altına ile cümle
altına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
145 mahkûm tedavi altına alındı.145 were arbitrarily arrested.
Kasım 2008’den beri banka borcu harcamaları devlet tarafından garanti altına alınmaktadır.Since January 2008, the political parties have been directly funded by the state.
1982 yılında Kültür Bakanlığı tarafından koruma altına alınmıştır.In 1982, it was expropriated by the Ministry of Culture.
Silah altına alınmak isteyenler kısa bir mülakatın ardından tercih ettikleri birliğe alınırdı.It was made for those who wanted a shorter version of the revolver.
Yoğun bakımda tedavi altına alındı ancak bir hafta sonra hayatını kaybetti.Although the doctors predicted recovery, he died a week later.
Ardından Rick, yukarı doğru çıkan ayak seslerini duyar ve yatağının altına saklaır.Confused, she then hears rampant footsteps coming towards her room and hides under the blanket.
Aralık 1944'te Budapeşte Sovyet güçleri tarafından kuşatma altına alındı.By December 1944, Budapest was under siege by Soviet forces.
Bu olayın etkisinden ve anavatanının işgal altına girmesinin yarattığı üzüntüden asla kurtulamadı.He never stops marveling at what is being born under his hand.
İzlanda ve Grönland kendi istekleriyle egemenliği altına girdi.Iceland and Switzerland have withdrawn their respective applications.
Satın alınmış olan gayrimenkuller satılmaya çalışıldı ancak değerinin çok altına bile satılamadı.The remaining stock had been greatly reduced to sell but was not sold at the auction sale.
Sadece toplantı kararları kayıt altına alındı.Ensure all votes in the Assembly is recorded.
Böylece kişi söz konusu devletin koruması altına girer.These include the responsibility to protect the citizens of the state.
Buna uygun olarak Thuringinleri ve Burgundililer'leri tekrar egemenlikleri altina aldilar.Instead, they are overpowered by the men and Boner attacks Bubbles again outside.
Ticari amaçlı balina avının kontrol altına alınması.Who controls the beer controls commerce.
Altına artı şeklinde çubuklar geçirilmiş iğe ise kirmen denir.As they mature become vermicular in shape and are known as sporokinetes.
1914 yılında tamamiyle Suudiler'in kontrolü altına geçmiştir.By 1914, almost the entire continent was under European control.
Bir Bayrak Altına (-M.Under One Flag.
İlk İngiliz hattı saat 11:00'den itibaren Kumkale gerisinden açılan obüs ateşi altına girdiler.The battle began early in the afternoon when the British 3-pounder gun opened fire.
Viral enfeksiyonun kontrol altına alınması ya da yok edilmesi amacıyla kullanılırlar.Antivirals to control or eliminate the viral infection have not been developed.
Tarihi cami koruma altına alınmıştır.The Shift key is being pressed.
Bunun ötesinde Anadolu'nun bir kısmı, Mısır ve Arabistan'ı da kontrolü altına almayı başarmıştır.At times the Levant, much of Anatolia and parts of Egypt and Arabia were under its control.
Bununla birlikte, Likavka yönetimi altına alındığı için büyümesi kesildi.However, she will grow up in the human world because their kingdom got destroyed.
Kısa bir süre sonra Kütahya işgal altına düşmüştür.He is presumably inducted into the cult soon after.
Aynı dönemde yazar Multatuli'nin etkisi altına girdi.At this time she also came under the influence of the non-conformist writer Multatuli.
Olay tanıkları da kayıt altına alınabilmektedir.Witnesses to events can be recorded, along with their roles.
Polonyalılar sonunda bağımsızlıklarının tamamen tehdit altına gireceğinden korkuyorlardı.Eventually, revolutionaries began demanding total independence.
Anchor Bay filmin dağıtım haklarını güvence altına aldı.In April 2009, Anchor Bay Films acquired the distribution rights to the movie.
Bölge koruma altına alınmış ve fotokapanlarla izlenilmektedir.This is owned by the department of lands and used by photographers.
Din özgürlüğü, Pakistan Anayasası tarafından garanti altına alınmıştır.Freedom of religion is guaranteed by article 11 of the Constitution of Turkmenistan.
Bu bilgiler kayıt altına alınırdı.These broadcasts were recorded.
Sonucunda doğada yaşan birçok fil öldürülmüş ya da esâret altına alınmıştır.As a result, many elephants have been removed from the wild or directly killed.
Geçmişi gör bölümünde makale üzerinde yapılan her türlü değişiklik kayıt altına alınmaktadır.Headings records of which some modification in the scope note has been offered.
Kasada Brian kazayla altına kaçırır ve bunun üzerine Stewie'nin masum olduğu anlaşılır.In the checkout line, Brian urinates once again, revealing that Stewie is innocent.
Telefon altına kaydırılan tam bir QWERTY klavyeye sahiptir.It features a full QWERTY keyboard that slides out from under the phone.
Bu evlilik Theodosius Hanedanı ile olan bağını güvence altına alacaktı.Their marriage secured the connection of Maximus to the Theodosian dynasty.
Giydiği şortları unutamıyorum, dizinin altına kadar gelen.He is never seen without his sunglasses, which he wears perched on his head.
Kubbenin üstü kiremit örtülü çatı altına alınmıştır.The mine is found under the upper cuticle of the leaves.
Altın Bölgesi'ndeki ulaşım, bu Altına Hücum dönemi sayesinde hızla büyüdü.The transportation in Gold Country grew rapidly due to the Gold Rush.
Yangın kontrol altına alınamadı ve saat 14:00'de geminin tahliyesi için emir verildi.The wounded were placed in rafts and at 14:50, the order to abandon ship was given.
İnsan dönüp cevap verirse Azmıç'ın buyruğu altına girer.When the game was over, someone would call back and switch the signal back to the terrestrial feed.
Ayrıca, yapay evrilmiş RNA'lar da fRNA teriminin altına girebilirler.Additionally artificially evolved RNAs also fall under the fRNA umbrella term.
Sesli harfler, altına ya da yanına konulan işaretler ile gösterilir.They are written above, below, or beside the note to which they are attached.
Her zaman hazır cevaptır ve hiçbir sözün altına kalmaz.He never has a harsh word to say and is never involved in even an argument.
Ardından Umbar'lar da kontrol altına alındı.The Siamese were then put in charge.
Birçok planlama bölümü, ulaşım bölümünün kontrolü altına girdi.A lot of the planning departments became subordinated to the transportation department.
Onların fikirlerini kayıt altına alın.Get them on record.
Şuna benziyor: suyun üzerinde yüzen şamandıralar, 90 cm üstüne ve 90cm de altına uzanıyorlar.It looks like this: buoys that float on the water, project three foot up, three foot down.
Merdivenin üstünden altına doğru "damlayan" aslında sömürü.Abuse trickles down from the top of the ladder to the bottom.
Henüz küçük bir kızken, Büyükbabam beni alır ve kavurucu yaz sıcağında güneşin altına oturturdu.When I was a little girl, my grandfather took me to sit outside in the sun on a hot summer day.
Mülk sahiplerinin hakları daha fazla güvence altına alındı.They have increased the security of proprietors.
Ayrıca uzun vadeli arazi kira sözleşmeleri güvence altına alındı.And they have increased the security with long-term land leases.
Ses dosyasını e-postanın altına ekliyorlar kontrol etmek için yeniden dinleyebilesiniz diye.So they attach the audio file at the bottom of the email so you can listen to double-check.
Küllerini güllerin altına dökmeden onun son sözlerini okuayacaktır.Dear friends, it was Herbie's wish to read his epilogue before we spread the ashes around the roses.
Biraz param var, bu parayı evin altına gömdüm. Ancak onlara bundan söz etmedim.I have got all this money, I've put it under the house, but I have not told them about it.
Kocan parayı evin altına sakladı.Your husband has left money under the house.'
Şimdi bir ikinci örnek yapalım ilkinin hemen altına.Let me do another example.
Yani insanlar kollarını sıvayıp, ellerini taşın altına koyuyorlar.So, people are getting their hands dirty. They are rolling up their sleeves.
Daha basit bir dille, sansür ve kullanıcıların takip altına alınması.In plain English, that means censorship and surveillance of their users.
Yakaladıklarımızın %90'ı sünger ve denizin altına sabitlenen diğer canlılardı.And 90 percent of our catch were sponges, other animals that are fixed on the bottom.
Kapının altına elini koydun mu, koymadın mı?You put your hand in under the door, didn't you?
İlgili Sayfalar