altın ile cümle

altın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom büyükbabasının ona verdiği altın sikkeleri arka bahçesine gömdü.Tom buried the gold coins his grandfather had given him in his backyard.
Sanırım Tom hala otuz yaşın altında.I think Tom is still under thirty.
Kendimi oldukça tehdit altında hissettim.I felt quite threatened.
Lazer taramaları, orman altında saklanan eski bir Maya şehrini ortaya çıkardı.Laser scans have revealed an ancient Mayan city hidden under the jungle.
Sami, Leyla'nın kontrolü altındaydı.Sami was under Layla's control.
Masanın altında bir sandık var.There is a crate under the table.
İyi sağlık, altından daha değerlidir.Good health is more valuable than gold.
Sami ve Leyla, kızlarının altıncı doğum gününü kutladı.Sami and Layla celebrated their daughter's sixth birthday.
Mikroplar sadece mikroskop altında görülebilir.Germs are visible only under the microscope.
Bir çift rastlantı sonucu Kaliforniya'da 1400 tane altın sikke buldu.A couple accidentally discovered a treasure of 1400 gold coins in California.
Europa'nın yüzey altında sıvı suya sahip olduğu düşünülmektedir.Europa is thought to have subsurface liquid water.
Sami yastığının altında bir tabanca ile uyuyordu.Sami slept with a pistol under his pillow.
San Marco Meydanı sular altında.St. Mark’s Square is flooded.
Sami, Leyla'nın kızını kanadı altına aldı.Sami took Layla's daughter under his wing.
Yaşamın risk altında.Your life is in jeopardy.
O bir altın madeninin üzerinde oturuyor.She's sitting on a gold mine.
Tom yatağın altındaydı.Tom was under the bed.
Sami bir şüphe bulutu altında yaşıyor.Sami lives under a cloud of suspicion.
Sami, kaputun altındaki herhangi bir sorunu çözebilir.Sami can fix any problem under the hood.
Sami'nin sağ gözünün altında bir çürük vardı.Sami had a bruise under his right eye.
Tom bir altın arayıcısıdır.Tom is a gold prospector.
Sami sürekli baskı altındaydı.Sami was under constant pressure.
Sami yatağının altında bir av tüfeği tutuyordu.Sami kept a shotgun under his bed.
Sami her şeyi kontrol altına almaya başladı.Sami started taking control of everything.
Sami yerin altı feet altındaydı.Sami was six feet under the ground.
Sami ve Leyla'nın hepsi on iki yaş altında olan altı çocuğu vardı.Sami and Layla had six children all under the age of twelve.
Tom masanın altına süründü.Tom crawled under the table.
Kedi yatağın altında.The cat is under the bed.
Kedi kanepenin altında.The cat is under the sofa.
Tom ve Mary yıldızların altında uyudular.Tom and Mary slept under the stars.
Sami yatağının altında bir saç tokası buldu.Sami found a bobby pin under his bed.
Sami yatağının altında bir tel toka buldu.Sami found a bobby pin under his bed.
Kanepenin altına bakmadım.I didn't look under the couch.
Ben her zaman hız sınırının altında sürerim.I always drive below the speed limit.
Tom Noel ağacının altına hediyeler koydu.Tom put some presents under the Christmas tree.
Tom'un tırnaklarının altında kir vardı.Tom had dirt underneath his fingernails.
Tom hayatı boyunca beklenenin altında kaldı.Tom has been an underachiever all his life.
Terliklerim yatağımın altında.My slippers are under my bed.
Tom yatağın altında, değil mi?Tom is under the bed, isn't he?
Tom, altın paraları kimsenin bulamayacağını düşündüğü yerde sakladı.Tom hid the gold coins where he thought no one would find them.
Hepsi Tom'un başının altından çıkıyor.It's all Tom's doing.
Tom, Mary'nin kolyesini kanepenin altında buldu.Tom found Mary's necklace under the sofa.
Köpeğim yatağımın altında uyur.My dog sleeps under my bed.
Tom yatağın altında saklanıyor, değil mi?Tom is hiding under the bed, isn't he?
Kanatlarımın altında olduğun sürece benim kurallarıma göre yaşayacaksın.As long as you live under my roof, you're going to live by my rules.
Bu çatı altında olduğun sürece benim kurallarımla yaşayacaksın.As long as you live under my roof, you're going to live by my rules.
Sarımsaklar altın sarısıyken, balıkları ekleyin.When the garlic is golden, add the fish.
Tom örtünün altına saklandı.Tom hid under the covers.
Sami'nin okuldaki devamsızlığının altıncı günüydü.Sami was missing a sixth day of school.
Altın dokunuşu vardı!He had the golden touch!
Akşam yemeğinde masa altından ayaklarınızla oynaşıyor muydunuz?Were you playing footsie with each other at dinner?
Karım için altın bir bilezik almak niyetindeyim.I intend to buy a gold bracelet for my wife.
Karıma bir altın bilezik satın almayı tasarlıyorum.I intend to buy a gold bracelet for my wife.
Tom'un ayakkabıları yatağının altında.Tom's shoes are under his bed.
Şemsiyenin altına ben de girivereyim.Let me under your umbrella.
Hayır, burada hepimiz stres altındayız.No, all of us here are under stress.
Almayayım ayağımın altına.Don't make me get the belt.
Tom aba altından sopa gösterdi.Tom made a veiled threat.
Bir ağacın altına sığındım.I took shelter under a tree.
Gök gürültülü havada ağaç altında durma.Don't stand under a tree in a lightning storm.
İlgili Sayfalar