Ana içeriğe geç
Sözlük

alt ile cümle

alt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Ağacın altında uyuyakaldı.He dozed off under the tree.
O, ağacın altında uyuyakaldı.He fell asleep under the tree.
Gemi köprünün altından geçti.The ship passed under the bridge.
Eskiden bardak altlıklarını toplardım.I used to collect coasters.
Sıcaklık artık pek çok gün boyunca sıfırın altında oldu.The temperature has been below zero for many days now.
Tom cibinlik altında uyudu.Tom slept under mosquito netting.
Tom bütün parasını bir kutuya koydu ve onu yatağının altına sakladı.Tom put all his money in a box and hid it under his bed.
Tom otuzun altında olabilir.Tom may be under thirty.
Tom bu soruna bir çözüm bulmak için baskı altında.Tom is under pressure to find a solution to this problem.
Tom elma ağacının altında çimin üzerinde uzanıyor.Tom is lying on the grass under an apple tree.
Tom yatağın altına saklandı.Tom hid under the bed.
Tom parasını yatağının altına sakladı.Tom hid his money under his mattress.
Tom'un altı yaşından beri yürüme sorunu var.Tom has had trouble walking ever since he was six years old.
Tom'un ayakkabılarından birinin altına sakız yapışmıştı.Tom had some gum stuck on the bottom of one of his shoes.
Tom neredeyse her gün altıda kalktı.Tom got up at six almost every day.
Tom bir kayanın altında sürünüyor gibi hissetti.Tom felt like crawling under a rock.
Tom pastayı altı parçaya böldü.Tom cut the pie into six pieces.
Tom silahını paltosunun altında gizledi.Tom concealed his pistol under his coat.
Bugün altıya kadar Tom işinden ayrılamaz.Tom can't leave work today until six o'clock.
Tom pijamaları ile alt kata geldiTom came downstairs in his pajamas.
Tom on altı yaşında tek başına yaşamaya başladı.Tom began living by himself at the age of sixteen.
Tom sadece on altı yaşında olmasına rağmen yirminin üzerinde gibi görünüyor.Even though Tom is only sixteen, he looks like he's over twenty.
Tom, kiraz ağacının altında duran Mary'nin bir fotografını çekti.Tom took a picture of Mary standing under the cherry tree.
Tom bariton saksafon çalar ve Mary alto saksafon çalar.Tom plays the baritone saxophone and Mary plays the alto saxophone.
Tom altı aydır sadece Mary ile flört ediyor.Tom has been going steady with Mary for six months.
Tom Mary'nin onu altedeceğini düşünmüyordu.Tom didn't think that Mary would get the better of him.
Tom Mary'ye geçen altı ay içinde 34,000 dolardan daha fazla verdiğini hesapladı.Tom calculated that he had given Mary over 34,000 dollars in the past six months.
Tom Mary'den altı-otuz'a kadar evde olmasını rica etti.Tom asked Mary to be home by six-thirty.
Tom ve Mary aynı çatı altında yaşıyor.Tom and Mary live under the same roof.
Birçok insan altın aramak için Batı'ya gitti.Many men left for the West in search of gold.
Birçok insan altın aramak için Batıya yola çıktı.Many men set out for the West in search of gold.
Tom altı aydır çalışmıyor.Tom's been out of work for half a year.
Tom, Mary'nin onun büyükbabasının altın saatini çaldığından oldukça emindi.Tom was reasonably certain that Mary had stolen his grandfather's gold watch.
Ben güneşi sevmiyorum, yağmuru ve onun altında dans etmeyi seviyorum.I don't like the sun, I prefer the rain and dance under it.
Bir ödül olarak altın bir saat aldı.He received a golden watch as a prize.
Altına hücûm burada başladı.The gold rush began here.
Saat altıya kadar döneceğim.I'll be back by six.
Tom tabancasını yastığının altına koydu.Tom put his pistol under his pillow.
İşte altın bir sikke.Here's a gold coin.
Hiçbir şey güneşin altında yeni değildir.Nothing is new under the sun.
O, saat altıda onu uyandırmamı istedi.She asked me to wake her up at six.
Biz yalnız bir ağacın altında buluştuk.We met under a lonely tree.
Ben altıda geri döneceğim.I'll be back at six.
Tom altı yaşından beri Boston'da yaşıyor.Tom's been living in Boston since he was six.
Tom cinayet şüphesi altında idi.Tom was under suspicion for murder.
Tom altı ay içerisinde yatırımını üçe katladı.Tom tripled his investment in six months.
Tom Mary'ye John'un gerçekten gerilim altında olduğunu söyledi.Tom told Mary that he thought John was really stressed out.
Tom eski kitaplarını yatağın altına doldurdu.Tom stored his old books under his bed.
Tom saat altıda gitmek için çalar saati kurdu.Tom set the alarm clock to go off 6:00 a.m.
Tom daha sonra ne yapması gerektiğini merak ederek merdivenlerin alt kısmında oturdu.Tom sat at the bottom of the stairs wondering what he should do next.
Tom ısıölçeri kolunun altına koydu.Tom put the thermometer under his arm.
Tom İngilizce filmler izlerken İngilizce altyazıları okumayı sever.Tom likes to read English subtitles while watching movies in English.
Tom Mary'nin paspasın altında bir anahtar bıraktığını biliyordu.Tom knew that Mary kept a key under the doormat.
Tom kolunun altında keman taşıyor.Tom is carrying a violin under his arm.
Tom kendini yatağın altına sakladı.Tom hid himself under the bed.
Tom'un üst dişleri alt dişlerinden daha ilerde.Tom has an overbite.
Tom'un ayakkabısının altında sıkışmış biraz sakız var.Tom got some chewing gum stuck on the bottom of his shoe.
Tom altıdan önce kalkmadı.Tom didn't get up before six.
Tom öfkeyi kontrol altında tutmak için elinden geleni yaptı.Tom did his best to keep temper under control.
Tom su altında yüzerken gözlerinin kapatır.Tom closes his eyes when he swims underwater.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod