alt ile cümle

alt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar altın piyasasını kontrol altına almaya çalıştılar.They tried to take control of the gold market.
Onlar otuz altı düşman uçağı düşürdü.They shot down thirty-six enemy planes.
Sadece otuz altı yaşındaydı.He was just thirty-six years old.
Altı yıl sonra yeniden seçildi.He was re-elected six years later.
Altı milyondan daha fazla oy aldı.He received more than six million votes.
Çok büyük miktarlarda altın almaya başladı.He began buying gold in huge amounts.
O altmışıncı doğum gününü hastanede geçirdi.He spent his sixtieth birthday in the hospital.
O şimdi altmış sekiz yaşındaydı ve hasta bir adamdı.He now was sixty-eight years old and a sick man.
Yakın koruma altında aylarca orada kaldı.He remained there for many months under close guard.
Müttefikler bütün önemli Irak şehirlerini kontrol altına aldı.The allies controlled all major Iraqi cities.
Delegeler, altı kez oy kullandı.The delegates voted six times.
Oylama on altı Mayıs günü gerçekleşti.The vote took place on May sixteenth.
Kongre, konuyla ilgili altmış kez oylandı.The convention voted on the issue sixty times.
Büyük patlamada altı kişi öldü.The huge explosion killed six people.
Altı yüz bin asker öldürüldü veya yaralandı.Six hundred thousand men were killed or wounded.
Birçok Amerikalı altın standartı istedi.Many Americans wanted a gold standard.
Altın alanlarında çok sayıda doktor yoktu.There were not many doctors in the gold fields.
Kabileden yaklaşık altmış adam atlarına binerek çabucak vardılar.About sixty men from the tribe quickly arrived riding horses.
Antlaşma toprak altındaki nükleer denemeleri yasaklamadı.The treaty did not ban nuclear tests under the ground.
Enflasyon kontrol altına alındı​​.Inflation was controlled.
Altmış yeni müze açıldı.Sixty new museums opened.
İspanya Florida'yı kontrol altında tuttu.Spain controlled Florida.
Altın orada keşfedildi.Gold was discovered there.
Altın bulmak kolay değildi.It was not easy to find gold.
Altmış delege seçildi.Sixty delegates were elected.
Birçok yollar ve alanlar sular altında kaldı.Many roads and fields were flooded.
Bazıları kısmen yer altında evler yaptı.Some built houses partly underground.
Altın Kaliforniya'da keşfedildi.Gold had been discovered in California.
1835'te, bir varil un altı dolara mal olurdu.In 1835, a barrel of flour cost six dollars.
Bildiğim kadarıyla, mektubun o kitabın altında.As far as I know, your letter is under that book.
Bir saatte altmış dakika vardır.An hour has sixty minutes.
Okulda altı yıl İngilizce okumama rağmen onu konuşmada iyi değilim.Even though I studied English for 6 years in school, I'm not good at speaking it.
Altı yıl okulda İngilizce eğitimi almama rağmen, çok iyi İngilizce konuşmam.I don't speak English well even though I took it for six years at school.
Altın tüm metallerin en değerlisidir.Gold is the most precious of all metals.
Köpek, masanın altındaki kutudaydı.The dog was in the box under the table.
Şu masanın altında küçük kahverengi bir köpek var.There is a small brown dog under that table.
Sanırım masanın altında su var.I think that there is water under the table.
O bir köpeğe ve altı kediye sahiptir.He has a dog and six cats.
Daima sözlüğünü el altında bulundur.Always have your dictionary close at hand.
O altın kadar iyi.He is as good as gold.
Onlar altın kadar iyi.They are as good as gold.
Geçen hafta konserde altı kişi vardı.There were six people at the concert last week.
Bayan Ana altıncı testi açıklar.Mrs. Ana explains the sixth test.
Onun kafasına bir elma düştüğünde bir ağacın altında dinleniyordu.He was resting under a tree when an apple fell on his head.
Bir ağacın altında okuyan bir kız var.There is a girl reading under a tree.
Büyükbaba doksan altı yaşında olmaktan mutlu değil.Grandpa is not glad to be ninety-six.
Bu, otuz yıl içinde en kuru altı ay oldu.This has been the driest six months in thirty years.
O, ülkeyi altı ay içinde terk ediyor.She's leaving the country in six months.
Ağacın altındaki kız üzgün gözüküyor.The girl under the tree looks sad.
Bu eşya ağırlığınca altın eder!This stuff is worth its weight in gold!
Mülteciler köprünün altında saklandı.Refugees hid under the bridge.
Masanın altından dışarı çık!Come out from under the table!
Kedi sandalyenin üstünde mi yoksa altında mı?Is the cat on or under the chair?
Biri alt katta seni bekliyor.Someone is waiting for you downstairs.
Alt başlıklar kullanmak gereklidir.It is necessary to use subheadings.
Lütfen yarın sabah altıda beni uyandır.Please wake me up at 6 tomorrow morning.
Altın metallerin en değerlisidir.Gold is the most valuable of the metals.
Altıda olduğun baskıyı anladığımı düşünüyorum.I think I understand the pressures you are under.
Su altında nefes alabilmenin hayalini kurardım.I used to dream about being able to breathe underwater.
Başladığımızda, sadece altı çalışanımız vardı.When we started out, we only had six employees.

İlgili Sayfalar