içeri alınmazlar.Children under 18 are not admitted.
On sekiz yaşın altındaki insanların alkollü içki satın almamaları gerekiyor.People under eighteen aren't supposed to buy alcoholic drinks.
"Saniyede altı peni" Bob ona hatırlatıyor."Six pence per second," Bob reminds her.
Hemen yola çıkarsan saat altıya kadar varırsın.If you start at once, you'll arrive by six o'clock.
Bugün benim on altıncı doğum günüm.Today is my sixteenth birthday.
Üç yaşın altındaki çocuklar ücretsiz kabul ediliyor.Children under three are admitted free of charge.
Eğer bir şemsiyeniz varsa, onun altında size katılmama izin verin.If you have an umbrella, let me join you under it.
Buraya dün akşam altıda geldik.We arrived here at six yesterday evening.
Altmış yaşındaki teyzem büyük miras aldı.My sixty-year-old aunt inherited the huge estate.
Benim trenim saat altıda terk etti ve onda vardı.My train left at six and arrived at ten.
Babam genellikle altıda eve gelir.My father usually comes home at six.
Ben dün akşam altıda TV izledim.I watched TV at six last night.
Onun altıya kadar burada olmasını rica ettim.I asked him to be here by six.
Önümüzdeki yıl on altı yaşında olacağım.I will be sixteen years old next year.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod