Masanın altındaki bir kedidir.Under the table is a cat.
Ben bu koşullar altında önemli bir baskı gösterdiğimi düşünüyorum.I think I've showed considerable constraint under the circumstances.
Demir altından daha faydalıdır.Iron is more useful than gold.
İnsnlar altın için demirle savaştılar.Men fight with iron for gold.
Bu kadeh altından yapılmış.This goblet is made of gold.
Altı yaşındayken piyano derslerine başladı.She began piano lessons when she was six years old.
Çocuklar altı yaşındayken okula başlarlar.Children begin school when they are six years old.
Onların fiyatı bizimkinin altındadır.Their price is below ours.
Hava sıfırın altında otuz derecedir.It's thirty degrees below zero.
Yakıt seviyesi boşun altında.The fuel level is below empty.
Mary sınıfın alt seviyesindeydi. Şimdi üst seviyesinde.Mary was at the bottom of the class. Now she's at the top.
Mary'nin bikini altı siyahtır.Mary's bikini bottom is black.
1848'de insanlar altın aramak için California'ya geldiler.In 1848, people came to California to dig for gold.
Yumurtalarımı sadece altı pişmiş olarak alacağım.I'll have my eggs sunny side up.
Boş torbaları lavabonun altında tutarız.We keep the empty bags under the sink.
Birçok kişi, altının en güvenli yatırım olduğunu hissediyor.Many people feel that gold is the most secure investment.
O yüzük gerçek altından mı yapılmıştır?Is that ring made of real gold?
İnsanlar eski altınla ne yaparlar?What do people do with old gold?
O niçin masanın altına saklanıyor?Why is he hiding under the table?
Evimizin altındaki böceklerden kurtulmak için bir şirket kiraladık.We hired a company to get rid of the insects under our house.
Telefon görüşmesi altı saat sürdü.The telephone call lasted six hours.
Tom yaklaşık akşam altıda binayı terk etti.Tom left the building at about 6 p.m.
Amerika'da 18 yaşın altındaysanız küçüksünüzdür.In America, you are a minor if you are under 18 years old.
Bir saatte altmış dakika vardır ve bir dakikada altmış saniye vardır.An hour has sixty minutes, and a minute has sixty seconds.
Geçit töreni altı tane bando içeriyordu.The parade included six marching bands.
Tom'un okul günü altı peryoda bölünmüştür.Tom's school day is divided into six periods.
Mahallem yoksulluk tehdidi altında.My neighborhood is threatened by poverty.
Mary'nin alyansı saf altından yapılmıştır.Mary's wedding ring is made of pure gold.
Nehir köprünün altından akar.The river flows under the bridge.
Mary ceketinin altında iki kazak giyiyor.Mary is wearing two sweaters under her coat.
Tom masanın altında saklanıyor.Tom is hiding under the table.
Mikroskop altında, bazı virüsler oldukça güzel görünür.Under a microscope, some viruses appear quite beautiful.
Bazı vahşi kediler komşumun evinin altında yaşarlar.Some wild cats live under my neighbor's house.
Dostluğun değeri altından daha fazladır.The worth of friendship is greater than gold.
O, sokağa çıkma yasağından sonra dışarıda olduğu için göz altına alındı.He was given a detention for being out after curfew.
Baskı altında iyi çalışır mısın?Do you work well under pressure?
Güneşin altında yeni bir şey yok.Nothing new under the sun.
O, işkence acısı altında bile bilgileri açıklamadı.He didn't divulge the information, not even under pain of torture.
Altı ikiyle bölünürse cevap üçtür.Six divided by two is three.
Saat altıda başladık.We started at six.
Trenim saat altıda hareket ediyor, oraya saat onda varıyor.My train leaves at six o'clock and arrives there at ten o'clock.
Çocuk altı yaşında olacak.The child will be six.
Kedi sandalyenin altındadır.The cat is under the chair.
Baskı altında daha iyi çalışırım.I work better under pressure.
O beni kanatlarının altına aldı ve bildiği her şeyi bana öğretti.She took me under her wing and taught me everything she knows.
Gerçekten bu anlaşmayı yazılı olarak kayıt altına almanız gerekir.You really should get this agreement down in writing.
Altın, demirden daha fazla çeker.Gold weighs more than iron.
Bizim bu evimiz sadece yeniden dekore edildi ve altı aylığına burada yaşamadık.This house of ours has just been redecorated, and we haven't lived here for sixth months.
Uyuşturucu etkisi altında bilincini kaybetti.He lost consciousness under the influence of the anesthetic.
O altıda döndü.He returned at six.
O, altıda dönecek.He'll return at six.
Sessizlik altındır.Silence is golden.
Sağlık altından daha değerlidir.Health is worth more than gold.
Saat altı buçukta döneceğim.I'll return at half past six.
Emekli olduğunda dedeme altın bir saat hediye edildi.My grandfather was given a gold watch when he retired.
Kedi masanın altındadır.The cat is under the table.
Kedi masanın altında.The cat is under the table.
Onların yeteri kadar altını yoktu.They did not have enough gold.
Onlar altın ve gümüş ticareti yapmak istiyordu.They wanted to deal in gold and silver.
Onlar altın piyasasını kontrol altına almaya çalıştılar.They tried to take control of the gold market.