altın ile cümle

altın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Nehir, kıyılarını sular altında bıraktı.The river flooded its banks.
Çoraplarınızı kanepenin altında bırakmayın.Don't leave your socks under the couch.
Bir cenaze töreni için neden altın renkli pantolon giyiyorsun?Why are wearing gold pants to a funeral?
Tom kediyle yatağın altına saklandı.Tom hid under the bed with the cat.
Tom'un onun kolunun altında bir şeyi var.Tom has something under his arm.
Şimdi tüm kahramanlar yerin altında yatıyor.Now all heros lie under the earth.
Güneş'in altında yeni bir şey yok.There's nothing new under the sun.
Saldırı altındayız millet!We're under attack, guys!
Tom ağacın altında uyudu.Tom fell asleep under the tree.
O şu an gözetim altında.She's on probation for the moment.
Bu gece yastığımın altındaki mektubunla yatacağım.I shall sleep with your letter under my pillow tonight.
Ne yaptığımı biliyorum. Tamamen kontrol altındayım.I know what I'm doing. I'm totally in control.
O koşullar altında nasıl çalışmak istersiniz?How would you like to work under those conditions?
Elbise, ağırlığınca altına değerdi.The dress was worth its weight of gold.
Her şeyin altında bir bit yeniği aramamalısın.You shouldn't take anything for granted.
Senin bu şartlar altında nasıl çalışabileceğini bilmiyorum.I don't know how you can work under these conditions.
Fadıl'ın cesedi köprünün altında yüzeye çıktı.Fadil's body surfaced under the bridge.
Fadıl, Leyla'nın evinden altın figürinler ve sikkeler çaldı.Fadil stole some gold figurines and coins from Layla's house.
Leyla tamamen Fadıl'ın kontrolü altındaydı.Layla was completely under Fadil's control.
Fadıl, Leyla'nın altıncı kocası.Fadil is Layla's sixth husband.
"Köpek masanın altında mıydı?" "Evet.""Was the dog under the table?" "Yes."
Fadıl ve Leyla aynı çatı altında yaşıyorlardı.Fadil and Layla were living under the same roof.
Senin 18 yaşın altında olduğunu biliyorum.I know that you're under 18.
Tom şu anda üç yıldır hapis cezası altında bulunuyor.Tom is currently serving three years in prison.
Tom yemin altında yalan söyledi.Tom lied under oath.
Birlikte yıldızların altında uyudular.They slept together under the stars.
Bunu masanın altında buldum.I found this under the table.
Sami yastığının altında bir silahla uyudu.Sami slept with a gun under his pillow.
Sami gözetim altına alındı.Sami was placed on probation.
Büyük Bunalım, gangsterlerin altın çağındaydı.The Great Depression was the golden age of gangsters.
Tom yastığının altında bıçakla yatıyor.Tom sleeps with a knife under his pillow.
Ayak altında dolaşmamaya çalışıyorum.I'm trying not to get in anybody's way.
Tom bıçağını yatağın altına sakladı.Tom hid his knife under the mattress.
Ayak altında dolaşmak istemiyorum.I don't want to get in anybody's way.
Tom'un yatağın altında bulduğu şeye bak.Look what Tom found under the bed.
Oldukça stres altındayım.I'm under considerable stress.
Çok stres altındayım.I'm under a lot of stress.
Bu Mars kolonisinin hastanesi yer altındadır.The hospital for this Mars colony is underground.
Tom, Mary'nin elini masanın altında tuttu.Tom held Mary's hand under the table.
Polis bölgeyi kordon altına aldı.Police cordoned off the area.
Bu yüzük saf altın mı yapılmış?Is this ring made of pure gold?
Köpek masanın altında.The dog is under the table.
Bu organizma, suyun donma noktasının çok altındaki sıcaklıklarda hayatta kalabilir.This organism can survive at temperatures well below the freezing point of water.
Leyla'nın evi polis tarafından gözetim altına alındı.Layla's home was placed under surveillance by the police.
Piyano akortçusu, piyanonun klavyesinin altında gizlenmiş bir altın para zulası keşfetti.The piano tuner discovered a hoard of gold coins hidden under the piano's keyboard.
Ben büyük bir ağacın altında dinlendim.Please take a look at this.
Yatağın altında bir hamamböceği var!There's a cockroach under the bed!
Kertenkele kayanın altından kaçtı.The lizard escaped from under the rock.
Sandalyenin altında hiçbir şey yok.There's nothing under the chair.
Köpeğim battaniyelerin altında saklanmayı sever.My dog likes burrowing under blankets.
Kale kuşatma altındadır.The castle is under siege.
Kale kuşatma altında.The fortress is under siege.
Akrotiri, volkanik kül altına gömülmüş bir Bronz çağı yerleşimidir.Akrotiri is a Bronze age settlement that was buried under volcanic ash.
Çantanı önündeki koltuğun altına koy.Put your bag under the seat in front of you.
Tom baskı altında olduğunu itiraf ediyor.Tom admits he's under pressure.
Kolunun altında ne var?What's that under your arm?
Kolunun altındaki nedir?What's that under your arm?
Dil becerilerim ortalamanın altındadır.My language skills are subpar.
Alanı güvenlik altına al.Secure the area.
Tom tasarruflarını döşeğinin altında tutar.Tom keeps his savings under his mattress.
İlgili Sayfalar